Decrepit türkçesi Decrepit nedir

Decrepit ingilizcede ne demek, Decrepit nerede nasıl kullanılır?

Decrepitate : Çatır çatır kavurmak. Ateşe maruz bırakıldığı zaman çatırdamak. Ateşte çatırdatmak.

Decrepitation : Isınma nedeniyle çatlama veya dağılma. Tuz gibi maddelere yapılan kavurma işlemi. Parçalanma. İçindeki suyun genişlemesi nedeniyle ısıtılan kristallerin kırılması. Kristal çatlaması.

Decrepitly : Kırılgan bir şekilde. Zayıf düşmüş bir şekilde. Çökmüş bir şekilde. Kuvvetsizce. Zayıfça. Eskimiş halde.

Decrepitude : Düşkünlük. Dermansızlık. İhtiyarlık. Köhnelik.

Decrease : Eksilme. Azalma. Düşüş göstermek. Eksiltmek. Küçülmek. Düşüş. Azalmak. Eksilmek. Azaltmak. İnişe geçmek.

Decrease in value : Değerin azalması. Değerini kaybetmek. Değerde düşme. Değerde düşüş. Değer kaybetmek. Kıymette düşüş. Değer kaybı. Değerde azalma.

Decrease in supply : Belirli bir fiyat düzeyinde faktör fiyatlarındaki artış, faktör verimliliğindeki düşüş, üretici sayısındaki düşüş, hükümetin sübvansiyonları düşürmesi veya vergileri artırması gibi nedenlere bağlı olarak sunum eğrisinin sola kayması. krş. sunum kayması. Arzın azalması. Sola sunum kayması. Arz düşüşü.

 

Decrease font size : Yazıtipi boyutunu küçült. Yazıtipi boyutunu azalt.

Decrease decimal : Ondalık azalt.

Decrease in unemployment : Çalışmayan insanlar oranında düşüş. İşsizlikte azalma. Çalışan insan sayısının yükselmesi.

İngilizce Decrepit Türkçe anlamı, Decrepit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Decrepit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exhausted : Komalık. İflahı kesilmiş. Bitap. Bitkin. Bitmiş. Bezgin. Turşu gibi. Ölgün. Harap. Çok yorgun.

Ruinous : İflas ettirici. Yıkık. Yıkkın. Viran. Çok zarar veren. İflasa götüren. Harap. Yıkıcı. Mahvedici.

Burnt out : Tükenmiş.

Incurable : Onulmaz. İyi olmaz. Tedavisi olmayan. Şifasız. Tedavi edilemez kimse. Devasız. Tedavisi imkansız. Çaresiz. Tedavi edilemez.

Moss grown : Modası geçmiş. Yosun kaplı. Yosunla örtülmüş.

Badly torn : Ayrılmış. Parçalanmış. Yırtılmış. Aşınmış.

Geezer : İhtiyar. Bunak.

Ratty : Huysuz. Pasaklı. Sıçanların istilasına uğramış. Harap. Fare gibi. Asabi. Fareli. Kızgın. Rüküş.

Fretted : Endişeli. Aşınmış. Telli çalgılarda perde boğumu. Canı sıkkın. Perdeli. Süsleyici modeller ile dekore edilmiş. Perde demiri bulunan telli çalgı türü. Tedirgin.

Crusted : Aşırı. Antika. Kabuklu. Tortulu. Kabukla kaplanmış. Koyu.

Decrepit synonyms : obsolete, decadent, geezers, atonic, clapped out, worn, peakier, eroded, weak, peakiest, cut and dried, effete, far gone, decadents, crooked, ci devant, corniest, threadbare, groggiest, anile, baggage, archaeo, deficient, frail, adynamic, groggier, archaic, drooping, baggages, shagged, rattiest, rickety, atonics.

 

Decrepit zıt anlamlı kelimeler, Decrepit kelime anlamı

New : Görülmemiş. Acemi. Gıcır. Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Keşfedilmemiş. Taze. Turfanda. Yeni olarak. Değişik. Yeni.

Robust : Sıhhatli. Gürbüz. Güçlü. Dinç. Dirençli. Turp gibi. Kuvvetli. Zorlu. Çetin. Zinde.

Decrepit ingilizce tanımı, definition of Decrepit

Decrepit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Feeble. Wasted and enfeebled by the infirmities of old age. Broken down with age. Worn out.