Dedektif nedir, Dedektif ne demek

Dedektif; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Suç sayılan bir işi veya bu işi yapanı ortaya çıkarmakla görevli kimse, hafiye, polis hafiyesi

"Dedektif" ile ilgili cümle örnekleri

  • "En usta dedektifleri bile şaşkına çevirecek kadar dolaşık ve karışık bir olaydı." - Y. K. Karaosmanoğlu

Dedektif hakkında bilgiler

Dedektif, suçları soruşturmak ve suçluları yakalamakla görevli polislere denir. Bazı ülkelerde devlet görevlisi olmayan özel dedektifler de vardır. Öykülerde ve romanlardaki dedektifler genellikle bu türden özel görevlilerdir.

Dedektif, bulundukları ülkenin, yasaları el verdiği ölçüde, kendilerinden talep edilen konular hakkında araştırmalar yapan ve buldukları verileri, raporlar halinde ilgili kişilere sunan, profesyonel araştırmacılardır. Bu kişiler resmi olmadıkları için özel dedektif diye anılırlar.

Dedektif becerikli ve sabırlı olmalıdır, çünkü soruşturduğu konuda yalnızca bir ipucu bulmak için bile aylarca çalışmak zorunda kalabilir. Günümüzde kanıtlar bulmada bilimsel yöntemler büyük kolaylık sağlar, ama dedektif gene de büyük ölçüde soru sorma yöntemiyle çalışırlar.

Güvenilebilir bir ortak olarak nitelendirilen dedektifler, resmi kurumlara bağlı olmadan kişinin gayrı resmi işlerinden haberdar olup suç teşkil edilmedikçe olayları 3. kişilerle paylaşmaz, bu nedenle özel dedektifler halk tarafından talep gören bir meslek haline gelmiştir, öyle ki araştırmaların çoğunda taleplerin kanuni olması ve özel mülk haklarına saygı gösterilmesi ile temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilmemesi özel dedektiflerin ilkesi olduğu söylenmektedir. Bu nedenle kolluk kuvvetlerinin ihtimalleri aratırmadığı göz önünde bulundurulması söz konusuyken olayları aydınlatmada tüm veriyi inceleyen özel dedektifler sonuca daha kolay ulaşabilirler.

 

Dedektif ile ilgili Cümleler

  • Ali özel bir dedektif kiralamaya karar verdi.
  • Dedektif adamın suçuyla ilgili kesin kanıtı buldu.
  • Dedektif gizemi çözmeyi başardı.
  • Dedektif meseleyi derhal incelemek için söz verdi.
  • Polis dedektifi kanlı bir bıçak buldu.
  • Adli tıp uzmanları ve cinayet masası dedektifleri, güvenlik çemberine alınmış yerde ve çevresinde çalışmalarını sürdürdüler.
  • Ali iyi bir dedektiftir.
  • O deneyimli bir dedektif.
  • Dedektif Dan Anderson daha fazla sorgulama için Tuğba'yı karakola götürdü.
  • Dedektif hikayeleri eğlendirici.
  • Ben sadece dedektif hikayeleri okurum.
  • Dedektif Dan Anderson ve takımı, parkta daha kapsamlı bir araştırma yaptı.
  • Dedektif Dan Anderson bir tazı gibi iz üzerinde kaldı.
  • Polis dedektifi Tom'un hikayesine inanmadı.
 

Dedektif anlamı, tanımı:

Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.

Polis : Bu kuruluşta yer alan görevli, kollukçu. Şehirde kamu düzenini, huzur ve güvenliği sağlayan kuruluş, kolluk, zabıta.

Dede : Torunu olan erkek, büyükbaba, büyükpeder. Büyükbabadan başlayarak geriye doğru atalardan her biri. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü. Mevlevi tarikatında çile doldurmuş olan dervişlere verilen unvan.

Dedektiflik : Dedektif olma durumu.

Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

Çıkarmak : Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sunmak. Sağlamak, elde etmek. Söylemek. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. Göstermek. Gidermek. Yapmak, üretmek. Boşaltmak. Yayımlamak. Bulmak, ortaya koymak. Sonunu getirmek. Yollamak, göndermek. Resim yapmak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Hatırlamak. Fotoğraf çektirmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Hafiye : Dedektif.

Soruşturmak : Öğrenilmek istenilen şeyi birçok kişiye inceden inceye sormak, araştırmak.

Suçlu : Suç işlemiş, suçu olan (kimse), kabahatli, mücrim.

Yakalamak : Bir kimseyi veya bir şeyi elle tutmak. Arayarak veya rastlantı sonucu bulup bağlantı kurmak. Bir kimseyi hoşa gitmeyecek bir durumda bulmak, bir kimsenin suçu ortaya çıkmak. Kaçan kimseyi ele geçirmek, derdest etmek. Birdenbire etkisi altına almak. Bir kimsenin gitmesini engellemek, durdurmak. Söz, bakış veya işareti fark etmek. Aynı düzeye gelmek. Tutturmak. Avlamak, tuzakla ele geçirmek.

Dedektif oyunu : Suçlunun ortaya çıkarılmasına dayanan oyun türü; karanlık bir olayı ele alıp gerekçe-sonuç zincirlemesi ve mantık düzeni ile çeşitli insanları kuşku altında bıraktıktan sonra en beklenmedik sonuca varan oyun çeşidi.

Diğer dillerde Dedektif anlamı nedir?

İngilizce'de Dedektif ne demek? : adj. detective, pertaining to detectives, investigative

n. investigator, detective, dick (Slang); spotter, bloodhound, ferret

Fransızca'da Dedektif : détective [le]

Almanca'da Dedektif : Kriminalbeamte(r), Spürhund

Rusça'da Dedektif : n. детектив (M)