Defying türkçesi Defying nedir
- Meydan okumak.
- Meydan okuma.
- Kışkırtmak.
- Karşılaşmaya davet etmek.
- Alnını karışlamak.
- Karşı gelmek.
- Küçümsemek.
- Gücünü aşmak.
Defying ingilizcede ne demek, Defying nerede nasıl kullanılır?
Defyingly : Direnç göstererek. Karşı koyarak. Otoriteye meydan okuyan bir şekilde.
Defy curfew : Sokağa çıkma yasasına uymamak. Sokağa çıkma yasasına karşı gelmek. Emirlere karşı gelmek.
Defy description : Tanımı mümkün olmamak. Tanımlayamamak. Anlatması veya betimlemesi (çok) zor olmak. Tarif edilememek.
Defy translation : Tercümesi mümkün olmamak. Çevirisini yapamamak.
Defy : Baş kaldırmak. Dikelmek. Karşı gelmek. Kışkırtmak. Başkaldırmak. Alnını karışlamak. Karşı koymak. Küçümsemek. Dayanmak. Meydan okumak.
Defaced : Görünüşünü bozmak. Çirkinleştirmek. Bozmak. Bozmuş. Okunmaz hale getirmek. Bozulmuş. Tahrif etmek.
Defaces : Bir şeyin yüzeyine zarar vermek. Zarar vermek (bir şeyin yüzeyine). Okunmaz hale getirmek. Bozmak. Görünüşünü bozmak. Çirkinleştirmek. Tahrif etmek. Bir belgeyi tahrif etmek. Silmek.
Defacement : Tahrif. Kazıntı. Silinti. Silme. İçerik bozma. Bozma.
Defacer : Bir şeyin yüzeyini bozan veya çirkinleştiren kimse. Barbar. (görünüşünü) bozan. Yıkıcı. Görünüşü bozan. Zarar veren. Zarar veren kimse.
Defacers : Bir şeyin yüzeyini bozan veya çirkinleştiren kimse. Yıkıcı. (görünüşünü) bozan. Zarar veren. Zarar veren kimse. Barbar. Görünüşü bozan.
İngilizce Defying Türkçe anlamı, Defying eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Defying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Beards : Püskül. Sakalından tutmak. Sakal. Kılçık. Homoseksüel bir erkeğin cinsel tercihini saklamak amacıyla topluma romantik bir ilişki yaşıyormuş gibi gösterdiği kız. Başak dikeni. Eşcinsel bir erkeğe onun öyle olmadığı izlenimini vermek için eşlik eden kadın.
Argue : -e alamet olmak. Atışmak. Becelleşmek. -e belirti olmak. Belli etmek. Görüşmek. Kandırmak. Münakaşa etmek. İleri sürmek. Savunmak.
Abets : Tahrik etmek. Özendirmek (suç). Yardımda bulunmak. Yoldan çıkarmak. Suça katılmak. Cesaret vermek. Suç ortaklığı yapmak. Yardım etmek. Yardakçılık etmek.
Antagonizes : Aleyhine çevirmek. Kızdırmak. Düşman etmek. Karşı çıkmak.
Braved : Yiğit. Kızılderili savaşçı. Bahadır. Cesur. Göğüs germek. Cesaretle karşı koymak. Cesaretle karşılamak. Cesaret göstermek. Görkemli.
Condescends : Sözde alçakgönüllülük göstermek. Tenezzül. Tenezzül etmek. Düşmek. Küçümseme ile davranmak. Lütfetmek.
Brave : Kızılderili savaşçılar. Görkemli. Cesaretle karşı koymak. Kızılderili savaşçı. Yiğit. Kahraman. Cesaretle karşılamak. Göğüs germek. Cesur.
Buck : Antilop, tavşan, geyik gibi bazı hayvanların yetişkin erkeklerine verilen ad. atlarda yukarıya doğru sıçrama. İtaatsizlik etmek. Erkek kızılderili. Canlandırmak. Sıçrayıp binicisini düşürmek. Papel. İtiraz etmek. Bak.
Bridles : Yular. Başını hafifçe kaldırarak öfkesini veya beğenmediğini belli etmek. Ata başlık takmak. Başkaldırmak. Zaptetmek. Gemileri iskele, rıhtım veya şamandıraya bağlamaya yarayan kalın halat. trol ağlarında maçaları kapılara, kapıları da kanatlara bağlayan üç burgata uzunluğundaki sentetik veya bitkisel halat. Dizgin. Üçlük. Gem.
Beard : Püskül. Kılçık. Eşcinsel bir erkeğe onun öyle olmadığı izlenimini vermek için eşlik eden kadın. Başak dikeni. Homoseksüel bir erkeğin cinsel tercihini saklamak amacıyla topluma romantik bir ilişki yaşıyormuş gibi gösterdiği kız. Sakalından tutmak. Sakal.
Defying synonyms : aggravate, bridling, confrontations, specify, agitate, belittle, be too much for, contravene, defiances, dared, condescend, fix, bravadoes, contravenes, bravados, defies, tarting, contemns, bravado, aggravates, antagonise, bridle, contempt, dares, antagonises, throw down the gauntlet, delimitate, agitates, abet, contemned, abetted, set, antagonised.
Defying zıt anlamlı kelimeler, Defying kelime anlamı
Hide : Derisini yüzmek. Gizlenmek. Saklamak. Yaşırmak. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Saklı tutmak. Ortaçağ arazi ölçü birimi. Gizlemek. Deri. Herhangi bir hayvanın işlenmiş ya da işlenmemiş olan derisi.
Nascent : Yeni oluşan. Doğan. Vücuda gelmiş. Açığa çıkan. Yeni doğmuş. Başlangıç. Oluşmaya başlayan. Olgunlaşmamış. Gelişmeye başlayan. Nasent.

Bu kısımda Defying kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Defying ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Defying anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Defying ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.