Demet nedir, Demet ne demek

Demet; kökeni rumca dilinden gelmektedir.

  • Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam.
  • Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu.
  • Bitki ya da çiçek destesi.
  • Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu
  • Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.

"Demet" ile ilgili cümle

  • "Öyle fukara çocuklara rastlıyorduk ki bize demet demet kır çiçekleri hediye ediyorlardı." - Y. K. Karaosmanoğlu
  • "Çiçeklikten bir demet maydanoz yolup geldi, sofradaki barbunya pilakisinin üstüne doğradı." - İ. Aral

Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:

Belli bir doğrultuda giden, ışından daha kalın tanecikler topluluğu.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Koşut doğrultuda yayılan ışın kümesi.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Üç adımda tamamlanan karakteristik bir yürüyüş; yarı parmakucu ve bükülmüş dizle yapılır. Çeşitli biçimleri vardır.

«Bourée» eski bir Fransız dansının adıdır.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Bir türetik katmanlı uzay üzerindeki türetilebilir işlevlerin yerel davranışlarını belirleyen, cebirsel ve ilingesel yapılı lif demeti.

Nükleer Enerji alanındaki anlamı:

 

Elektromagnetik ışınımın veya parçacıkların tek yönlü ya da yaklaşık olarak tek yönlü akışı.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: bürçük]

[Bakınız: bağlam]

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Belirli bir yönde yol alan ışınım; özellikle ışın demeti ya da elektron demeti.

Diğer sözlük anlamları:

Biçilmiş ekin destesi

Demet isminin anlamı, Demet ne demek:

Kız ismi olarak; Bitki veya çiçek destesi. Bağlanarak oluşturulmuş deste.

Bilimsel terim anlamı:

Kesim sıraları bozulmadan bir araya bağlanmış kaplama yaprakları.

fizik: Bir ışık kaynağından çıkarak aynı doğrultuya giden ışınların oluşturduğu küme.

İngilizce'de Demet ne demek? Demet ingilizcesi nedir?:

beam, pas de bourée, sheaf, pencil

Fransızca'da Demet ne demek?:

faisceau, fasciculus, gerbe

Osmanlıca Demet ne demek? Demet Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

demet, huzme, hüzme demet

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Mardin ilinde, Kızıltepe ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Demet hakkında bilgiler

Demet - 'Bağlanarak hazırlanan deste' ya da 'sapları bir araya getirilerek bağlanan bitki ya da çiçek. Aynı zamanda bir kadın ismi.

Demet ile ilgili Cümleler

  • Kız arkadaşıma bir demet çiçek vereceğim.
  • Penceremden parlayan bir ışık demeti ile uyandırıldım.
  • Bir erkeğin elinde bir demet çiçek varsa, bu onun botanik çalışmayacağı, fakat anatomi çalışacağı anlamına gelir.
  • Tom, beyaz süs çiçek demetini Mary'nin elbisesine iğneyle tutturdu.
  • "Ne tür bir buket istersiniz?" "Ben bir demet gül istiyorum!"
  • Bana bir demete mal oldu.
  • Ali silahını garajdaki bir demet yağlı paçavranın altına sakladı.
 

Demet tanımı, anlamı:

Deste : Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri. Aynı cinsten onluk bir küme. Elli iki karttan oluşan iskambil kâğıdı. Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam. Kılıç, bıçak vb.nin elle tutulacak yeri.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Çiçek : Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık.

Elektron demeti : Aynı enerji kaynağından çıkan ve birbirine yakın yörüngede yayılan elektronlar.

Deme : Atasözü. Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad. Demek işi. Halk edebiyatında şiir. Anlam. Ağıt.

Demetçi : Demet yapan kimse. Harman makinesini ekin demetleriyle dolduran kimse.

Demetçik : Küçük demet.

Demetleme : Demetlemek işi.

Demetlemek : Demet yapmak, demet durumunda ayırıp bağlamak.

Demetlenmek : Demet yapılmak.

Demetletmek : Demet yaptırmak.

Demetli : Demet biçiminde olan.

Bağlam : Bent. Deste. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst.

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Yapılı : Vücudu gelişmiş, iri. Yapısı herhangi bir nitelikte olan.

Destekli : Desteklenmiş, destek konulmuş. Desteği olan.

Damarlı : Damarı olan. Damarı belirginleşmiş. Aksi, huysuz.

Lifli : Lifi olan.

Kordon : Kıyı şeridi. Göbek bağı. Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi. İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. Teneke ve çinko eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç. Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı. Genellikle ipekten yapılmış kalın ip. İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü.

Getiri : Yarar. Faiz. Kazanç.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Demet fiyatı : Birden çok mal ve hizmetin birlikte satışa sunulduğu tek fiyat.

Demet katalog : Her birinde tek bir yapıtın kaynakçasal kimliği ve kitaplıktaki yer numarası yazılı kâğıtların, belli bir düzende ve aralarına yenileri katılabilecek biçimde küçük dosyalara yerleştirilmeleriyle oluşan katalog, bk. katalog.

Demeteken : Çabuk, acele: Şu işi demeteken yap.

Demetküfler : Yer yer, boncuk dizilmiş tüylerle süslü bir taç ya da bir demet görünüşünde dalcıklarına rastlanan, gerek insan gerekse hayvan vücudunda iç, ya da dışasalak yaşama uymuş birçok türü içine alan asklımantarlar familyası.

Demetleniş : Demetlenme işi.

Demetlenme : Demetlenmek işi.

Demetler arası : (botanik)

Demetleşme : Koşut kıvrımların ya da kıvrım demetlerinin, bir yelpazede olduğu gibi birbirinden ayrılması.

Demetletiş : Demetletme işi.

Demetletme : Demetletmek işi.

Diğer dillerde Demet anlamı nedir?

İngilizce'de Demet ne demek? : [démettre] v. dislocate

n. bunch, bouquet, bundle, sheaf, cluster, corymb, fascicle, fascicule, hand, shock, truss, tuft

Fransızca'da Demet : bouquet [le], botte [la], faisceau [le], corymbe [le]

Almanca'da Demet : n. Blumenstrauß, Bund, Bündel, Büschel, Gebund, Pack, Packen

Rusça'da Demet : n. сноп (M), пучок (M), пук (M), букет (M)