Denetleme nedir, Denetleme ne demek

  • Denetlemek işi.
  • Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılmış olan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Bir oyunun yürürlükteki yasalara ve geleneklere aykırı olup olmadığını anlamak için yapılmış olan inceleme. bk. sıkıdenetim.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bir filmin, yürürlükteki yasalara aykırı yönü ya da sakıncaları olup olmadığını anlamak amacıyla, kamuya sunulmadan önce, ilgililerce yapılmış olan inceleme.

Tiyatro'daki terim anlamı:

Bir oyunun yürürlükteki yasa ve geleneklere aykırı olup olmadığını anlamak için yapılmış olan inceleme.

Bilimsel terim anlamı:

Sayışımların denetlenmesi, işlemlerin yasa, tüzük ve yönetmeliklerine sayışım yöntemlerine uygun olup olmadığının incelenmesi.

Verilen herhangi bir tutarsız önerme kümesinin gerçekten tutarsız olduğunu söz konusu deyimlerin yorumundan bağımsız salt dizimsel yapılarına dayanarak sonlu sayıda adımla gösterilmesi İşiemi. || Geçerli bir çıkarımın geçerli olduğunu göstermek için çıkarımın geçersiz kılıcı kümesinin tutarsızlığını saptamak yeter. Anl. sınama.

İngilizce'de Denetleme ne demek? Denetleme ingilizcesi nedir?:

 

inspection, audit, censorship, scissor (a.), testing

Almanca'da Denetleme ne demek?:

kontrolle

Denetleme kısaca anlamı, tanımı:

Denetleme yapmak : Kontrol etmek.

Denetleme kurulu : Bir kuruluşun yasalara ve kendi amacına uygun olarak çalışıp çalışmadığını denetleyen kurul. Devlet kuruluşlarında denetim işini yapmakla görevli üyelerin oluşturduğu kurul, denetim kurulu, teftiş heyeti, teftiş kurulu.

Denet : Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi. Denetleme işi, teftiş.

Denetlemek : Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek.

Görev : Resmî iş, vazife. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. İşlev.

Yürü : "devam et, git" anlamında kullanılan bir söz.

Yürütülme : Yürütülmek işi.

Anlamak : Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Doğru ve yerinde bulmak.

Araştırma : Bilim ve sanatla ilgili olarak yapılmış olan yöntemli çalışma, araştırı. Araştırmak işi, araştırı, istikşaf, taharri, tetkik.

Denetim : Denetleme.

Teftiş : Denetleme.

Denetleme belgesi : İş yerlerinde işçilerin devamı ile işe giriş ve çıkış saatlerini saptayan ve ödenecek ücretin sayışımına dayanak olan belge. Bir filmin denetlemeden geçtiğini, serbestçe oynatılabileceğini belirtmek üzere verilen belge. (Genellikle filmin başında da yer alması zorunlu kılınır).

 

Denetleme kümesi : Üzerinde araştırma yapılan deneme kümesi ya da kümeleriyle karşılaştırılan küme. Deneysel değişkenin etkisi altında bulunmayan küme. bk. deneme kümesi.

Denetleme sorusu : Bir soruşturmada daha önemli bir soruya verilen karşılığın doğru olup olmadığını denetlemek için sorulan sorularla ilişkili bir soru.

Denetleme yazılığı : İş alanında denetleme yapan yetkili görevlilerin, denetim sonuçlarını saptadıkları noterlerce onaylanmış yazılık.

Denetleme yöntemi : Bir önermeler kümesinin tutarlılığını ya da tutarsızlığını, bir çıkarımın geçerliliğini ya da geçersizliğini denetlemeye yarayan herhangi bir yöntem. ||Örn. Doğruluk değeri çözümlemesi, çözümleyici çizelge, türetim eklemler mantığı için birer denetleme yöntemidir, Krş. yasal biçim.

Denetleme ile ilgili Cümleler

  • Akşam denetlemesi annemin katkılarıyla ve gözlemlerle sona ermedi. Şimdi de diziyle devam ediyor.
  • Daha önce testte söylememe rağmen beni denemeniz ve denetlemeleriniz beni sıkıyor.
  • Ali Mary'nin müzik video üretimini denetlemesi için işe alındı.
  • Deneyimli subaylar denetlemeye geldi gitti değil mi?
  • Bunu denetlemem izin ver.
  • Denetleme memurunla konuşmak istiyorum.
  • Denetlemeyi yapan kimi müfettişler, konunun uzmanı değiller.
  • Denetlemeleri, çalışma ortamındaki baskıları ve sürücü sınavını geçtiysem dağılabilirsiniz.

Diğer dillerde Denetleme anlamı nedir?

İngilizce'de Denetleme ne demek? : n. inspection, auditing, checking, supervision, check, inspectorship

Fransızca'da Denetleme : contrôle [le], censure [la]

Almanca'da Denetleme : n. Beschau, Inspektion, Inspizierung, Überprüfung

Rusça'da Denetleme : n. экспертиза (F)