Depository receipt türkçesi Depository receipt nedir

  • Sahibi tarafından bir depo kuruluşuna emanet edilen, belli bir tutardaki taşınır değere sahiplik hakkı veren, dolaşım yeteneği olan belgeler. krş. sponsorlu depo belgesi, sponsorsuz depo belgesi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Depo belgesi.
  • Depo edilen menkul kıymet sertifikaları.

Depository receipt ingilizcede ne demek, Depository receipt nerede nasıl kullanılır?

Depository : Bir malın korunmasını ücret karşılığı üzerine alan kişi. Depo. Mevduat. Yed-i emin. Emanetçi. Emanet yeri. Ardiye. Ambar. Koruyumcu.

Receipt : Alma. Alınma (mektup vb.). Tahsilat. Alındı. Fış. Tesellüm. Alınma. Makbuz vermek. Ç.gelir. Fiş.

Depository account : Depo hesabı. Dışalımcı ile dışsatımcının birbirlerine karşılıklı akreditif açmaları durumunda dışsatımcının bankasında oluşan hesap. krş. karşılıklı akreditif.

Depository country : Kütüğe yazımı istenen ülke. Bulgu ve markaların yazımı istenen ülke.

Depository institution : Mevduat kuruluşu. Müşterileri adına taşınır değerleri saklamaya yetkili kurum ve kuruluş. Saklama kuruluşu. Mevduat olarak para yatırılabilen işletmeler.

Depository library : Derleme kütüphanesi. Derleme yasası gereğince, basılan her yapıttan belirli bir sayıyı edinme olanağına sahip kitaplık. Derleme kitaplığı.

 

İngilizce Depository receipt Türkçe anlamı, Depository receipt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Depository receipt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Depository receipt synonyms : ability to pay approach, a shift in individual demand, a shift in demand, a change in supply, abnormal budget, ability to pay principle.