Derin deniz nedir, Derin deniz ne demek

Derin deniz; Coğrafya alanında kullanılan bir kelimedir.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Aradenizlerin, geniş yer kaplayan ve derinliği 2000-6000 m. arasında değişen kesimlerine verilen ad.

Derin deniz anlamı, kısaca tanımı

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse)

Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.

Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

Derin : Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan. Yoğun. Dip. Uzun süren. İçten gelen. Ayrıntılı. Yüzeyden içeri inen.

Derin deniz bölgeleri : 2000 m.den daha derin olan deniz dibi bölgeleri (a. bk. derin etek, derin ova.).

Derin deniz çamuru : Özellikle kavkı artıklarından bileşik, yumuşak derin deniz tortulu.

Derin deniz çökeltisi : Denizlerin kıyıdan uzak diplerine çökelen ve çoğunlukla bitki artıklarından ve hayvanların silisli ya da kireçli kavkılarından oluşan yığınlar.

 

Derin deniz dikenli yılan balığı : Notacanthidae ailesinden, sırtında dikenleri olan, denizlerin dip kısımlarında yaşayan, Akdeniz’de dağılım gösteren kemikli bir balık türü.

Kırmızı derin deniz kili : Özellikle, yanardağ kırıntılarının demirli kil durumunda ayrışma ürünlerinden bileşik derin deniz tortulu.

Aradeniz : Anadenizden genellikle dar ve sığ bir boğazla ayrılan, Akdeniz örneğinde olduğu gibi, karalar içine sokulan deniz.

Kesim : Kesme işi. Pazarlık, anlaşma. Boy bos, endam. Bölüm, parça, kısım, sektör. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Kesme zamanı. İşaretlenmiş belli yer. Bölge. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason.

Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Veri : Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.

Kesi : Kesilmiş yer. Ortaklık, yarıcılık : Tarlayı kesiye verdim. Çamaşır. Giysi, elbise. Ucu eğik baston, sırık.

Geni : Sözünün eri, mert kişi. Gani. Geri.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

 

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Derin deniz anlamı nedir?

İngilizce'de Derin deniz ne demek ? : deep-sea