Derivatives market türkçesi Derivatives market nedir
- Türev ürünlerin alınıp satıldığı piyasa.
- İktisat alanında kullanılır.
- Türev piyasası.
- Türev piyasalar.
Derivatives market ile ilgili cümleler
English: If you gamble on the stock market, you are an investor... If you gamble on the derivatives market, you are a trader... If you gamble at the casino, you are a loser... Morality?
Turkish: Borsada kumar oynarsan bir yatırımcısındır... Türev piyasada kumar oynarsan bir tüccar ... Kumarhanede kumar oynarsan bir kaybedensindir ... Ahlak ?
Derivatives market ingilizcede ne demek, Derivatives market nerede nasıl kullanılır?
Derivatives : Türev. Türevler. Türev ürünler. Sermaye piyasası türev araçları. Getirisi, mal, para, altın, taşınır veya taşınmaz değerler gibi başka bir değerin getirisine bağlanmış, diğer bir deyişle başka bir değerin getirisinden türetilen gelecek sözleşmeleri, seçme yetkisi gibi finansal araçlar. krş. yüksek riskli fonlar, tutsat senedi. Türetilmiş şey. Türetme.
Market : Satmak. Pazar. Talep. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Genel olarak alım ve satım işlemlerinin yapıldığı yer. Çarşıda alışveriş etmek. Piyasa. Piyasaya sürmek. Pazarlamak. Satak.
Derivatives products : Getirisi, mal, para, altın, taşınır veya taşınmaz değerler gibi başka bir değerin getirisine bağlanmış, diğer bir deyişle başka bir değerin getirisinden türetilen gelecek sözleşmeleri, seçme yetkisi gibi finansal araçlar. krş. yüksek riskli fonlar, tutsat senedi. Türev ürünler.
Active market : Aktif piyasa. Hazır piyasa. Çok hareketli piyasa. Hareketli borsa. Faal piyasa. Hareketli piyasa. Faal pazar.
After market : Yedek parça piyasası. İkincil piyasa. Menkul kıymetlerin alınıp satıldığı ikincil piyasa.
Andean common market : And ortak pazarı.
İngilizce Derivatives market Türkçe anlamı, Derivatives market eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Derivatives market ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
Derivatives market synonyms : a shift in supply, abnormal budget expenditures, ability rent, a change in demand, a shift in demand, a type mutual funds.

Bu kısımda Derivatives market kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Derivatives market ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Derivatives market anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Derivatives market ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.