Dessert türkçesi Dessert nedir

  • Tatlı (yemeğin sonunda yenen).
  • Meyve.
  • Genellikle ana yemek üzerine yenen tatlı yiyecek.
  • Soğukluk.
  • Tatlı.
  • Yemiş.
  • Yemeğin sonunda yenen tatlı.

Dessert ile ilgili cümleler

English: This product is both a floor polish and a dessert topping.
Turkish: Bu ürün hem bir zemin cilası hem de bir tatlı kaplama malzemesidir.

English: Ali was eating his dessert when the phone rang.
Turkish: Ali telefon çaldığında tatlısını yiyordu.

English: What will dessert be?
Turkish: Tatlı ne olacak?

English: The one and only dessert my son eats is chocolate cake.
Turkish: Oğlumun yediği bir çeşit ve tek tatlı çikolatalı pastadır.

English: I usually have dessert after dinner.
Turkish: Genellikle akşam yemeğinden sonra tatlı yerim.

Dessert ingilizcede ne demek, Dessert nerede nasıl kullanılır?

Dessert plate : Tatlı tabağı.

Dessert spoon : Tatlı kaşığı.

Gelatin dessert : Jöleli pasta.

What do you have for dessert : Tatlı olarak ne var.

Desserts : Tatlı çeşitleri. Meyve. Tatlılar. Tatlı.

Stewardesses : Kahya. Kamarot. Bulaşıkçı (otel). Erkek hostes. Yarış organizatörü.

Dessicated : Kurutmak.

Dessicator : İçinde nemçeker bir kimyasal özdek bulunan ve kimi özdekleri kurutmak ya da nemlenmelerini önlemek için kullanılan kapaklı cam kap. Kurutma kabı.

 

Adesso : Bir soyadı.

Dessication : Kurutma.

İngilizce Dessert Türkçe anlamı, Dessert eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dessert ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clamminess : Islaklık. Yapışkanlık. Havanın aşırı nemli oluşu. Nemlilik. Rutubet. Nem.

Apathy : İhmal. Duygusuzluk. Dış etkilere, özellikle duyusal izlenimlere karşı ilgisizlik biçiminde beliren ve geri zekalılarda çok görülen bir durum. Bir bireyde, toplumsal kümede ya da toplumda nesnelere, olaylara karşı herhangi bir duygu, bir coşku uyanmaması, eylemde bulunmaya itecek herhangi bir ilgi ve dürtünün olmaması durumu. Cansızlık. Çevreyle patolojik ilgisizlik, çevreyle anormal derecede ilgisizlik, duyarsızlık. Alakasızlık. Eğitim, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Duyarsızlık.

Junket : Yiyip içmek. Ziyafet vermek. Ziyafet. Yiyip içme. Bir nevi yoğurt. Alem. Müşterilere teşekkür etmek ve yeni iş bağlantıları kurmak umuduyla işveren pahasına teklif edilen ge. Bedava geziye çıkmak. Devlet hesabına gezi. Alem yapmak.

Peach melba : Peşmelba.

Fruit : Ürün. Tohum kapsülü. Döl. Sirkesineği. Homoseksüel. Mahsul. Meyvelenmek. Tohumlu bitkilerde döllenmeden sonra karpellerin gelişip olgunlaşması ile meydana gelen yapı.

Compote : Hoşaf. Komposto.

Zabaglione : Yumurtanın sarısı şeker ve tatlı içkiden yapılan italyan tatlısı. Köpüklü hafif bir italyan tatlısı (çırpılmış yumurta sarısı şeker ve sicilya şarabından yapılır).

Distance : Uzağa koymak. Uzakta tutmak. Toplu cimnastiklerde, biri birinin ardı sıra durarak dizilenleri ayıran derinliğine açıklık. Perspektif. Süre. Uzaklık. Mesafe. Ara. Jimnastik, eskrim alanlarında kullanılır. Aralık.

 

Course : Pist. Yön. İzlenen yol. Kır koşularında, atletlerin izlemek zorunda oldukları imlerle belirlenmiş yarış yolu. Tabak. Gidişat. Bir süreç ya da gidiş içinde izlenen yol. Köpekle kovalamak. Süreç. Koşturmak.

Caressing : Okşama. Okşayış. Şefkatli. Sevecen.

Dessert synonyms : afters, baked alaska, fruit compote, frozen dessert, syllabub, sabayon, affable, sweet, darling, beautiful, confectionery, dainty, mould, chillness, apathies, sillabub, cold, blancmanges, chilliness, coldness, desserts, delicious, appealing, distantness, pud, fruits, charlotte, pudding, bad weather, colds, dumpling, tiramisu, amiable.

Dessert ingilizce tanımı, definition of Dessert

Dessert kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A service of pastry, fruits, or sweetmeats, at the close of a feast or entertainment. Pastry, fruits, etc., forming the last course at dinner.