Diaphragma türkçesi Diaphragma nedir
- Diyafram.
- Bölme, ayırma duvarı. memelilerde, akciğerde hava alışverişinde etkili olan, göğüs boşluğuyla karın boşluğunu ayıran, kas ve tendondan oluşan yapı, diyafragma, frenes.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Diyafragma.
Diaphragma ingilizcede ne demek, Diaphragma nerede nasıl kullanılır?
Diaphragma sellae turcicae : Diyafragma sella tursika. Dura mater encephali'nin, dorsum sellae veya fossa hypopysialis'in kenarlarından hipofiz bezinin üzerine atlamasıyla biçimlenen ve bu bezle beyin arasında bir bölme oluşturan dura mater parçası.
Diaphragmatic : Diyaframa özgü. Diyafragmatik. Diyaframa benzeyen. Diyafram sinir ağı. (anatomi) diyafram (göğüs kafesi boşluğunu karından ayıran bölme) ile ilgili.
Diaphragmatic hernia : Diyafragma hernisi. Midenin bir kısmının göğüs kafesine çıkması. Diyaframadaki doğuştan veya kazanılmış bir delikten veya yırtıktan karın organlarının göğüs boşluğuna geçmesi. doğuştan olarak en yaygın olarak kedilerde görülür, kazanılmış olanlar ise, karın bölgesine çarpma sırasında eğer nefes borusunun ağzı açık ise, göğüs ve karın boşlukları arasında oldukça yüksek bir basınç farklılığı nedeniyle oluşur. Karın iç organlarının diaframdan göğüs boşluğuna girmesi. Diyafragmatosel. Diyafram fıtkı.
Diaphragmatic respiration : Karın solunumu. Diyaframatik solunum.
Diaphragmatitis : Diyaframatitis. Diyafram yangısı. Diyafragmatit. Diyaframatik.
Diaphragm pump : Diyafram pompası. Diyafram pompa. Diyaframlı tulumba. Diyaframlı pompa. Diyaframlı basaç.
Flexura diaphragmatica : Fleksura diyaframatika. Atgillerde diyafram önünde colon dorsale sinistrum ile colon dorsale dextrum arasında yer alan kıvrım.
Diaphragmatocele : Diyaframatosel. Diyafram fıtkı ve diyaframdaki yırtık nedeniyle karın boşluğundaki organların göğüs boşluğuna geçmesi.
Paralysis diaphragmatis : Hıçkırık. N. phrenicusun uyarılması sonucu diyaframanın kontraksiyonuyla oluşan ani bir nefes alma, singultus.
Diaphragm ring : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık düzengeci bileziği. Işık düzengeç ayarını gerçekleştirmek üzere, mercek çerçevesinde yer alan, üzerinde ışık düzengeci göstergesi bulunan, sağa sola çevrilebilen parça.
İngilizce Diaphragma Türkçe anlamı, Diaphragma eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Diaphragma ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
F stop : F–durağı. Çeşitli ışık düzengeci açıklıklarında, bir merceğin bağıntılı açıklığını, başka bir deyişle, geçirdiği ışık niceliğini belirleyen sayı; merceğin odak uzunluğunun, ışık düzengeci açıklığına (çapına) bölünmesiyle elde edilir. (örneğin, odak uzunluğu 135 mm, ışık düzengeci çapı 30 mm olan merceğin f sayısı 135:30==4,5'tir ve f 4,5, f:4,5, f/4,5, 1:4,5 gibi çeşitli biçimlerde yazılır). F sayısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. F-bekleme.
Diaphragm : İnce bir ışık demeti elde etmek için kullanılan gözbebeği gibi, çapı ayarlanabilir dairesel delik. Işık bebeği. Işık düzengeci. Böleç. Membran. Memelilerde, akciğerlerde gaz alış verişini kolaylaştıran, göğüs boşluğu ile karın boşluğunu ayıran kas ve tendon tabakası. Diafram. Mercek perdesi. Zar.
Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.
Phrenes : Frenes.
Iris diaphragm : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcının ya da bazı basım aygıtlarının mercek düzeni içinde bulunup, birbiri üzerine binen incecik maden yapraklardan oluşan, açılıp kapanarak, duyarkat üzerine gelen ışığın niceliğini düzenleyen düzenek. İris diyaframı. Işık düzengeci.
Abaxial : Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).
Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.
Midriffs : Diafram. Karınzarı.
Camera : Hakimin özel odası. Oda, kamara. Bilgisayar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fotoğraf çekmekte kullanılan aygıt. Kamera. Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. tv. televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılı alıcı çeşidi. Hakimin odası. Gizli. Fotoğraf makinesi. Alıcı.
A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.
Diaphragma synonyms : mechanical device, muscular structure, muscle system, photographic camera, midriff, a dna, musculature, a crochordon, abdominal ovariectomy, diaphragme, membrane, abdominal fat necrosis, a c syndrom, lens aperture, abdominal distention, a band, iris, diaphragms, diaphragm clutch, body, trunk, torso, abattoir, stop, a amplitude mod, a clay, tissue layer, abamectin, abdomen.

Bu kısımda Diaphragma kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Diaphragma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Diaphragma anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Diaphragma ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.