Dik nedir, Dik ne demek

Dik; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan.
  • Sert, kalın, tok (ses).
  • Ters, aksi (söz).
  • Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş
  • Sert (bakış).
  • Yatık durmayan, sert.
  • Kaba, yersiz (davranış).

"Dik" ile ilgili cümleler

  • "Dik açı. Dikdörtgen. Dik yamuk."
  • "Dik saç."
  • "Sesi dik ve küstahtı, söylediklerini aşağı salonda bekleşen komşular işittiler." - A. İlhan
  • "Kaba denilecek kadar ani ve dik bir davranışla halasını bıraktı ve kalktı." - H. E. Adıvar

Yerel Türkçe anlamı:

Verem hastalığı.

Çocukların oynadıkları bilye.

Tahılın kabuğunu yumuşatmaya ve ayırmaya yarayan değirmen.

İyi pişmemiş, çiğ: Eti bir saattir pişiriyoruz hâlâ dik.

Tam: Dik yarısı, dik ortası.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

[Bakınız: dikme]

Dik isminin anlamı, Dik ne demek:

Erkek ismi olarak; Yatay bir düzleme göre yerçekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan. Sert, aksi. Sert, kalın, tok

Fransızca'da Dik ne demek?:

piqueté

Osmanlıca Dik ne demek? Dik Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

amudî, kaim

Dik hakkında bilgiler

Geometride, iki doğru veya iki düzlem (veya bir doğru ve bir düzlem) kesiştiklerinde oluşturdukları komşu açılar birbirine eşitse dik olarak kabul edilir.

 

Bir doğru sonsuz uzunluktadır, ve yukarıdaki örnekte AB ve CD iki sonsuz uzunluktaki doğruya ait doğru parçalarıdır. Sonuçta, AB doğru parçası, CD ile dik olmak için onu kesmek zordunda değildir, çünkü iki doğru parçası sonsuza kadar uzatıldığında, aralarındaki açılar yine benzer olacaktır.

Eğer gösterildiği gibi bir doğru, bir diğerine dikse kesişimlerinde oluştan tüm açılar doğru açı olarak adlandırılır (doğru açı π/2 radyan ya da 90°'dir). Tersinden bakıldığında, aralarında doğru açı oluşturan doğrular birbirine diktir.

Dik ile ilgili Cümleler

  • Lütfen bu düğmeleri dik.
  • Boş torba dik duramaz.
  • Dik bir yamaca tırmandık.
  • Dik dağa tırmandık.
  • O civatayı dik durdurdu.
  • Dik dik bakmak hoş değildir.
  • Bitişik yazıyı okuyamıyorum, dik yazıyla yazabilir misin lütfen?
  • Pencereden dik dik dışarı bakarak oturdu.

Dik anlamı, kısaca tanımı:

Dik dik bakmak : Çok sert bir biçimde, sert sert, öfkeli öfkeli bakmak.

Dik açı : Birbirini kesen iki doğrunun oluşturduğu açılar eşit olduklarında, bu açıların her biri.

Dik açıklık : Bir gök cisminin gök eşleğinden olan açısal uzaklığı, yükselim.

Dik alası : Genellikle hoş karşılanmayan bir durumun aşırılığını anlatan bir söz.

Dikbaşlı : Kurumlu. İnatçı, bildiğinden dönmeyen, büyüklerinin sözünü dinlemeyen, boyun eğmeyen (kimse), dikkafalı.

 

Dik biçme : Ekseni tabanına dikey olan biçme.

Dikdörtgen : Açıları dik olan paralel kenar, mustatil. Bu biçimde olan.

Dik duruşlu : Düşüncesinden, söylediğinden, yaptığından vazgeçmeyen. Vücudu düzgün yapılı olan.

Dikgen : Birbiriyle veya kesim noktasındaki teğetleriyle dik açı yapacak biçimde kesişen.

Dikkafalı : Dikbaşlı.

Dikkuyruk : Bir tür ördek (Oxyura leucocephala).

Dik rüzgar : Geminin yoluna karşı esen yel.

Dik silindir : Ekseni tabanına dikey olan silindir.

Dik üçgen : Kenarlarından ikisi birbirine dikey, bir açısı doksan derece olan üçgen.

Dik yamuk : Kenarlarından biri tabanlarına dik olan yamuk.

Başı dik : Cesur, yürekli. Onurlu, gururlu.

Yatık : Dik olmayan, eğik, yatırılmış bir durumda olan. Zamanla dayanıklılığını yitirmiş. Çevrilmiş, devrik. Yayvan su kabı.

Sert : Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Gönül kırıcı, katı, ters. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Titizlikle uygulanan, sıkı. Güçlü kuvvetli.

Kalın : Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Etli, dolgun. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Enli ve gür (kaş). Yoğun, akıcılığı az olan. Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Pes (ses).

Tok : Açlığını gidermiş, doymuş, aç karşıtı. Sık ve kalın dokunmuş (kumaş). Kalın ve gür (ses). Sevgi, sevecenlik, başarı, para, mal vb. şeyleri elde etmiş ve bunlara kavuşmuş olan.

Ters : Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Bir şeyin aksi, karşıtı. Hayvan pisliği. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz.

Aksi : İnatçı, hırçın, huysuz. Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi. Uygun olmayan.

Kaba : Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli. Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Taneleri iri. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü.

Yersiz : Barınacak yeri olmayan. Yerinde olmayan, uygunsuz, anlamsız, manasız.

Dikey : Dik olarak. Başka bir doğru ile kesiştiğinde onunla birlikte dik açı oluşturan (doğru çizgi), amudi.

Dik aşağı : Yokuş aşağı.

Dik basmak : Kimseye aldırış etmeyerek kendi bildiğini yapmak. Yan çizmek, işin olmasına çaba göstermemek.

Dik burunlu harhariyas : Köpek balıkları (Selachii) takımının, dev köpek balığıgiller (Lamnidae) familyasından, 3-4 m kadar uzunlukta, yırtıcı, sürü hâlinde dolaşan, çok tehlikeli, Kuzey denizlerinde ve Akdeniz'de yaşayan bir balık türü.

Dik çarpım : bk. Dekart çarpımı. (…)kümeleri üzerinde birer ölçev tanımlandığında, üzerinde oluşturulan ölçev yapısı ile birlikte (…)çarpım kümesi, a. bk. Dekart çarpımı

Dik çembersel koni : Tabanı daire ve tepe noktasının ortogonal izdüşümü bu dairenin merkezinde olan bir koni, dik dairesel koni.

Dik çembersel silindir : Tabanları daire olan dik silindir.

Dik çembersel yuvak : Üreteçleri tabanlarına dik olan çembersel yuvak.

Diğer dillerde Dik anlamı nedir?

İngilizce'de Dik ne demek? : adj. thick; fat, stout; swollen

adv. thick, densely

adj. perpendicular, upright, vertical, straight, steep, bluff, upstanding, erect, horny, abrupt, arduous, bold, jagged, precipitous, rapid, scarped, sheer, square, stand up, stiff, up

Fransızca'da Dik : perpendiculaire, abrupt/e, droit/e, escarpé/e, raide, rapide

Almanca'da Dik : adj. gerade, gespannt, steif, steil, stier, stur

adv. gerade, geradeaus, direkt, unmittelbar

Rusça'da Dik : adj. вертикальный, перпендикулярный, отвесный, крутой, стоячий, прямоугольный, колючий, щетинистый, сто`ящий

adv. прямо, круто, торчком