Dikkat çekme nedir, Dikkat çekme ne demek

Dikkat çekme; Eğitim alanında kullanılan bir kelimedir.

Eğitim alanındaki anlamı:

Bir disiplin suçu işlemiş olan öğrenciye, cezayı gerektiren bir davranışta bulunduğunu ve yinelemesinden kaçınması gerektiğini yazılı olarak bildirme.

Dikkat çekme ile ilgili Cümleler

  • Ali sadece dikkat çekmek istedi.
  • Dikkat çekmek için kendine bir şey yapma.
  • Bu resme tekrar dikkat çekmek istiyorum.
  • “Hangi konudan söz etse dikkati çekecek bir hava veriyor.”
  • dikkat çekmek çok mu önemli?
  • Ne kadar meraklısınız dikkat çekmeye!
  • Dikkat çekmemeye çalış.
  • O dikkat çekmeyi seviyor.
  • Jale hep göz önünde olmayı ve dikkat çekmeyi sever, değil mi?
  • Tom, dikkat çekmeyi seven birisidir.
  • Dikkat çekmek için abartılı elbise giyer.
  • Kendinize dikkat çekmek için bir şey yapmayın.
  • Ali kendine dikkat çekmek istemiyordu.
  • Tom'un sadece biraz dikkat çekmek istediğini düşünüyorum.

Dikkat çekme ile ilgili Atasözü veya Deyim

dikkat çekmek : “dikkat” komutunu yüksek sesle söylemek Mecaz anlamı ilgi toplamak Mecaz anlamı göze batmak, fark edilmek.

Dikkat çekme tanımı, anlamı

Çekme : Çekmek işi. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. Çekmece. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Düzgün biçimli. Parmak ya da mızrapla çalınan çalgı. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. Çekilerek giyilen veya kullanılan

 

Dikkat : Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık. İlgi, özen. "Dikkat ediniz!" anlamında kullanılan bir uyarma sözü.

Disiplin suçu : Eğitim ve iş hayatında bir kimsenin disiplin yönetmeliğine aykırı davranışı.

Yineleme : Tekrarlama. Bir cümle içinde veya arka arkaya gelen cümlelerde bir kelimenin veya bir parçanın tekrarlanması. Cümlede eş, yakın ve zıt anlamlı sözlerin tekrarlanması.

Bildirme : Bildirmek işi, beyan, tebliğ.

Disiplin : Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu, sıkı düzen, düzence, düzen bağı, zapturapt. Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü. Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü, bilim dalı.

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Davranı : Bir oyuncunun sahnede yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma yönelmesi. Aristoteles'e göre, tragedyanın altı özelliğinden biri olan davranı'da yazarın tragedya kahramanında dört şey araması gerekir: a. Kahramanın davranışı iyi olmalı . b. Kahramanın davranışı doğru olmalı c. Kahramanın davranışı gerektiği gibi olmalı. d. Kahramanın davranışında bir bütünlük (birlik) olmalı. Sahnede bir oyuncunun yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma gitmesi. Bir görüşmede, görüşülenlerin araştırma konusundaki ilk yargılarında payı bulunan, görüşmecinin dış görünüşü ve yaklaşımından kaynaklanan kişisel durum.

 

Kaçınma : Kaçınmak işi.

Öğrenci : Öğrenim görmek amacıyla ders alan kimse, okul çocuğu, talebe, şakirt. Bir bilim veya sanat yetkilisinin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konuda çalışan kimse. Özel ders alan kimse.

Yinelem : [Bakınız: dönem]. Anlatımı ve ses güzelliğini güçlendirmek ereğiyle bir sözcüğün yazıda sık sık kullanılması. Ör. / Büyüksün İlâhi büyüksün büyük / Büyüklük yanında kalır pek küçük (Ali Haydar).

Bildir : Geçen yıl.

Yazılı : Yazılmış olan, muharrer, sözlü karşıtı. Yazılı sınav. Geçerli olan, nominal. Üzerinde yazı bulunan, yazısı olan.

Davran : “. “Hazır ol, hazırlan” anlamında kullanılan bir isim. “İşe giriş, el at, başla” anlamında kullanılan bir isim. Hazırlık.”.

Yazıl : Bir bütünü oluşturan alt öğelerden, bir dizelgenin alt başlıklarından her biri.

Davra : Saban kılıcını sıkan çivi.

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Diğer dillerde Dikkat çekme anlamı nedir?

İngilizce'de Dikkat çekme ne demek ? : warning