Dinleme nedir, Dinleme ne demek
"Dinleme" ile ilgili cümle örnekleri
- "Bir süredir günün değişik saatlerinde aşağıyı dinlemeyi huy edinmişti." - E. Şafak
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Ses kaynağından çıkan sesin izlenmesi.
Bir sesin, seslendirme ya da okuma sırasında, denetim amacıyla izlenmesi.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Organizmada oluşan fizyolojik veya patolojik seslerin aletsiz doğrudan veya alet yardımıyla dolaylı dinlenmesi, oskültasyon.
İngilizce'de Dinleme ne demek? Dinleme ingilizcesi nedir?:
listening, monitoring, auscultation
Fransızca'da Dinleme ne demek?:
auscu'tation
Dinleme tanımı, anlamı:
Dinleme salonu : Müzik, tiyatro eserlerini dinletmek, radyo televizyon yayınları yapmak veya ses kaydetmek amacıyla akustiği sağlanmış salon, oditoryum.
Dinlemek : Birinin sözünü, öğüdünü kabul edip gereğince davranmak. Uymak, baş eğmek, itaat etmek. İşitmek için kulak vermek. Kulakla veya dinleme aletiyle hastayı muayene etmek.
Anlayıp dinlemek : Bir olayı iyice anlamak.
Cankulağı ile dinlemek : Çok dikkatli dinlemek.
Ferman dinlememek : Yasa, kural, yol yöntem tanımamak.
Gönül ferman dinlemez : "gönül sevdiğinden asla vazgeçmez" anlamında kullanılan bir söz.
Kafa dinlemek : Zihni yoran sorunlardan uzak kalmak. sessiz, sakin kalmak.
Kendini dinlemek : Hastalık kuruntusu içinde bulunmak. yalnız, sakin kalmak.
Kös dinlemek : Türlü olaylar yaşadığı için bilgi ve deneyim sahibi olarak benzer veya daha basit olaylar karşısında aldırış etmemek.
Koyun kaval dinler gibi dinlemek : Hiçbir şey anlamadan dinlemek.
Laf dinlemek : Söz dinlemek.
Lafı kıçından dinlemek : Konuşulan konuyu ilgisiz, üstünkörü veya önem vermeden dinlemek.
Söz dinlemek : Söylenen bir sözü, verilen bir öğüdü benimsemek, davranışlarını bunlara uydurmak.
Yarım kulak dinlemek : Umursamadan, önem vermeden dinlemek.
Dinlemece : Masal, hikâye. Çoğu doğa üstü olaylara dayanan, kısa ve eğlenceli hikâye.
Dinlemelik yapıtlar : Yalnızca dinlemek üzere yaratılan sesli yapıtlar (müzik yapıtları gibi).
Dinlemelik-seyirlik yapıtlar : Dinlemek ve aynı zamanda seyredilmek üzere düzenlenmiş yapıtlar (opera ve operetler gibi).
Dinleme ile ilgili Cümleler
- Dinlemek için buradayım.
- Dinlemek istemiyorsan kulaklarını kapat.
- Burak Tuğba'yı dinlemeyi reddetti.
- Karını dinlemen gerekir.
- Bazı insanlar asla dinlemezler.
- İnsanlar ünlü orkestrayı dinlemek için konser salonun geldiler.
- Dinleme etkinliği, dil öğrenmede asıl başarıyı sağlayan unsurdur.
- Ona sigarayı bırakmasını tavsiye ettim ama o beni dinlemedi.
- Burak bile Tuğba'nın albümünü dinlemedi.
- Dinlemediğin zaman ne olduğunu görüyor musun?
- Tom'u dinlemeyi durdur.
- Dinlemedim.
- Dinlemedin.
- Dinlemek istedik.
Diğer dillerde Dinleme anlamı nedir?
İngilizce'de Dinleme ne demek? : n. listening, hearing, oyer, auscultation
Fransızca'da Dinleme : audition [la], auscultation [la]
Almanca'da Dinleme : n. Einkehr, Empfang, Entspannung, Erholung, Rast, Ruhe, Vernehmung
Rusça'da Dinleme : n. слушание (N), выслушивание (N), подслушивание (N), прослушивание (N), заслушивание (N)


Bu kısımda Dinleme nedir? Dinleme ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dinleme tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dinleme hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.