Dinted türkçesi Dinted nedir

Dinted ingilizcede ne demek, Dinted nerede nasıl kullanılır?

Redintegrate : Eski haline getirmek. Restore etmek. Tamir etmek. Yenilemek.

Redintegration : Yeniden bütünleştirme.

By dint of : Vasıtasıyla. Kuvvetiyle. Aracılığıyla. Gücüyle. Sayesinde. Nedeniyle. Dolayı. Yüzünden.

Dint : Ufak çukur. İz. Ufak oyuk. Ufak çukur açmak. Kuvvet. Çentik. Çizik. Çizgi.

Dinting : Çizgi. Ufak çukur açmak. Çentik. İz. Kuvvet. Çizik. Ufak çukur.

Jalal ud din rumi : Fars mutasavvıfı ve en büyük düşünsel şairlerden biri. Teolog ve tasavvuf öğretmeni. Celaleddin-i rumi. Rumi. Celaleddin-i belhi rumi (1207-1273). Mevlana celaleddin-i rumi. Mevlana.

Din : Gürültü etmek. Şamata. Patırtı. Çınlamak. Gürültü. Kafasını şişirmek. Tekrar tekrar söylemek. Yankılanmak. Kulak tırmalayıcı ses. Söyleyip durmak.

Dints : Çizik. Kuvvet. Çentik. Ufak çukur. İz. Ufak çukur açmak. Çizgi.

Dinaphthyl : Dinafitil.

Din connector : Bir klavyenin 5-pinli bağlayıcısı. Dın bağlayıcı.

İngilizce Dinted Türkçe anlamı, Dinted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dinted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Faculty : Bir okulun yönetim ve öğretim ile ilgili işlerinden sorumlu kimselerden oluşan kurul. bir eğitim kurumunda görevli öğretmenlerin tümü. Yapma özgürlüğü. Yetki. Anlak, angı gibi üst ansal işlevselliklerin birbirinden ayrılabilen işlemleri ya da alt öğeleri. İmtiyaz. Geleneksel olarak bellek, usavurma, algılama ya da imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri. a. bk. zihin yetileri. Duyu. Allah vergisi. Bilimyurdu.

 

Grain : Tane. Damarların düzeni (bir ağaç parçasının içindeki). Sepilemek. Öğütmek. Tanelemek. Gövdelerinin içi boş, kökleri saçak şeklinde, yaprakları kılıçsı ve paralel damarlı, çiçekleri er dişi, ovaryum üst durumlu, karyopsis nadiren fındıksı ya da bakka tipi meyveleri olan, ülkemizde 142 cins ve 520 kadar türle temsil edilen, bir ya da çok yıllık, otsu nadiren çalı ya da ağaçsı bitkiler. Damar. Zerre. Ağacı damarlı boyamak. Tahıl.

Doughtiness : Cesaret. Yiğitlik.

Drawn : Süzgün. Çizilmiş. Çekilmiş. Berabere. Çizili. Berabere biten. Tükenmiş. Bitkin. Gergin.

Furrow : Tekerlek izi. Saban izi yapmak. Oluk. Kırıştırmak. Çizgi bırakmak. Saban sürmek. İz açmak. Kırışıklık.

Chip : Marangoz-doğramacı. Fiş. İşliklerde bezemlerin, doğrama işlerinin yapılmasıyla görevli kimse. Yonga. Para. Çentmek. Mikrodevre (bilgisayar). Yontmak.

Hyphened : Kısa tire. Tire. Tire koymak. Kısa çizgi tire. Kısa çizgi.

Design : Plan çizmek. Dizayn. Çizmek. Tasarımlamak. Tasarlamak. Planlamak. Tasar-çizim. Proje yapmak. Modelini çizmek. Desen.

Emphasis : Oyun düzeninde tasarımın bir öğesi. bir uygulamada çeşitli yöntemlerle kişiler, yığınlar, eşyalar ve simgeler vurgulanır. yönetmenin önemli işlerinden biri seyircinin en çok gözüne çarpması gereken şeyi seçmesidir. vurgu, gövde görünüşleri, değişik alanlar, ilişkiler, karşıtlıklar, yükseltiler vb. ile sağlanır. sahne konuşmasında bir tümceyi, belli bir durum içindeki anlamını doğru vererek söylemek için uygun sözcükleri yoğunlaştırmakta kullanılan ses vurgusu. Üzerinde durulan nokta. Bir şeye verilen önem. Önem. Bir soru'nun, dile getirilişine bağlı olarak belli bir konu, kavram ya da görüşün altını çizmesi ya da buna bağlı olarak belli tür yanıtlardan yana belirebilecek saptırıcı etki. Şiddet. Vurgu. Üzerinde durma. Ehemmiyet. Verilen önem.

 

Striated : Çizgili. Striyate. Yivli. Strialı. Damarlı.

Dinted synonyms : stria, chippies, dents, floor patterns, clew, scratch, evidence, dints, clueing, furrows, denotement, scar, birthmark, emphases, purpose, birr, broken piece, purport, constrainment, rain, hyphen, birthmarks, repast, striation, grains, groove, clews, cart road, energies, be after, clue, diastema, action.

Dinted zıt anlamlı kelimeler, Dinted kelime anlamı

Summer solstice : Günötesi. Bk. gündönümü. Yaz gündönümü.

Dinted antonyms : unbordered.