Diphthongs türkçesi Diphthongs nedir

Diphthongs ingilizcede ne demek, Diphthongs nerede nasıl kullanılır?

Falling diphthong : İkinci ögesi birinciye göre daha dar ve süreksiz olan ikiz ünlü türü: ai, au, ei, üi gibi: nirey [nirei] gezecan? «nereyi gezeceksin?» vb. dilimizdeki öyle [öile], ayrı [airı], eyri [eiri], gayrı [gairı], tüy [tüi] gibi kelimelerde y ünsüzü ile biten heceler, y’nin yarı ünlü niteliğinde bir ünsüz olmasından dolayı, söyleniş ve boğumlanma özellikleri bakımından birer ikiz ünlü durumundadır. yavru [yauru], avrupa [aurupa] gibi kelimelerdeki v’lerin ses değeri de böyledir. karşıtı yükselen ikiz ünlü’dür. buna bk. Alçalan ikiz ünlü.

Diphthong : Kayan ünlü. İkiz ünlü. İkili ünlü. Ses bağı. İkizünlü. Çift ünlü. Diftong.

Diphthongal : İki ünlünün kaynaşmasına ait. Diftongal. İki ünlünün kaynaşması ile ilgili.

Diphthongization : Çift ünlü olarak telaffuz etme (diphthongisation olarak da yazılır). (amerikan ingilizcesi)ikili ünlüleşme. Kayan ünlüleşme. İkili ünlüleşme.

Diphthongize : (amerikan ingilizcesi) (gramer) basit bir ünlüden çift ünlüye dönüşmek. Basit bir ünlüden çift ünlüye dönüştürmek (diphthongise olarak da yazılır).

Diphtheric : Difterik. Difteriye ait. Difterili.

 

Diphtheritic membrane : İnsan difterisine benzer biçimde, mukozaya yapışan fibrinli eksudatın oluşturduğu zar. en belirgin olarak salmonella enfeksiyonlarında, bağırsaklarda biçimlenir. Difteritik zar.

Diphtheria : Difteri. Kuşpalazı. Kuş palazı. Difteri toksini.

Diphtherial : Difteriye özgü. Difteriye ait olarak. Difteri (bulaşıcı bir hastalık) ile ilgili.

Laryngitis diphtheroidea : Gırtlağın yalancı zarlı yangısı. Larengitis difteroidea.

İngilizce Diphthongs Türkçe anlamı, Diphthongs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Diphthongs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dipthong : Aynı nefes baskısı altında boğumlanan ve tek bir ünlü değerinde olan çift ünlü: ai, ei, au, äu gibi. ing. you [yu:sen, siz], my [mai "benim"], fine [fayn: ince nazik], go [gou "gitmek"], time [taym: zaman], beer [bir: bira], loud [laud: yüksek sesli, gürültülü]; almanca auto [auto "atomobil"], haus [haus "ev"], haar [har:saç], baum [baum: ağaç], bäume [boyme:ağaçlar], zwei [tsvay: iki], it. scuola [scuola:okul] vb. || türkçede asli olarak ikiz ünlü yoktur. özbek, türkmen, karagas, azerbaycan vb. türk lehçelerinde görülen ikiz ünlüler, ana türkçedeki asli uzun ünlülerin zamanla ses değişmelerine uğrayarak ikiz ünlü durumuna dönüşmesinden oluşmuştur. yenisey yazıtlarında: üöz < öz, "kendi" yak. suoh < *yok "yok", suol < yol, "yol" küöh < kök "kök", tkm. düyp < tüp "dip", düş < düş "rüya", karag. eiş < beş "eş, yoldaş", özb. dii- < ti- "demek, söylemek", krg. beyş < beş vb. || türkiye türkçesinin yazı dilinde de ikiz ünlü bulunmaz. ancak, heceleri y, v ünsüzleri ile sonuçlanan bazı kelimelerde bunların söylenişleri bakımından bir ikiz ünlü oluşmuştur. öyle [öile], böyle [böile], söylemek [söilemek], yavru [yauru] vb. || anadolu ve rumeli ağızlarında da ünlü düşmesi ya da hece sonlarındaki y, v ünsüzleri ile yalın veya eklerle genişletilmiş kelimelerin iç seslerindeki y, v, ğ, h ünsüzlerinin eriyip kaybolmaları dolayısıyla yanyana gelen ünlüler, tek bir nefes baskısı altında birleşerek ikiz ünlüleri oluştururlar: nerei < nereye, sarei < saray, gonuşii < konuşuyor, yiit < yiğit, düün < düğün, dii < diyin "diyerek", muakkeme < muhakeme vb. kelimelerin söyleyiş değerleri bakımından || türkçede üç türlü ikiz ünlü vardır: || a- alçalan ikiz ünlü: birinci ögesi vurgulu veya sürekli, ikinci ögesi birinciye göre daha dar ve süreksiz olan ikiz ünlü: aulu < avlu, yauru < yavru, öile < öyle, öilen < öylen "öylen", köilü < köylü, geinip < giyinip, nirei < nereye vb. || b- yükselen ikiz ünlü: ikinci ögesi vurgulu veya birinci ögeye oranla daha sürekli, birinci ögesi daha süreksiz olan ikiz ünlü türü: buria < buraya,çual < çuval, uahıt < o vakit, cierim < ciğerim vb. || c- eşit ikiz ünlü: her iki ögesindeki ünlü aynı ve boğumlanma süresi eşit olan ve seyrek rastlanan ünlü türü: yağmur yaar < yağar, babayiit < babayiğit, düün < düğün vb.

 

Vowel sound : Ünlü ses.

Break : Parçalamak. Sınmak. Kırık. Bozulmak. Fırsat. Açmak. Şans. Bozmak. Ani değişim. Değişiklik.

Switch : Vurmak. Anahtar. Makas değiştirmek. Sallamak. Değişme. Gırgır ağlarında mapaların açılıp kapanmasını sağlayan düzenek. Değiştirmek. Yer değiştirmek. Değişmek.

Vowel : Ciğerlerden gelen havanın ağız kanalında herhangi bir engele uğramadan yalnız ses yolundaki daralma veya genişleme ile çeşitlenen, dil ve dudakların oluşturduğu ses: a, e, ı, i, o, ö, u, ü. Sesli harf. Ünlü harf. Ünlü. Sesli.

Diphthong : İkizünlü.

Shift : Yer değiştirme. Bir bilgi birimindeki öğeleri (ikilleri, sayamakları, damgaları) sola ya da sağa doğru taşıma, bk. aritmetiksel kaydırma, mantıksal kaydırma. Ekip. Mesai. Devirmek (içki). Yerini değiştirmek. Yönü değişmek (rüzgarın). Değişiklik. Tıkınmak. Çare.

Change : Değişmek. Değişim. Yer değiştirme. Para bütünlemek. Değiştirmek. Bozmak. Değişime uğratmak. Haline gelmek. Değişikliğe gitmek. Değişiklik.

Diphthongize : Basit bir ünlüden çift ünlüye dönüştürmek (diphthongise olarak da yazılır). (amerikan ingilizcesi) (gramer) basit bir ünlüden çift ünlüye dönüşmek.

Diphthongs zıt anlamlı kelimeler, Diphthongs kelime anlamı

Consonant : Uyuşan. Ünsüz. Sessiz. Sessiz harf. Ses uyumu olan. Ağız kanalında ve diğer ses organlarında bir engelleme, daralma veya kapanmayla ve bir ünlü yardımıyla çıkarılan ses: p, b, m; t, d; k, g; ç, c; f, v; y; h; s, z; ş, j; ğ, l, r. ünsüzler ses yolundaki boğumlanma noktalarına göre dudak, diş-dişeti, damak ve gırtlak ünsüzleri; boğumlanma sırasında ses yolunun kapanma veya daralma durumuna göre patlayıcı, sızıcı ünsüzler; ses tellerinin ton verip vermemesine göre de tonlu ve tonsuz ünsüzler olarak sınıflandırılır. boğumlanma sırasında geniz yolunun da devreye girdiği ünsüzler geniz ünsüzleridir. diğerlerine oranla daha bol ses veren ünsüzler, akıcı ünsüzler adını alır. bunlara bk. Bağdaşan. Uygun. Uyumlu.