Distinctive türkçesi Distinctive nedir

Distinctive ile ilgili cümleler

English: Japan has many distinctive traits.
Turkish: Japonya'nın pek çok ayırt edici özellikleri vardır.

English: Tom has a distinctive scar under his right eye.
Turkish: Tom'un sağ gözünün altında belirgin bir yara izi vardı.

English: The Japanese language has many distinctive characteristics.
Turkish: Japon dilinin birçok ayırt edici özellikleri var.

Distinctive ingilizcede ne demek, Distinctive nerede nasıl kullanılır?

Distinctive elements : Ayırıcı öğeler. Bir markayı başka bir markadan kolayca ayırmak için değişik yapı durumu veren çizgiler, yazılar, bezekler ya da renkler.

Distinctive feature : Nitelik bakımından bir dilbilimi birimini ötekinden, dilin bir ögesini öteki ögesinden ayırt eden belirgin özellik: a ünlüsü ile o ünlüsü arasındaki ayırt edici özellik, her ikisinin de kalın ve geniş ünlü olmasına rağmen, a’nın düz, o’nun yuvarlak ünlü; d ile t ünsüzleri arasındaki ayırt edici özellik, her ikisinin de diş sesi olmasına rağmen, d’nin tonlu diş sesi; t’nin tonsuz diş sesi; b ile v arasındaki ayırt edici özellik ise, b’nin patlayıcı çiftdudak, v’nin sızıcı dişdudak sesleri oluşundadır. Ayırıcı özellik. Ayırt edici özellik.

 

Distinctive features : Ayırıcı özellikler. Halkta ayırıcı bir izlenim uyandıran ve bu yüzden marka olabilen çizgiler.

Distinctive function : Ayırım görevi. Markanın bir eşyayı başka eşyadan ayırma işlevi.

Distinctive nature : Ayırıcı nitelik. Bir markayı başka markalardan ayıran yapısal nitelik.

Distinctiveness : Ayırt edici özellik. Açıklık. Ayırdedicilik.

Distinctive property : Ayırt edici özellik.

Distinctive ringing : Ayırtedici zil. Ayırt edici zil.

Indistinctive : Ayırt edilemez.

Distinction : Ayırtım. Ayrım. Açıklık. San. Rütbe. Nişan. Temayüz. Şöhret. Şeref. Üstünlük.

İngilizce Distinctive Türkçe anlamı, Distinctive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Distinctive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exceptional : Şaz. Müstesna. Nadir. Ender. İstisna. Çok iyi. Olağanüstü. Ayrıklı. İstisnai.

Cliquiest : Kapalı. Yeni gelenleri pek hoş karşılamayan (bir grup insanın, ayrıca cliquey diye telaffuz edilen). Ayrıcalıklı.

Dissimilar : Başka. Benzemez. Ayrımlı. Değişik. Ayrı. Benzer olmayan.

Marked : Çizili. Markalı. Damgalı. Dikkat çekici. Ehemmiyetli. Mimli. Göze çarpan. Bariz. İşaretli.

 

Dedicated : İşine kendini adamış. Adanmış. İthaf olunmuş. Tahsisli. Verilmiş. Ayrılmış. Atanmış. Kendini işine adamış.

Dioristic : Belirleyici.

Classifiable : Sınıflandırılabilir. Sınıflandırılabilir olan.

Esoterical : Hususi. Mektum. Anlaşılması zor. Belirli bir grup tarafından anlaşılan veya onlara hitap eden. Saklı. Gizli.

Genuine : Gerçek. İçten. Halis muhlis. Asıl. Öz. Saf. Hakiki. Hilesiz. İçi dışı bir.

Characteristic : Kişisel özellik. Bir nesnenin gözlenmeye, bölütlenmeye ve çözümlenmeye elveren ayırıcı özellikleri, bk. bölütleme, küme (sayımsal). Özgelik. Nitelik. Bir canlıyı meydana getiren göz rengi, saç rengi vb. gibi karakterlerin her biri. Alamet. Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan nitelik, anlamdaş ıralgın. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Vasıf.

Distinctive synonyms : classifiers, apparent, specifical, dispersive, ad hoc, different, significative, dividing, blazing, originals, delimiters, cliquier, uniques, data, disconnector, dissolutive, a far cry from, distinguisher, alien, disconnecting, distinct, diacritic, peculiar, discrete, one of a kind, all that, typical, severalizing, delimiter, airs, differentiator, classifier, deviational.

Distinctive zıt anlamlı kelimeler, Distinctive kelime anlamı

Uncharacteristic : Tipik olmayan. Kendine özgü olmayan. Karakteristik olmayan. -e özgü olmayan.

Unidentifiable : Tanımlanamayan. Farkedilemez. Teşhis edilemez. Tanımlanamaz. Ayırt edilemez.

Distinctive ingilizce tanımı, definition of Distinctive

Distinctive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Marking or expressing distinction or difference. Peculiar. Characteristic. Distinguishing.