Districted türkçesi Districted nedir

Districted ingilizcede ne demek, Districted nerede nasıl kullanılır?

District attorney : Bölge savcısı. Bölge başsavcısı. Savcı.

District bank : Bölgesel banka.

District council : İlçe meclisi. Belediye meclisi.

District court : Kaza mahkemesi. Bölge mahkemesi. Yerel mahkeme.

District exchange : Bölge alısün santralı.

Administrative district : İdari bölüm. İdari bölge. Kaza.

Assessment district : Vergi kapsamına giren taşınmaz malların değerinin saptandığı bölge. Değerleme bölgesi.

District manager : Bölge yöneticisi. Bölge müdürü. Taşra şube müdürü.

District judge : Bölge hakimi. Bölge yargıcı.

District of columbia : Amerika'da federal bölge. (d.c.) amerika birleşik devletleri başkentinin bulunduğu federal bölge. Amerika birleşik devletleri'nin doğu kıyısında bulunan federal bölge ( amerika birleşik devletleri'nin başkenti-washington ile aynı alanı paylaşıyor). Columbia bölgesi.

İngilizce Districted Türkçe anlamı, Districted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Districted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Neighbourhood : Civar. Belirli bir yerde, bir mahallede yaşayan ailelerin doğum, evlenme, sünnet, yıkım ve ölüm sırasında; ev yapımında, ekip biçmede, araç -gereç sağlanmasında; çocukların, delikanlıların, yaşlıların, dulların, genç kızların gözetim ve bakımında; hakların korunmasında birbirlerine yardım etmeleri, dayanışmaları. Mahalle. Çevre. Konu komşu. Merkezi yer.

 

Zonate : Kuşaklamak. Şeritlemek. Bölmek. Bölümlere veya kısımlara ayrılmış. Alanlara ayırmak.

Enclave : Kuşatılmış toprak. Yabancı topraklarla çevrilmiş bölge. Yabancı ülkelerle kuşatılmış bir bölge. Yerleşme bölgesi. Dışa kapalı yerleşim bölgesi. Etrafını çevirmek. Enklav. Bütünüyle ya da büyük bölümüyle komşu devletin topraklarıyla çevrilmiş ülke. Yerleşim bölgesi.

Deme : Eski grek halkı.

Vicinage : Çevre. Civar. Etraf. Komşuluk.

Arrondissement : Fransa'da komünden küçük yerel idare.

Community : Halk. Eşler arasındaki mal ortaklığı. Komünite. Ortak yön. Müşterek tasarruf. Biyoloji, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Topluluk. Millet. Yeryüzünün belli bir bölgesinde yaşayan ve düşünce, duygu, ilgi ve uğraşı bakımından ortak özellikler taşıyan, kimi durumlarda aralarında akrabalık bağları da bulunan insan topluluğu. Birbirleriyle çok sıkı işbirliği kurarak ortak bir yaşam savaşı sürdüren, belli bir yerde ve bir arada oturan ailelerden oluşan birlik, bk. yerel bölük, köy topluluğu, krş. soy, sınıf, boy, oymak, akrabalık.

 

Cutting : Kertik. Yol açma. Doğrama. Dal çeliği. Çelik. Yol. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kurgu hazırlığı. Tünel. Bir filmin kaba kurgusuna hazırlık olarak kesilmesi işi.

Protectorate : Sömürge. Güçlü bir devletin koruma ve denetimi altında olan devlet. Himaye altında devlet. Daha güçlü başka bir devletçe kontrol edilip korunan devlet. Koruyuculuk. Büyük ülkenin idaresi. Hamilik. Kral vekilliği. Güçlü bir devletin, zayıf bir devleti kendi yetkisi altında tutması.

Counties : Abd ilçe. Eyalet. Eyaletteki yerel yönetim bölgesi. Vilayet. Kontluk. İl. İdari bölge. Yerel idarelerin en küçük birimleri. Kont.

Districted synonyms : british east africa, city district, british west africa, marchland, congressional district, border district, out of bounds, associated state, classified, localities, compartment, the county, districts, colours, confined, fractions, jurisdiction, pennons, territorial dominion, county, territorial division, cutoffs, colors, the shires, amputation, borough, possession, vill, territorialized, oriflamme, circumscriptions, pennon, precinct.

Districted zıt anlamlı kelimeler, Districted kelime anlamı

Unclassified : Sınıflandırmaya girmeyen. Gizli olmayan. Sınıflandırılmamış. Sınıflandırmaya girmemiş. Karışık. Tasnif dışı.

Unrestricted : Sınırlamasız. Serbest. Sınırlanmamış. Kısıtlanmamış. Sınırsız. Aşırı. Tahdit edilmemiş. Kısıtsız. Kısıtlamasız.

Free : Bedava. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Bağımsız. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Rahatlatmak. Serbestçe. Serbest. Beleş. Özgür.

Districted antonyms : unmodified, unconfined.