Divan solakları nedir, Divan solakları ne demek

Divan solakları; Tarih alanında kullanılan bir terimdir.

Tarih terimi olarak anlamı:

Divanın korunmasını sağlamak ve gösterişini artırmak için kullanılan görevliler.

Divan solakları tanımı, anlamı

Sola : Sulak toprak. Söyle. hlk. Süt kesen hastalığı

Solaklar : Bolu şehrinde, Seben ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. İzmir ilinde, Kiraz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kayseri şehrinde, Pınarbaşı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Sakarya şehrinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Divan : Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis. Sedir. Meclis. Divan edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladıkları eser.

Solak : Genellikle sol elini kullanan kimse. Yeniçeri Ocağının, padişahın gözeticiliğini yapan asker sınıfı.

Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Elde etmek, sahip olmak.

Artırmak : Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.

 

Gösteriş : Gösterme işi. Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, alım çalım, kurum. Görkem. Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık.

Sağlama : Sağlamak işi. Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılmış olan kontrol işlemi, mizan.

Korunma : Korunmak işi.

Artırma : Artırmak işi. Açık artırma.

Gösteri : İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.

Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Sağlam : Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli. Gerçek, inanılır bir temeli olan. (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak. Zarar görmemiş, bozulmamış. Güvenilir.

Korun : Üst derinin en dış tabakası.

Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.

 

Koru : Bakımlı küçük orman.

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

Artı : Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.

Diğer dillerde Divan sicilleri anlamı nedir?

Osmanlıca Divan sicilleri : sicillat-ı divan-ı hümayun