Doğan nedir, Doğan ne demek

Doğan; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus)

Biyoloji'deki anlamı:

Kartallar (Falconiformes) takımının, Kartalgiller (Falconidae) familyasından, 42-52 cm kadar uzunlukta, sırtı kül rengi ve enine çizgili, bütün dünyada rastlanan bir tür.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Yer dokumasında kullanılan üç ağaç bacak. (Güllüce *Gümüşhacıköy -Amasya)

Zooloji alanındaki anlamı:

(Falco peregrinus) Kartallar (Falconiformes) takımının kartalgiller (Falconidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 42-52 cm. Sırtı külrengi ve enine çizgilidir. Hemen bütün dünyada rastlanır. Diğer doğan türleri için kartalgillere bakınız.

Doğan isminin anlamı, Doğan ne demek:

Erkek ismi olarak; Doğan, dünyaya gelen. Kartalgillerden, alıştırılarak kuş avında kullanılan, yırtıcı bir kuş.

İngilizce'de Doğan ne demek? Doğan ingilizcesi nedir?:

peregrine falcon, peregrine

Fransızca'da Doğan ne demek?:

naissant, ante, faucon pèlerin

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Şırnak ili, Uludere belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kahramanmaraş ili, Elbistan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Aydın şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Muğla ilinde, Yatağan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Muğla ili, Yerkesik bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

 

Doğan hakkında bilgiler

Doğan, gündüz yırtıcı kuşları (Falconiformes) takımından Falconidae (doğangiller) familyasından Falco cinsini oluşturan yırtıcı kuş türlerinin ortak adı. Bazı türlerine kerkenez adı verilir.

Doğanlar yuvalarını genellikle,sarp kayalıkların kenarına nadir olarak da terk edilmiş yuvalara kurarlar. Her kuluçka döneminde dişi kuş, kabuğu kirli beyaz üstüne kızılımsı kahverengi benek ve lekelerle süslü dört ya da beş yumurta bırakır. Kuluçka süresi yaklaşık 28-35 gündür ve yumurtadan çıkan yavrular 35 gün kadar yuvada kalarak ana-babası tarafından beslenir.

Doğanlar, güçlü kanatlarıyla havayı yararak hızla ve düz bir çizgi boyunca uçarlar. Bazı türler, yerdeki avın üstüne atlamak için uygun zamanı kollarken, kanatlarını hızla çarparak havada daireler çizebilir.

Avların niteliği, boyutları ve avlanma yöntemi türlere göre değişir; kimisi kendi boyutlarındaki ya da daha küçük kuşları havada avlarken, bir bölümü de tavşan, fare, kertenkele ve böcek gibi hayvanlarla beslenir.

 

Doğan ile ilgili Cümleler

  • Doğanın yasalarına karşı gelemezsiniz.
  • Doğan güneş ne kadar güzel!
  • Yeni doğan bir bebek kolayca hastalanır.
  • Ayı sansarı zayıf ve hasta hayvanları öldürerek doğanın temizlik ekibini oluşturuyor.
  • Doğanın dengesi kırılgandır.
  • Ocak, Şubat ve Mart aylarında doğan insanlar; lütfen buraya toplanın.
  • Vezir aslında doğan görünümlü şahin.
  • Ben doğanın tadını çıkarmak için buraya geldim.
  • Kalp krizi geçirmenin her zaman doğanın senin öldüğünü anlatma şekli olduğunu düşündüm.
  • Doğanın güzelliği değerlidir.
  • Denizde doğan bebeklere ne olur?

Doğan tanımı, anlamı:

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Küçük abdest. Niceliği az olan. Yaşı daha az olan. Değersiz, önemsiz. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Kısık, parlak olmayan (ses). Niteliği aşağı olan, bayağı. Geri aşamada.

Fare : Düz bir yüzey üzerinde yuvarlanan bir top aracılığıyla imlecin hareketini sağlayan elektronik araç. Sıçangillerden, küçük vücutlu, kemirgen, memeli hayvan (Mus).

Yırtıcı : Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan). İş bitiren, mahir. Tiz, yüksek (ses). Kan dökmekten, insan öldürmekten zevk alan (kimse).

Akdoğan : Kartalgillerden bir tür doğan, aksungur.

Bozdoğan : Yeniçeriler tarafından kullanılan ve atların eyerlerinde asılı duran altı toplu gürz. Aydın iline bağlı ilçelerden biri. Bir doğan türü (Falco aesalon).

Çakırdoğan : Yırtıcı kuşlardan bir tür doğan, tuğrul (Accipiter gentilis).

Delice doğan : Kartallar takımının kartalgiller familyasından bir tür kuş (Falco subbuteo).

Gökdoğan : Kuzey yarım kürede yaşayan bir tür göçmen kuş (Accipitridae).

Sardoğan : Sarı renkli bir tür doğan.

Doğan anası olma doğuran anası ol : "bir çocuk, annesinin değerini ancak kendisi de çocuk sahibi olduktan sonra anlar" anlamında kullanılan bir söz.

Doğancı : Avcı doğan yetiştiren veya doğanla avlanan kimse.

Doğanhisar : Konya iline bağlı ilçelerden biri.

Doğankent : Giresun iline bağlı ilçelerden biri.

Doğanşar : Sivas iline bağlı ilçelerden biri.

Doğanşehir : Malatya iline bağlı ilçelerden biri.

Doğanyol : Malatya iline bağlı ilçelerden biri.

Doğanyurt : Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

Kutsuz kuşun yuvası doğan yanında olur : "talihsiz kişi, her an kendisine saldıracak güçlü kimselerle yan yana bulunur" anlamında kullanılan bir söz.

Kartalgiller : Omurgalı hayvanlardan kuşlar sınıfının, kartallar takımının gündüz yırtıcıları alt takımına giren büyük bir familyası.

Sırt : İnsanın üstü. Dağların veya tepelerin üst bölümü. Kesici araçların kesmeyen kenarı. Omurgalı veya omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Bir şeyin üstü, üst bölümü. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı.

Çizgili : Üzerinde çizgi bulunan.

Beslenen : Sönümsüz.

Kuşlar : Çok hücreli hayvanlardan, omurgalıların geniş bir sınıfı.

Takım : Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Takım elbise. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Sigara ağızlığı.

Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.

Doğan anası olma, doğuran anası ol : “bir çocuk, annesinin değerini ancak kendisi de çocuk sahibi olduktan sonra anlar” anlamında kullanılan bir söz.

Doğan burunlu : Yumru, toparlak burunlu, şahin burunlu

Doğanağ : Rahim, dölyatağı

Doğanah : Rahim, dölyatağı. Yük, denk sarılacak iplerin ucuna geçirilen ağaç halka. Hayvanların ön ayaklarını topuklarından birbirine bağlayan kayış ya da ip.

Doğanak : Yük, denk sarılacak iplerin ucuna geçirilen ağaç halka Yük bağlanan iplerin ucuna takılan a-ğaç çengel.

Doğanalan : Bursa ili, Söğütalan bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Tunceli ili, Gedikler bucağına bağlı bir yer.

Doğanalanı : Adana şehrinde, Tepecikören nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Doğanalp : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Doğan, dünyaya gelen yiğit.

Doğanay : Bir kız ismi olarak anlamı; Doğan, dünyaya gelen kimse Ayın ilk günleri. Bir erkek ismi olarak anlamı; Doğan, dünyaya gelen güzel. Ayın ilk günleri. Eskişehir şehrinde, Çifteler ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Rize ili, Ardeşen ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Rize ilinde, Fındıklı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Doğanbaba : Burdur kenti, Yeşilova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Diğer dillerde Doğan anlamı nedir?

İngilizce'de Doğan ne demek? : adj. rising, orient, nascent

n. falcon, hawk

Fransızca'da Doğan : faucon [le], busard [le]

Almanca'da Doğan : n. Falke, Wanderfalke

Rusça'da Doğan : n. сокол (M)

adj. восходящий, вытекающий, рожденный