Doğubilimci nedir, Doğubilimci ne demek

Doğubilimci; Halk Bilimi, Yazın alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Dil, masal ve öteki halkbilim ürünlerinin doğu kaynaklı olduklarını savunan bilim adamı. bk. doğubilimci okul.

Teknik terim anlamı:

Doğu uluslarının dil, yazın, sanat ve halkbilgisi gibi değerleriyle uğraşarak o konularda bilgin olan kişi.

Doğubilimci kısaca anlamı, tanımı

Doğubilim : Doğu ülke ve uluslarının dilleri, tarihleri, töreleri ve benzerleri konular üzerinde uğraşan bilime verilen ad

Doğu : Güneşin doğduğu ana yön, gün doğusu, şark, maşrık, batı karşıtı. Bu yönde olan, Şarki. Avrupa'ya göre Asya ve Kuzeydoğu Afrika'nın bir bölümü. Güneşin 21 Mart'ta ve 23 Eylül'de doğduğu 0,90°'lik yön. Güneşin doğduğu yöndeki ülkeler bölgesi, Şark, Batı karşıtı. Bulunulan yere göre güneşin doğduğu yönde kalan bölge.

Doğubilimci okul : Dil ve halkbilim ürünlerinin doğu kaynaklı olduğunu savunanların kurdukları bilimsel okul.

Bilim adamı : Bilimsel çalışmalarla uğraşan kimse, bilim kadını, bilim insanı, bilgin, âlim.

Halkbilgisi : Halkbilimin, çevreyi oluşturan canlı, cansız doğal nesnelerle ilgili inanç ve uygulamaları konu alan dalı. bk. halk bitkibilimi, halk hayvanbilimi, halk havabilgisi, halk yıldızbilimi, bakı. karşılığı halkbilim. (halkbilim) Bir toplulukta yaşıyan inanları ve alışkıları, söylenen türkü, masal, fıkra, atalar sözü, bilmece, tekerleme, efsane gibi varlıkları inceleyip o topluluğun yaşayış ve duyuşunu anlamağa çalışan bilim.

 

Halkbilim : Belli bir ülkede yaşayan halkın kültür ürünlerini; geleneklerini, törelerini, inanışlarını, müziğini, oyunlarını, masallarını, efsanelerini, türkülerini, geleneksel tiyatrosunu, halk hekimliğini, konut yapımını, araç-gereçlerini ve benzerleri inceleyen bilim. a. bk. bölgesel budunbilim. Toplumların, halk katmanlarının tinsel ve özdeksel kültürlerini; tarihsel, toplumsal ve coğrafyasal boyutlarıyla bu boyutların birbirleriyle ilişkilerini saptayarak kaynak, evrim, yayılım, değişim, etkileşim gibi daha birçok sorunlarını kendine özgü yöntemler yardımıyla çözmeye, bu arada, bu oluşumlarla ilgili sonuç, kural, kuram ve yasaları bulmaya çalışan bilim dalı. bk. halk yaşambilimi, halk kültürbilimi, halkçizim. [Bakınız: halkbilgisi]. Halk bilgisini inceleyen bilim dalı. Bir toplulukta yaşayan kişileri, onların gelenek ve göreneklerini masal, atasözü, türkü ve benzerleri yazın ürünlerini araştırıp o toplumun yaşayış ve duygularını inceleyen bilim. (Daha kısa bir söyleyişle, bir toplumun tinsel uygarlığını ve zenginliğini inceleyen bilim dalı.).

Kaynaklı : Belli bir kaynaktan gelen. Kaynak yapılmış. Eğlenceli. Kaynak yapılmış olan. Ağrı ilinde, Hamur ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kilis şehrinde, Musabeyli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa ilinde, Çamlıdere nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

 

Kaynak : Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.

Bilgin : Bilimsel bir konuda çok bilgisi olan kimse, bilimci, âlim.

Bilgi : İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Bilim.

Öteki : Diğeri, öbürü. Öbür, diğer. Sözü edilen veya benzer iki nesneden önem ve konum bakımından uzakta olan. Mevcut kültürün içinde dışlanmış olan.

Yazın : Yaz mevsiminde, yaz aylarında. Edebiyat.

Uğraş : Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet.

Sanat : Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Zanaat. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.

Masal : Genellikle halkın yarattığı, hayale dayanan, sözlü gelenekte yaşayan, çoğunlukla insanlar, hayvanlar ile cadı, cin, dev, peri vb. varlıkların başından geçen olağanüstü olayları anlatan edebî tür. Boşuna söylenmiş söz.

Savun : “. “Karşı koy, kendini koru, müdafaa et” anlamında kullanılan bir isim. Şölen, ziyafet.”.

Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.

Diğer dillerde Doğubilimci anlamı nedir?

İngilizce'de Doğubilimci ne demek ? : orientalist

Osmanlıca Doğubilimci : müsteşrik, şarkiyatçı