Dolakalmak nedir, Dolakalmak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Bollaşmak, yığılmak, yığılıp durmak.
[Bakınız: dolağalmak].
Birdenbire dolmak, doluvermek.
Dolakalmak tanımı, anlamı
Dolak : Tozluk yerine bacaklara ayak bileğinden dize kadar dolanan ensiz ve uzun kumaş parçası. Boyun atkısı. Başörtüsü, yazma
Dolağalmak : Bollaşmak, yığılmak, yığılıp durmak.
Doluvermek : Çok çabuk veya kısa zamanda dolmak.
Birdenbire : Ansızın.
Doluverme : Doluvermek işi.
Bollaşmak : Bol duruma gelmek.
Yığılmak : Yığma işine konu olmak veya yığma işi yapılmak. Düşmek, yıkılmak, kendini tutamayıp çökmek. Çok sayıda birikmek, toplanmak.
Bollaşma : Bollaşmak işi veya durumu.
Yığılma : Yığılmak işi, kalabalıklaşma.
Birden : Bir defada. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada. Ansızın.
Yığılı : Yığılmış olan.
Durmak : Hareketsiz durumda olmak. Ara vermek. Varlığını sürdürmek. Birisinin malı olarak bulunmak ya da o malla ilişkisi olmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Dinmek, kesilmek. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Beklemek, dikilmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Yaşamak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Kalmak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Var olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.
Dolmak : Dolu duruma gelmek. Bitkiler olgunlaşmak, erginleşmek. Sabrı tükenip öfkesi taşacak duruma gelmek. Bir yerde pek çok eşya veya kimse toplanmak, kalabalık duruma gelmek. Bir yere iyice yayılmak, kaplamak. Süre, hesap tamamlanmak.
Dolma : Dolmak işi. Üç sigara kâğıdına bolca sarılmış esrar. Yalan, hile, dalavere. Tavuk, kuzu gibi hayvanların veya biber, domates vb. sebzelerin içine pirinç ve başka şeyler doldurularak pişirilen yemek. Doldurularak yapılan.
Dolağ : Ayağa, sıcak tutması için sarılan yün kumaş.
Durma : Durmak işi.
Birde : Birdenbire. Birden, aniden.
Yığıl : Hafif. Ölçekleme yordamında değişik sınarların, ölçek konumlarını belirlemek üzere yargıcılarca içine sokulduğu küme.
Dolu : Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü. Çok olan (iş, uğraş, olay vb.). İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı. İçki doldurulmuş bardak. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan. Boş vakti olmayan, meşgul. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar). Tornacılıkta delik açılmamış (gereç). Bir yerde sayıca çok. Bir duygunun güçlü etkisinde olan.
Yığı : Başağın taneli kısmı, taneleri. Yığı etdik, yedik. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi.
Diğer dillerde Dokuzuncu tür dağılım anlamı nedir?
İngilizce'de Dokuzuncu tür dağılım ne demek ? : type ix distribution

Bu kısımda Dolakalmak nedir? Dolakalmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dolakalmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dolakalmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.