Dolay nedir, Dolay ne demek

  • Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar

"Dolay" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Yaratma heyecanı içinde yorulma denen şey onun dolayına uğramazdı." - H. Taner

Yerel Türkçe anlamı:

Sınır.

Dönemeç, viraj

Etraf, çevre.

Tepelerin derelere doğru uzanan girintili çıkıntılı yerleri. 3.bk. dolamaç.

Bir yanı dağ olan yol ve suyun kıyısında bir şerit gibi uzanan kara parçası.

İnsan ya da herhangi bir varlığın belden aşağı kısmı.

Uzak akrabalık için kullanılır: O bizim dolaydan akrabamızdır.

Dağın eteği.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Bir düzgün uzayda düzgünlük içinde bulunan kümelerden her biri.

Diğer sözlük anlamları:

Muhit, çevre, etraf.

Çepçevre, fırdolayı, dairen-mâdâr

Dolay isminin anlamı, Dolay ne demek:

Erkek ismi olarak; Etraf, çevre.

İngilizce'de Dolay ne demek? Dolay ingilizcesi nedir?:

entourage

Fransızca'da Dolay ne demek?:

limbe

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Sinop kenti, Ayancık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Tokat ilinde, Reşadiye belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Dolay anlamı, kısaca tanımı:

Dolay kutupsal : Kutup yakınında olan.

Dolayı : Ötürü. Çevrede, etrafta bulunan.

Dolayı dolayı : Dönerek.

Dolayısıyla : Nedeniyle. Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak.

 

Dolaylama : Tek kelimeyle belirtilebilecek bir kavramı güçlü ve etkin bir anlatım için birden fazla kelimeyle anlatma: Atatürk yerine büyük kurtarıcı veya Ankara yerine Türkiye'nin kalbi demek gibi.

Dolaylı : Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan, vasıtalı, bilvasıta, endirekt.

Dolaylı anlatmak : Anıştırmak, ima etmek.

Dolaylı özne : Sözde özne.

Dolaylı tümleç : Fiilin anlamını bütünleyen ve yönelme, kalma, çıkma durumlarından birinde bulunan veya edat alan tümleç.

Dolaylı vergi : Yükümlüsü önceden bilinmeyen, malı satın alanı yükümlendiren, tüketiciden alınan vergi.

Dolaysız : Doğrudan doğruya olan, vasıtasız, bilavasıta. Araya herhangi bir araç girmeden.

Dolaysız vergi : Yükümlüsü önceden bilinenden doğrudan doğruya alınan vergi.

Civar : Yöre. Dolay. Yakında olan.

Dolay dolay : Çepçevre.

Dolay kandaşlığı : Kardeşler, amca, dayı ve hala çocukları arasındaki yakınlık.

Dolay kutupsal yıldız : (astronomi)

Dolayabilme : Dolayabilmek işi.

Dolayabilmek : Dolamaya gücü yetmek.

Dolayan : Etraf, çevre

Dolayı yan : Etraf, çevre yan

Dolayısıyle :

Dolaylamak : Bir şeyin, bir yerin çevresinde dolaşmak. Bir şeyin etrafını çevirmek.

 

Dolaylamalı çekim : Kazanmış olacak idim gibi birçok kelimeden meydana gelen çekim şekli.

Dolay ile ilgili Cümleler

  • Tom'un yaptığı şeyden dolayı şoka girdik.
  • Fırtınadan dolayı kayıp çocuğu arayamadık.
  • Ali sevgilisi Mary'in yokluğundan dolayı acı çekiyor.
  • Onun yokluğundan dolayı hayal kırıklığına uğradık.
  • Dolayısıyla o tartışmanın hiçbir anlamı kalmamış oluyor.
  • Boru hattında çıkan patlamadan dolayı bütün alan sular altında kaldı.
  • Dolaylı konuşmayı kes.
  • Yorgunum dolayısı ile git ve başka birine rahatsızlık ver.
  • Belki şeyler bir nedenden dolayı meydana gelir.

Diğer dillerde Dolay anlamı nedir?

İngilizce'de Dolay ne demek? : n. surroundings, environs, vicinity, adjacencies

Fransızca'da Dolay : alentours, contour [le], abords, pourtour [le]

Almanca'da Dolay : n. Gegend, Nähe, Umkreis

Rusça'da Dolay : n. окрестность (F), пригород (M), вираж (M)

adv. вокруг