Dorsal horn türkçesi Dorsal horn nedir

  • Balıklarda omuriliğin enine kesitinde x harfi şeklinde görülen boz maddenin dorsal kolları.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Balıklarda omuriliğin enine kesitinde “x” harfi biçiminde görülen boz maddenin dorsal kolları.
  • Dorsal boynuz.

Dorsal horn ingilizcede ne demek, Dorsal horn nerede nasıl kullanılır?

Dorsal : Arkaya ait. Bir hayvanın ya da hayvanın bir parçasının üst yüzeyi; yerde yatay duran bir canlının üst yüzeyi. dorsal. Sırt ile ilgili. Sırtta olan. Sırt. Sırtla ilgili. Dorsal. Arka. Sırt biçimli.

Horn : Haliç kolu. Anten. Birçok toynaklı hayvanların başlarında taşıdıkları ve özellikle saldırma, savunma silahı olarak kullandıkları sert ve içi boş uzantı. boynuz şeklindeki herhangi bir çıkıntı. Bolluk simgesi. Duyarga. Boynuzlamak. Klakson. Kalkmış penis. İçindeki bir zarın titremesiyle ses çıkaran, çevreyi uyarma aygıtı.

Dorsal aorta : Amfiyoksüslerde sırt bölgesinde uzanan iki ana atardamar olup birleşerek tek bir damar halinde vücudun ardına doğru uzanır. Sırt aortu.

Dorsal cavity : Sırt boşluğu.

Dorsal diaphragm : Sırt diyaframı. Böceklerde, yürek ve sırt damarı ile bunların bulunduğu boşluğu iç organlardan ayıran bölge.

Dorsal fin : Balıklarda, vücudun sırt bölgesinde bulunan bir veya fazla sayıdaki yüzgeçler, dorsal yüzgeç. Sırt yüzgeçi. Balığın kafa ile kuyruk arasında bulunan yüzgeçi. Sırt yüzdeci. Balıklarda, vücudun sırt bölgesinde bulunan bir ya da daha fazla sayıdaki yüzgeçler. dorsal yüzgeç. Sırt yüzgeci. Dorsal yüzgeç. Sırt kanatçığı.

 

İngilizce Dorsal horn Türkçe anlamı, Dorsal horn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dorsal horn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller.

 

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Acacia : Akasya. Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya sakızı. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Dorsal horn synonyms : a site, a chromosome, abductor muscle, a cell, abiotic factor, aardvark.