Down in the dumps türkçesi Down in the dumps nedir

Down in the dumps ingilizcede ne demek, Down in the dumps nerede nasıl kullanılır?

Down : Bozuk. Aşağısına doğru. Aşağıya doğru. Beri. Yıkmak. Yere sermek. Çökmek. Çabucak içmek. İndirmek.

In : De. İçinde. İçine. İçeri doğru yönelen. Olarak. İçeri. İç. İktidardaki. Dahili. Halinde.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Dumps : Neşesizlik (gayriresmi). Gam. Depresyon. Keder. Üzüntü. Mutsuzluk. Neşesizlik. Kuruntu. Hüzün. Üzücü durum.

Down in the country : Taşrada. Köyde.

Down in the mouth : Üzgün. Keyifsiz. Cesareti kırılmış. Karamsar. Sıkıntıda. Karadenizde gemileri batmak. Morali bozuk. Depresyonda. Üzgün görünmek. Neşesiz.

Come down in the world : Durumu bozulmak. Feleğin sillesini yemek. Eskiyip yıkılmaya yüz tutmak. Düşmek. Daha kötü bir yaşam sürmeye başlamak. Hayatta başarısızlığa uğramak. Gerilemek. Attan inip eşeğe binmek. Biri eskiden sahip olduğu para ve prestijini kaybetmek. Yoksullaşmak.

 

Be down in the dumps : Çok mutsuz gözükmek. Çok neşesiz olmak. Melankolik bir halde olmak. Canı sıkkın olmak. Karadeniz'de gemileri batmış gibi durmak. Melankoliye düşmek. Neşesiz olmak. Çok mutsuz olmak.

Be in the dumps : Keyifsiz olmak. (yatırım) başarısız olmak. Üzgün olmak. (yatırım) çöpe gitmek.

İngilizce Down in the dumps Türkçe anlamı, Down in the dumps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Down in the dumps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agonised : Acı çektiğini belli eden. Acılı. Üzüntülü (ayrıca agonized). Acı ve kaygıyla nitelendirilen. Istırap ile tanımlanan. Aşırı derecede üzücü.

Bluest : Açık saçık. Çürümüş. Çivit. Müstehcen. Har vurup harman savurmak. Çarçur etmek. Deniz.

Crestfallen : Meyus. Kırgın. Başı önüne eğilmiş. Kederli. Yılgın. Düş kırıklığına uğramış. Mahzun. Süngüsü düşük.

Disgruntled : Canı sıkılmış. Düş kırıklığına uğramış. Kırgın. Hoşnutsuz. Şikayetçi. Huysuz. Ters huylu.

In a tight spot : Darda. Zor durumda.

Uncheerful : Neşeli olmayan. Sevinli olmayan. Neşesiz.

In the blues : Efkarlı. Melankolik.

Heavyhearted : Kederli. Karamsar. Kasvetli. Neşesiz.

Saddened : Müteessir. Umutsuz. Moralinin bozulmasına sebep olmuş. Mutsuz olmasına sebep olmuş.

Broken : Kırılmış. Dilbilgisi kurallarına uymayan (bir yabancının konuşması). Taşlı. İhlal edilmiş. Ezik. Kırık. Yıkılmış. Tutulmamış. Bozuk.

Down in the dumps synonyms : doldrums, unfortunate, careworn, bleakest, heartbroken, at a pinch, bothered, demoralised, dolefuller, bluer, gloomy, disappointed, blue, in poor spirits, stranded, aggrieved, cheerless, has nothing to do, heart sick, ailing, harried, down and out, bummed, crumpled up, having nothing to do, het up, demoralized, miserable, in bits, cast down, hollower, mirthless, sick at heart.