Dpi türkçesi Dpi nedir

  • Harcanabilir kişisel gelir.
  • (bilgisayar) grafik gereçlerinde (yazıcı veya tarayıcı gibi) çözünürlük ölçme birimi.
  • Bir ülkede genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde o ülke vatandaşlarının kişisel gelirlerinden gelir vergisi düşüldükten sonra kalan gelir büyüklüğü.
  • Nokta veya inç.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Dots per ınch (inç başına nokta).
  • İnç başına nokta.

Dpi ile ilgili cümleler

English: That child dug a tunnel in the sandpit.
Turkish: Şu çocuk kum havuzunda bir tünel kazdı.

Dpi ingilizcede ne demek, Dpi nerede nasıl kullanılır?

Codpiece : 15. ve 16. yüzyıl avrupasında erkeklerin cinsel bölgelerini saklamak amacıyla giydikleri kumaş parçası. Erkeklerin cinsel organlarını örtmek için pantolon üzerine giydikleri küçük dekoratif kese (15. ve 16'ncı yüzyıllarda giyilen).

Codpieces : Erkeklerin cinsel organlarını örtmek için pantolon üzerine giydikleri küçük dekoratif kese (15. ve 16'ncı yüzyıllarda giyilen). 15. ve 16. yüzyıl avrupasında erkeklerin cinsel bölgelerini saklamak amacıyla giydikleri kumaş parçası.

Endpiece : Uçtaki. Uç. Baş.

Fieldpiece : Hafif top. Sahra topu.

Fieldpieces : Hafif top. Sahra topu.

Headpins : Oyuncuya en yakın labut. Oyuncuya en yakın labut (bowling). Baş labut.

 

Headpin : Oyuncuya en yakın labut (bowling). Baş labut. Oyuncuya en yakın labut.

Handpicking : Elle toplamak. Aradan seçmek. Özenle seçmek. Dikkatle toplamak. Elle toplama. Tavuklama.

Nigger in the woodpile : Çapanoğlu. Bityeniği. İşin zor tarafı.

Handpick : Aradan seçmek. Özenle seçmek. Dikkatle toplamak. Elle toplamak.

İngilizce Dpi Türkçe anlamı, Dpi eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dpi ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Denseness : Koyuluk. Sıkışıklık. Darlık. Bir maddenin bir mililitresinin gram olarak ağırlığı. her birim alandaki birey sayısı, dansite, konsantrasyon. Sıklık. Kesiflik. Kesafet. Yoğunluk. Kalınlık.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Density : Koyuluk. Sıkışıklık. Bir maddenin hacim ağırlığının, standart olarak alınan başka bir maddenin aynı hacminin ağırlığına oranı, dansite. Kalınlık. Sıkılık. Ağırlık (yazıda). Özgül ağırlık. Belli büyüklükte bir alana düşen kişi, aile, ya da konut birimi sayısı. kentbilimde, yoğunluk, genellikle, hektar başına hesaplanır. Yoğunluk. Sıklık.

Disposable income : Vergiler kesildikten sonra harcama veya tasarruf amacıyla bir kimseye kalan net gelir. Harcanabilir gelir. Safi gelir. Kullanılabilir gelir. Hanehalkının bir yıl içinde tüketim ve tasarruf biçiminde kullanabileceği toplam gelir. bir ülkede genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde kişisel gelirden gelir vergilerinin çıkarılmasıyla bulunan gelir. Kullanılabilir. Net gelir.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Dpi synonyms : fws, us fish and wildlife service, interior department, united states fish and wildlife service, national park service, executive department, a group shares, interior, a change in demand, a shift in individual demand, a shift in supply, department of the interior, abnormal budget, a type mutual funds, a change in individual demand, disposable personal income, abolition of forced labour convention, bits per inch, dots per inch, a shift in demand.