Drama nedir, Drama ne demek

  • Dram

Drama hakkında bilgiler

Drama oyuncular için yazılan bölümleri duygusal - kurgu ile canlandırma sanatıdır.

En kabul gören bir tanıma göre drama; bir sözcüğü, bir kavramı, bir davranışı, bir tümceyi, bir fikri ya da yaşantıyı veya bir olayı, tiyatro tekniklerinden yararlanarak oyun ya da oyunlar geliştirerek öyküleştirmektir. Yunanca'da hareket anlamına gelen “dran” eyleminden çekimlenmiştir. Çocuk Psikolojisi'nde ise drama, yaşamı, hayatı tanıtmak anlamına gelir.

Dramalar medyanın çeşitliliğinde canlandırılabilir: canlı performans, film veya televizyon için özel dramalar. “closet dramas“ oyunlar gibi aynı formlarda (diyalogla, sahnelerle, sahne yönetimiyle) yazılır ama sahneye konulmasından çok okunması hedeflenir. Örnek olarak Seneca'nın oyunları, Byron'un Manfred'i ve Percy Bysshe Shelley'nin Prometheus Unbound'unu verebiliriz. Imaginary Conversations of Walter Savage Landor'da olduğu gibi bazı dramatik edebiyat eserleri hiçbir şekilde oyunların canlandırılmış şekillerine benzemeyebilir. Drama, baştan başa müzikal içinde diyalogların ve şarkıların olduğu operada veya müzikal ahenge sahip oyunlarda örnek olarak Japon Noh dramasında oldu gibi müzik ve dansla sık sık birleştirilir.

Ruslar yazarı ve edebiyatı kuramcısı Belinskiler, dramada uzun öykülerin olmaması ve her kelimenin mutlaka bir dramatik eylemde söylenmesi olağanüstü bir öneme sahiptir diyor ve şöyle devam ediyor: 'Dramanın doğanın basit bir şekilde kopya edilişi biçiminde olmaması gerektiği gibi, çok güzel olsalar bile, birbirinden ayrı sahnelerin bir araya toplanmış hali de olmaması gerekmektedir. Drama her kişinin kendi amacı doğrultusunuda ve yalnız kendisi için hareket ettiği ve de ister istemez, kendisinin dahi bilmediği nedenlerden dolayı, yapıtın genel dramatik eylemine uygun sağlayabildiği bir dünya, yani kendine özgü ayrı dünyasını oluşturmalıdır. Fakat böyle bir şey, dramanın ancak ve ancak belirli bir düşüncesinde içinde doğup geliştiği hayal ürününden rastgele kurgulanmadığı zaman meydana gelebilir...' dikkat bu bilgiler tiyatro değil drama içindir.

 

Drama ile ilgili Cümleler

  • Dramatize etme. Her şey iyi.
  • Bu drama yarın yayında olacak.
  • Dramatize etmeyi kesin.
  • O çok dramatik.
  • Böyle dramatik olmayı bırak.
  • Jale, şimdiye kadar gördüğüm en iyi drama kraliçesidir.
  • Amerikan draması okuyorum.
  • Bu dramada bir şey eksik.O gerçek derinliği olmayan basit ikaz edici bir masal.
  • herseyi biraz dramatize et!

Drama anlamı, kısaca tanımı:

 

Dram : Sahnede oynanmak için yazılmış oyun, drama. Acıklı, üzüntülü olayları, bazen güldürücü yönlerini de katarak konu alan sahne oyunu veya televizyon filmi, drama. Tiyatro edebiyatı. Acıklı olay.

Dramatik : İçinde gerilim, çatışma vb. olaylar bulunan, insan ilişkileri ile gelişen (eser, olay). Acıklı. Coşku veren, duyguları kamçılayan. Sahne oyununa özgü olan.

Dramatikleşmek : Dramatik bir durum almak.

Dramatize : Olduğundan daha acıklı, abartılı bir biçimde ortaya konulan (olay). Radyo, televizyon veya sahne oyunu biçimine getirilen (edebî eser).

Dramatize etmek : Bir olayı olduğundan daha acıklı, abartılı bir biçimde ortaya koymak. bir edebî eseri radyo, televizyon veya sahne oyunu biçimine getirmek.

Dramaturg : Tiyatro için oyun seçmek, oyunları irdelemek, sahnelenmesi işine yardım etmek, oyuncu seçmede, malzemelerin hazırlanmasında danışmanlık yapmak gibi görevleri bulunan kimse.

Dramaturgluk : Dramaturg olma durumu.

Dramaturji : Oyun yazma ve yönetme bilgisi.

Oyuncu : Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Herhangi bir oyunda oynayan kimse. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris. Oyunu seven. Düzenci, hileci.

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

Duygusal : Duygularla ilgili, duygulara dayanan, hissî. Duygunun ağır bastığı, duygunun aşırı etkilediği (eser veya insan).

Kurgu : Bir işe hazırlamak için yapılmış olan telkin. Bir filmin değişik süre ve yerlerde çekilen bölümlerini, bir uyum ve anlam bütünlüğü sağlayarak birleştirme, montaj. Zembereğin kurulmuş olma durumu. Uygulamaya geçmeyen, sadece bilmek ve açıklamak amacını güden düşünce, kuramsal araştırma, spekülasyon. Çatı. Gerçek olmayan olay ve kahramanlardan oluşan eser. Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, anahtar. Bir bütün oluşturmak için parçaları takıp birleştirme işi, montaj.

Canlandırma : Tek tek resimleri veya hareketsiz cisimleri gösterim sırasında hareket duygusu verebilecek bir biçimde düzenleme ve filme aktarma işi, animasyon. Geçmiş bir olayın gelişmesini ve sonucunu aynı biçimde yansıtarak sunma. Canlandırmak işi. Solunumu ve kalbi durmuş olan hastaya yaşama döndürülmesi için yapılmış olan işlemler bütünü. Kişileştirme. Otel, tatil köyü vb. turistik yerlerde konukları eğlendirmek için çeşitli oyunlar, gösteriler yapma, animasyon.

Sanat : Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Zanaat. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım. Bir şey yapmada gösterilen ustalık.

Kabul : Akseptans. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Bir yere alınma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. Sunulan bir şeyi, armağanı alma.

Dramatik olay : Dramatik bir durum yaratan olay. Herşeyden önce insanla ilgili olan ve insan üzerinde bizi düşünmeye yönelten olay. İnsanların birbirlerine, kendilerine ya da bir duruma karşı olan tutumlarında değişiklik getiren ya da bu değişikliklerine . karşı çıkan bir eylemin başlangıcı.

Dramatik oyuncu : Sözlü tiyatro oyuncusuna verilen ad.

Dramatik tiyatro : Konuşmanın, hareketlerle desteklendiği tiyatro. Epik tiyatronun çıkışından sonra, güzelduyusal nitelikleri gözönüne alınarak duygusal boşalım sağlayışından dolayı «Aristotelesçi tiyatro» olarak da tanımlanmaya başlanmıştır. bk. benzetmeci tiyatro.

Dramatik yapı : Bir filmin, bir televizyon oyununun bir izdem çevresinde gelişen, olgunlaşan, biçimlenen kuruluşu; belirli bir izdemin, belirli bir konu içinde işlenirken, belirli bir noktadan yola çıkılıp, geliştirilip, bir sonuca ulaşıncaya kadar bu konuya giriş, konunun açılması, yürüyüşü, gelişmesi; kişilerin ve bu kişilerin içinde yer aldıkları çevrenin tanıtılması; kişiler arasında ve kişiyle çevresi arasındaki ilişkiler; bu ilişkileri etkileyen çeşitli olaylar gibi öğelerin önceden tasarlanmış bir örgüye göre düzenlenişinden ortaya çıkan kuruluş.

Dramatikleşme : Dramatikleşmek durumu.

Dramatikleştirme : Dramatikleştirmek işi.

Dramatikleştirmek : Dramatik duruma getirmek.

Dramatis personale : (Lat.) Oyun kişilerinin listesi. Çevirisi: "Dram yapıtı kişileri".

Dramaturgi : [Bakınız: oyun sanatbilimi] Oyun yazarlığı ve tiyatro gösterisi sanatı. İki bölümde ele alınır: Teorik Dramaturgi: Oyun yazımı, oyun yazma kuralları ve tekniği bilimi. Pratik Dramaturgi: Bir oyunun sahneye konması işi. Örn. Dramaturgi üzerine ilk yapıt M.Ö. 362-360 yıllarında yazılmış olan Aristoteles'in "Poetica" sıdır. (bk. poetika) İkinci önemli örnek de: Lessing'in "Hamburgische Dramaturgie - Hamburg Dramaturgisi.

Diğer dillerde Drama anlamı nedir?

İngilizce'de Drama ne demek? : n. genre of performance involving emotional conflict

n. drama, genre of performance involving emotional conflict

pref. drama, genre of performance involving emotional conflict

Fransızca'da Drama : dramatique [la]

Almanca'da Drama : n. Drama

Rusça'da Drama : n. драма (F)