Draught türkçesi Draught nedir

  • Taslağını çizmek.
  • Askere almak.
  • Geminin yüzebileceği derinlik.
  • Plan çizmek.
  • Hava akımı.
  • Fıçıdan içki çekme.
  • Yudum.
  • Tasarı hazırlamak.
  • Foroz.
  • Cereyan.
  • Tasarlamak.
  • Taslak.
  • Çekme.
  • Cereyan yapmak.
  • Görevlendirmek.
  • Çekiş.
  • Tasarı.
  • Bir fırt.
  • Dama oyunu.
  • Müsveddesini hazırlamak.
  • Ağ çekme.
  • Müsvedde.
  • Karalamak.
  • Dama taşı.
  • Askere çağırmak.

Draught ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary played draughts.
Turkish: Ali ve Mary dama oynadı.

Draught ingilizcede ne demek, Draught nerede nasıl kullanılır?

Draught animal : Yük hayvanı. Çeki hayvanı. Koşum hayvanı.

Draught beer : Fıçıdan çekme bira. Fıçı birası.

Draught board : Satranç tahtası.

Draught excluder : Cereyan önleyici.

Draught horse : Koşum atı.

Forced draught : Zorlu çekiş. Aspiratörlü baca çekişi. Cebri çekiş. Basınçlı hava çekişi. Mekanik aygıtlar kullanarak bacanın çekiş gücünü artırma.

At a draught : Bir yudumda. Bir fırtta.

At one draught : Bir yudumda. Bir fırtta.

Feel the draught : Başı darda kalmak. Parasızlıktan güç günler geçirmek. Para sıkıntısı çekmek. Dara düşmek. Başı dara düşmek.

Chimney draught : Baca çekişi.

İngilizce Draught Türkçe anlamı, Draught eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Draught ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Shot : Erim. Atletizm, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kafası dumanlı. Vurmak. Atım. Aşı. İğne. İğne yoluyla verilen ilaç. Çakırkeyif. Şanjan.

Allurements : Çekicilik. Albeni. Cazip şey. Cazibe. Cezbetme. Büyüleme. Çekici taraf. İncizap.

Delegating : Delege olarak yetkilendirmek. Delege etmek. Temsilci. Havale etmek. Temsilci olarak görevlendirmek. Delege atamak. Yetki vermek. İhale etmek. Yetki aktarmak.

Haulages : Nakletme. Karayolu taşıma ücreti. Karada kamyonla taşıma ücreti. Nakliye ücreti. Karayolu taşıması. Nakliye. Taşıma. Çıkarma.

Drams : Herhangi bir şeyin küçük bir miktarı. Dört gram. İskoçya'da viski kadehi. Az miktar. Bir yudumluk içki. Damla. Dirhem.

Cogitating : İyice düşünmek. Düşünüp taşınmak. Dikkatle düşünmek. Bulmak. Enine boyuna düşünmek. Ciddi olarak düşünmek. İcat etmek. Düşünmek. Kavram yaratmak.

Tide : Akış. Yaklaşık her 12 saat 25 dakikada bir deniz ve okyanusların kabarıp çekilmesi. Medcezir. Akıntı ile yüzmek. Akıntı. Met. Met cezir. Meddücezir.

Drawlers : Çekmek. Çizmek. Çekiliş. Berabere kalmak. Berabere biten oyun. Devam etmek. Çekim.

Flow : Bastırmak. Akıntı yapmak. Debi. Yükselmek (deniz). Akış. Dökülmek. Akıp gitmek. Dolaşmak (kan vb). Akıcı özelliği olan özdek ya da erkenin yer değiştirme olayı.

 

Sipping : Yudumlama. Bir yudum. Yudum yudum içmek. Yudumlamak. İçim. Çekmek. Yudum almak. Azar azar içmek.

Draught synonyms : course of events, worksheet, chequers, bedaubs, adumbrated, designate, delineate, diagram, bedaubed, drafts, draft, abduct, diagramed, architect, haul, allurement, abducts, conceive, air stream, adumbrating, draftsman, swallow, blueprint, sip, project, enrol, outlining, cogitated, fluxion, outlined, tenor, proforma, enlisting.

Draught ingilizce tanımı, definition of Draught

Draught kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of drawing or pulling. To draw out. To call forth. [Bakınız: Draft]. As, a draught beast. Draught hooks. Used for drawing vehicles, loads, etc.