Draw an analogy türkçesi Draw an analogy nedir

Draw an analogy ingilizcede ne demek, Draw an analogy nerede nasıl kullanılır?

Draw : Bir oyunu takımların golsüz ya da eşit sayıda gol atarak bitirmesi. Kura. Bir çek veya poliçenin düzenlenerek imza edilmesi ve ilgiliye gösterilmek üzere lehtara veya hamile verilmesi işlemi. Keşide. İlgi çekici şey. Yem. Çekiş. Devam etmek. Berabere kalmak. Ağızdan laf almak için söylenen söz.

An : Bir (ünlülerden önce). Anabatik rüzgar. Bir. Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık. (herhangi) bir.

Analogy : Karşılaştırma. Andırış. Örnekseme. Paralellik. Kökenlerinin benzer olmasına gerek olmaksızın, aynı görevi gören. Mukayese. Bilgisayar, biyoloji, hukuk, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Genel olarak benzer olmayan ve bir kavram altında toplanamayan nesneler arasında kimi yanları, özellikleri ve ilişkileri bakımından benzerlik kurulması. Benzetim. Yapı ve köken bakımından benzemeyip görevde benzeme durumu.

Draw an audience : Seyirci çekmek.

Make an analogy : Benzerlik kurmak.

İngilizce Draw an analogy Türkçe anlamı, Draw an analogy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Draw an analogy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Compare : Mukayese etmek. Üstünlük derecesini göstermek. Benzetmek. Benzemek. Kıyaslamak. Karşılaştırılmak. Kıyas etmek.

Checks : Gözden geçirmek. Kontrol işareti koymak. Çek yazmak. Alıkoymak. Kısmak. Çek keşide etmek. (kumar) fişler. Şah demek. Çekler.

Confronted : Yüz yüze getirmek. Karşı koymak. Yüzleştirilmiş. Yüzleştirmek.

Confront with : -e gidip söylemek. Yüzleştirmek. -e gidip anlatmak. Karşılaşmak.

Collate : Karşılaştırarak okumak. Sıralamak (sayfaları). Giriştirmek. Dizmek. Karşılaştırmak (yazı). Düzenlemek. Sıraya koymak (sayfaları). (yazı) karşılaştırmak. Toplayarak sıralamak.

Confronts : Kötülemek. Karşı koymak. Üstüne gitmek. Yüz yüze getirmek. Karşı durmak. Zıt düşmek. Yüzleştirmek. Yüz yüze gelmek. Karşısına çıkmak.

Compare with : Mukayese edilmek. Kıyaslama yapmak. Kıyaslanmak.

Compares : Benzetmek. Benzemek. Üstünlük derecesini göstermek. Kıyaslamak. Karşılaştırılmak.

Confronting : Karşı koymak. Yüz yüze getirmek. Zıtlaşma. Çelişen. Yüzleşen. Yüzleştirmek.

Collates : Sıraya koymak. Sıraya koymak (sayfaları). Sıralamak (sayfaları). Dizmek. Toplayarak sıralamak. Harman etmek (formaları). Derleyip düzenlemek. Karşılaştırarak okumak. Düzenlemek.

Draw an analogy synonyms : contrast, class with, confront, check against, confront somebody with, check.