Drugs türkçesi Drugs nedir

Drugs ile ilgili cümleler

English: Doctors suggest drugs to fight diseases.
Turkish: Hastalıklarla mücadele etmek için doktorlar ilaçlar öneriyor.

English: All drugs of addiction increase the release of dopamine in the brain.
Turkish: Bağımlılık yapan bütün ilaçlar, beyinde dopamin salgılanmasını arttırır.

English: I heard that Tom had been smuggling drugs into America for years before he got caught.
Turkish: Ben, yakalanmadan önce Tom'un yıllardır Amerika'ya uyuşturucu ticareti yaptığını duydum.

English: Ali was the one who sold the drugs that Mary stole.
Turkish: Ali Mary'nin çaldığı uyuşturucuları satan biriydi.

English: How did these drugs get here?
Turkish: Bu ilaçlar buraya nasıl geldi?

Drugs ingilizcede ne demek, Drugs nerede nasıl kullanılır?

Addicted to drugs : Hapçı. Uyuşturucu bağımlısı.

Addiction to drugs : Zorunlu uyuşturucu kullanımı. Alışkanlık haline gelen ilaç kullanımı. Madde bağımlılığı.

Addictive drugs : Bağımlılık yapan ilaç. Bağımlılık yapan madde. Alışkanlık yapan uyuşturucular. Alışkanlık yapıcı madde. Bağımlılık yapan maddeler.

Fertility drugs : Kısır kadınlara yumurtalıklarından yumurta bırakmalarını indüklemek için verilen ilaç. Doğurganlık indükleyen ilaç. Kısırlık ilacı.

 

Habit forming drugs : Alışkanlık yapan ilaçlar. Tehlikeli ruh hali veya algılamayı değiştiren maddeler. Bağımlılık yapan maddeler.

Sulpha drugs : Sülfa ilaçlar. Sulfonamidli ilaçlar. Sulpha ilaçlar. Sülfonamid.

Trypanocidal drugs : Tripanosidal ilaçlar. Trypanosomatina alt takımında bulunan türleri öldüren ajanlar.

Tocolytic drugs : Fetüsün doğduktan sonra yaşayabileceği bir olgunluk düzeyine gelmesinden önce başlayan erken doğum eylemini durdurmak ve gebeliği, sonuna kadar sürdürmek amacıyla kullanılan magnezyum sülfat, beta-mimetikler, oksitosin antagonistleri, kalsiyum kanal inhibitörleri ve adrenerjik beta-reseptör agonistleri gibi ilaçlar. Tokolitik ilaçlar.

On drugs : Uyuşturucu kullanmak. Uyuşturucu bağımlısı olmak. Devamlı olarak uyuşturucu kullanmak.

Narcotic drugs : Bağımlılık yapan ilaç. Duyuları körelten ilaçlar. Uyuşturucu maddeler.

İngilizce Drugs Türkçe anlamı, Drugs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drugs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anaesthetise : Bilinci kapalı yapmak. Uyutmak. Anestezi yapmak. Duyarsız hale getirmek. Narkoz vermek. Ağrıya karşı duyarlılığı azaltmak (ayrıca anaesthetize).

 

Aborticide : Çocuk düşürten. Düşük hapı. Cenin öldürme suçu. Çocuk düşürme ilacı. Ana rahmindeki çocuğun öldürülmesi. Dölüt öldürme. Düşük ilacı. Fetusun vajina içerisindeyken yaşamına son verilmesi. Rahmin içerisinde iken bir fetüsün öldürülmesi. Abortisid.

Medications : İlaç. İlaç tedavisi. Tedavide kullanılan ilaçlar.

Anaesthetizing : Bayıltmak. Narkoz vermek. Uyutmak. Anestezi yapmak. Duyumsuzlaştırmak.

Mydriatic drug : Gözün pupillasındaki parasempatik etkiyi ortadan kaldırarak göz pupillasının genişlemesine neden olan ilaç. Midriyatik ilaç.

Deadens : Katılaştırmak. Parlaklığını gidermek. Yok etmek. Etkisini azaltmak (alkollü içki vb). Zayıflatmak. Köreltmek. Donuklaştırmak. Duygusuzlaştırmak. Azaltmak.

Anodynes : Ağrı kesici. Anodin. Ağrı kesici ilaç. Rahatlatıcı. Yatıştırıcı. Ağrı dindirici. Sakinleştirici. Teskinleştirici. Sakinleştirici ilaç.

Hypnotics : Uyuşturucu madde. Hipnotik. Uyutucu. Hipnotize edici. İpnotik.

Pharmacopoeia : Farmakope. Farmalist. İlaçlar kitabı. Kodeks.

Excitant : Tahrik edici. Uyarıcı şey. Uyaran. Eksitan. Bir uyarım, bir tepki yaratan herhangi bir güç; uyarıcı.

Drugs synonyms : levallorphan, anti impotence drug, lorfan, pentoxifylline, feosol, generic drug, anesthetic agent, virility drug, abortion inducing drug, trental, consciousness altering drug, drug of abuse, anti tnf compound, water pill, fertility drug, street drug, psychotropic agent, fergon, brand name drug, anaesthetic agent, mind altering drug, psychoactive substance, myotic, psychoactive drug, controlled substance, medicinal drug, myotic drug, proprietary drug, stimulant, desensitise, anesthetic, miotic drug, arsenical.

Drugs zıt anlamlı kelimeler, Drugs kelime anlamı

Antagonist : Bir ilacın, hormonun veya nörotransmitterin etkisine zıt etki yapan herhangi bir madde. karşıt olarak hareket eden, kasların kasılmasında iten ve çeken kasların bir birine karşıt hareketi. Muhasım. Karşı çıkan. Aksi yönde. Antagonist. Düşman. Zıt. Hasım. Baş oyun kişisinin karşısında bulunan, onunla çatışan oyun kişisi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Synergist : Görevdeş. Sinerjist. Aynı yönde etki eden. Eş etkin ilaç.

Bring to : Yaşama döndürmek. Kendinden geçmiş bilinçsiz bir insanı kendine getirmek. Geminin başını rüzgara çevirmek. Gemiyi orsa alabanda etmek. Hayata döndürmek. Ayıltmak.

Drugs antonyms : generic drug, brand name drug.