Duygusal nedir, Duygusal ne demek

Duygusal; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Duygularla ilgili, duygulara dayanan, hissî
  • Duygunun ağır bastığı, duygunun aşırı etkilediği (eser veya insan).

"Duygusal" ile ilgili cümleler

  • "Tüm güzel ve yüce şeylere bayılırım. Doğuştan duygusalımdır ben." - N. Hikmet
  • "Bu duygusal atmosferden etkileniyorum." - A. Ümit

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Ruhu duygulandıran, mantıktan çok duygulara dayanan ve bireyin duygu yönüyle yakından ilişkili olan.

Felsefi anlamı:

Duyguya ilişkin olan; duyguya dayanan.

Duygunun ağır bastığı, aşırı etkilediği (şey ya da insan).

İngilizce'de Duygusal ne demek? Duygusal ingilizcesi nedir?:

affective, sentimental

Duygusal kısaca anlamı, tanımı:

Duygusal düşünme : Bilgiye dayalı düşünmenin karşısında, duygusal boyutu ön planda olan düşünme.

Duygu : Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Duyularla algılama, his. Önsezi. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim.

Duygusallık : Duygusal olma durumu.

Duygun : Duyarlı.

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

 

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Duygusal anımsama : Stanislavski oyunculuk dizgesinde, oyuncunun geçmişteki deneyimlerini, hazırladığı rolü doğru bir biçimde ortaya çıkarmasında kullanması. Örnek : Ünlü ingiliz oyuncusu Ellen Terry gençliğinde duyduğu kilise çanlarını anımsayarak ağlıyabiliyordu. Oyuncunun, bir melodiyi, bir sesi, bir yüzü anımsayarak rolündeki hareketleri ve konuşmayı saptaması.

Duygusal çıldırı : Duyma, düşünme ve davranış alanlarında, sanrı, sabuklama, duygu kütlüğü gibi belirtiler gösteren ve kişinin gerçeklerle olan ilişkisinin büyük ölçüde azaldığı ruh hastalığı.

Duygusal destek : Bir görüşmede, görüşülenin yüz yüze ilişki içinde araştırmayı benimsemesini sağlayan olumlu duygu.

Duygusal doyum : Bir görüşmenin görüşülen kişi üzerinde olumlu izlenim bırakacak biçimde bitirilmesi durumunda beliren ve gerek ek açıklamalar, gerekse daha sonraki gözlemler için yatkınlık kazandıran doyum.

 

Duygusal evriklik : (Freud) Sevgiden nefrete ya da nefretten sevgiye birdenbire dönme durumu.

Duygusal gelişme : Stanislavski Yöntemine göre oyuncunun duygu yönünden kendini geliştirmesi.

Duygusal masal : Duygusal olayların gerçekçi bir oluşum içinde anlatıldığı masal türü. bk. gerçekçi masal, alışılmış masal. krş. öykülem, öykülü serüven, öykülü masal, öykülü saga.

Duygusal tıkanma : İç çatışmalar yüzünden sinir ve kas tepkilerinin durması ya da düşünce zincirinin kopması durumu.

Duygusal yük : Bir soru çizinliğinin kimi yanıtlayıcılara yüklediği ve onları sorulara yanıt vermekten alıkoyabilecek olumsuz duygu.

Duygusal ile ilgili Cümleler

  • Duygusal olmayalım.
  • Duygusal bir düzeyde katılıyorum ama pragmatik düzeyde katılmıyorum.
  • Ali duygusaldı.
  • Ali duygusal zekadan yoksun.
  • Tagalog, İngilizceden daha duygusal bir dildir.
  • Duygusallaşma.
  • O, çocukları için sıcak duygusal yakınlık gösteriyor.
  • Sen aşırı duygusalsın.
  • Duygusallaşmamaya çalışıyorum.
  • Duygusal olma.
  • Ali fiziksel ve duygusal istismara maruz kalmıştı.
  • Duygusal yönden perişan insanlarla nasıl konuşacağımı bilmiyorum.
  • Aşırı duygusal olma.

Diğer dillerde Duygusal anlamı nedir?

İngilizce'de Duygusal ne demek? : adj. sensual, emotional, sentimental, affective, romantic, emotive, feeling, sensational, sensuous, soulful, susceptible, susceptive

Fransızca'da Duygusal : sentimental

Almanca'da Duygusal : adj. emotional, emotionell, gefühlsbetont, weich

Rusça'da Duygusal : adj. чувствительный, чувственный, эмоциональный