Dyshormonogenetic goiter türkçesi Dyshormonogenetic goiter nedir

  • Dishormonogenetik guatr.
  • Doğumdan önce veya doğumdan itibaren, otozomal çekinik bir bozukluk olarak tiroit bezi hormonlarının yeterince sentezlenememesi nedeniyle folikül hücrelerinin yaygın hiperplazisi sonucu bezlerin çift taraflı büyümesi, kalıtsal guatr. corriedale, dorset horn, merinos ve romney marsh koyunlarda, africander sığırlarda ve sanen cüce keçilerinde görülür.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Dyshormonogenetic goiter ingilizcede ne demek, Dyshormonogenetic goiter nerede nasıl kullanılır?

Goiter : Tiroit bezinin tümör veya yangıya ilgili olmaksızın her türlü büyümesi ve bunun sonucu ortaya çıkan klinik hastalık tablosu, struma, tirosel. Guşa. Guatr. Sıraca. Tiroidin büyümesi. Guvatr. Cedre.

Colloid goiter : Kolloit guatr. Tiroit bezinde foliküllerin genişlemesi ve içlerinin aşırı miktarda kolloitle dolması sonucu, tiroit bezinin aşırı büyümesi. yeni doğmuş tay, buzağı, kuzu ve oğlaklarda görülür.

Goitrogen induced goiter : Guatr oluşturucu madddelerin tüketiminden kaynaklanan tiroit bezi büyümesi. Guatrojenik-kaynaklı guatr.

Inherited goiter : Dishormonogenetik guatr. Kalıtsal guatr.

Multinodular goiter : Tiroit bezinin yumru veya düğümcükler halinde büyümesi. nekropside rastlantısal bir lezyon olup yaşlı atlarda, kedilerde ve köpeklerde görülür, nodüler guatr, nodüler tiroit bezi hiperplazisi. Multinodüler guatr.

 

İngilizce Dyshormonogenetic goiter Türkçe anlamı, Dyshormonogenetic goiter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dyshormonogenetic goiter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inherited goiter : Kalıtsal guatr.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Abdominal gerginlik.

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Karın. Batın. Karnın altı.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Mezbaha. Salhane.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abaxial : Eksenden uzak. Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal.

 

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Dyshormonogenetic goiter synonyms : abdominal ovariectomy, a c deformity, a c syndrom, a clay, abdominal fat necrosis, abdominal pain, abamectin.