Dysphasia türkçesi Dysphasia nedir

Dysphasia ingilizcede ne demek, Dysphasia nerede nasıl kullanılır?

Dysphagia : Disfaji. Yutma güçlüğü. Disfagi. Yutma zorluğu.

Eosophageal dysphagia : Özofagus disfajisi. Yemek borusundaki herhangi bir işlev bozukluğundan kaynaklanan yutma güçlüğü.

Neuropathic dysphagia : Dil, yutak veya vagus sinirindeki patolojik değişimlerden kaynaklanan yutma güçlüğü. Nöropatik yutma güçlüğü.

Oral dysphagia : Yutma güçlüğü. Oral disfaji.

Oropharyngeal dysphagia : Orofarengiyal disfaji. Yutma güçlüğü.

Dysphonia : Bazı kelimelerin telafuzunda zorlanma. Bozuk sesletim. Disfoni. Kelimelerin telaffuzunda zorluk.

Dysphoria : Sürekli kımıldama. Disfori. Hoşnutsuzluk. Yerinde duramama. Rahatsızlık.

Dysphoric : Disforiye özgü. Disforik. (psikoloji terimi) disfori (endişe ve rahatsızlık durumu) ile ilgili.

Pharyngeal dysphagia : Yutma güçlüğü. Farengeal disfaji.

Oropharyngeal dysphagie : Orofarengiyal yutma güçlüğü. Yutma güçlüğü.

İngilizce Dysphasia Türkçe anlamı, Dysphasia eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dysphasia ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disability : Sakatlık. İş göremezlik hali. Kişinin uygarlık haklarını kullanma yetkisinin yargı örgütünce kaldırılması. bunama, uçarılık, tutukluluk gibi nedenlerle kişiye ilişkin malını kullanma yetkisinin yasal kısıtlanması. Malullük. Yetersizlik. Maluliyet. Kısıt. Ehliyetsizlik. İlgi dağılması, yoğulum azalması gibi durumsal etkenlerden ya da bilgisizlik gibi sürecen özelliklerden ötürü bir yanıtlayıcının, istenen bilgiyi verme gücünden yoksun olma durumu. Zaaf.

 

Aphasia : Konuşma zorluğu. Konuşma ya da konuşulanları anlama yeteneğinde görülen bozukluk. Sözyitimi. Konuşma iktidarından mahrumiyet. Konuşma yitimi. Afazi.

Aphasias : Sözyitimi. Konuşma iktidarından mahrumiyet. Afazi. Konuşma yitimi. Konuşma zorluğu.

Disablement : İş göremezlik hali. Yetersizlik. Ehliyetsizlik. Özür. İktidarsızlık. Sakatlık. Malüllük. Sakatlanma. Yetkisizlik. Maluliyet.

Stammering : Pepemelik. Pepeme. Basık dil. Sözcüklerin ilk seslerini güçlükle söyleyebilme; dil tutukluğu. Balbizm. Kekeleyen. Keke. Kekeme.

Speech impediment : Konuşma problemi. Konuşma rahatsızlığı. Bir konuşma terapistinin iyileştirmesini gerektiren sorun. Konuşma bozukluğu. Konuşma sorunu.

Impairment : Bozulma. Bozukluk. Zarar. Bozma. Sakatlık. Noksan. Eksilme. Bozmak. Zayıflatma. Özürlülük.

Handicap : Sakatlık. Elverişsiz durum. Aksaklık. Dezavantaj. Bir başarı ya da beceriyi engelleyici olumsuz özellik. Engellemek. Handikap. Özürlülük. Ket vurmak. Mahzur.