Eğitim nedir, Eğitim ne demek

"Eğitim" ile ilgili cümle

  • "Sadece kolejinizde değil eğitim işlerinin tümünde güvenilir bir danışman olabilirim." - N. Hikmet

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Her kuşağa, geçmişin bilgi ve deneylerini düzenli bir biçimde aktarma ya da kazandırma işi.

Yeni kuşakların, toplum yaşayışında yerlerini almak için hazırlanırken, gerekli bilgi, beceri ve anlayışlar elde etmelerine ve kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme etkinliği.

Belli bir konuda, bir bilgi ya da bilim dalında yetiştirme ve geliştirme.

Eğitbilim.

Eğitim ruhbilimi, eğitim felsefesi, eğitim tarihi, öğretim programları, özel ve genel öğretim yöntemleri, öğretim teknikleri, yönetim, denetim ve benzeri eğitim ' ve öğretim alanlarını kapsamak üzere öğretmen, yönetici ve eğitim uzmanı yetiştirmek amacıyla ilgililer için düzenlenen bütün kurslara ve bu kurslarla ilgili bilimsel çalışmalara verilen genel ad.

Önceden saptanmış amaçlara göre insanların davranımlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler dizgesi.

 

Felsefi anlamı:

(Dar anlamda) İnsan gelişiminin düzenli, bilinçli olarak yönetilişi ve etkilenişi.

(Geniş anlamda) İnsanın yeteneklerinin, özellikle ahlak yetilerinin geliştirilmesi için ona yön ve biçim verilmesi; bu yolda yapılmış olan bilinçli ya da bilinçsiz etkilerin tümü.

Sosyoloji'deki anlamı:

Toplumun genç üyelerinin varolan ekine yetişkin üyelerce bilinçli, amaçlı ve düzenli biçimde hazırlanması süreci.

Bilimsel terim anlamı:

İlkellerde çocukların ilerde yapacakları işleri, görevleri, davranış biçimleriyle ilgili olarak onların erginlik çağına girinceye dek aileleri, akrabaları ve toplumun yaşlı üyelerince geleneklere uygun biçimde eğitilmeleri, yetiştirilmeleri.

İngilizce'de Eğitim ne demek? Eğitim ingilizcesi nedir?:

training, education

Eğitim hakkında bilgiler

Eğitim; okullar, kurslar ve üniversiteler vasıtasıyla bireylere hayatta gerekli olan bilgi ve kabiliyetlerin sistematik bir şekilde verilmesi.

Eğitim, bireyin doğumundan ölümüne süregelen bir olgu olduğundan ve politik, sosyal, kültürel ve bireysel boyutları aynı anda içinde bulundurduğundan, tanımının yapılması zor bir kavramdır. Bireylerin toplumun standartlarını, inançlarını ve yaşama yollarını kazanmasında etkili olan tüm sosyal süreçlerdir. Kişinin yaşadığı toplum içinde değeri olan, yetenek, tutum ve diğer davranış biçimlerini geliştirdiği süreçlerin tümüdür. Seçilmiş ve kontrollü bir çevrenin (özellikle okulun) etkisi altında sosyal yeterlilik ve optimum bireysel gelişmeyi sağlayan sosyal bir süreçtir. Eğitim, önceden saptanmış esaslara göre insanların davranışlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler dizesidir. Eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı olarak istedik değişme meydana getirme sürecidir.

 

Genellikle resmi, yani kurumsal, eğitimle bir kullanıldığından bağlama göre öğretim, öğrenim gibi kavramlarla sıkça karıştırılmaktadır. Bu söylemde düşünüldüğünde eğitim kavramı iki genel çatıda tartışılabilir: toplumsal ve kurumsal eğitim.

İngilizce ve diğer Avrupa dillerinde education/educazione olarak adlandırılan eğitim, semantik açıdan Latince educare fiilinden gelir; inşa etmek, ayağa kaldırmak, dikmek manasındadır.

Eğitim ile ilgili Cümleler

  • Eğitim için yurt dışına gitmeme nedeni odur.
  • Eğitim geleceğe yatırımdır.
  • Eğitim, bilgi kullanımı sanatını edinmedir.
  • Eğitim evde başlar.
  • Astronot olmak için olan eğitim yıllarca sürer.
  • Anne babalar çocuklarının iyi bir eğitim almalarını isterler.
  • Eğitim çok önemli.
  • Eğitim başarı için bir kapıdır.
  • O okulda bana eğitim verildi.
  • Önce eğitimini bitir.
  • Eğitim çok önemlidir.
  • Ali özel kuvvetlerin iyi eğitimli bir üyesidir.
  • Okulda İngilizce eğitimi görüyorum.
  • Bu ülkeye müzik eğitimi amacıyla geldim.

Eğitim anlamı, kısaca tanımı:

Toplum : Topluluk. Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Bilgi : Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Bilim. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf.

Okul : Bir okuldaki öğrenci ve görevlilerin bütünü. Her türlü eğitim ve öğretimin toplu olarak yapıldığı yer, mektep. Ekol.

Eğitim almak : Belli bir bilim dalı veya sanat kolunda yetişmek.

Eğitim vermek : Belli bir bilim dalı veya sanat kolunda yetiştirmek.

Eğitim alanı : Günün belirli saatlerinde silah ve beden eğitimi yapılmış olan yer, talimhane.

Eğitim bilimi : Öğretmenlik sanatı, uygulaması veya mesleği için gerekli bilgi ve becerileri kazandıran bilim dalı, pedagoji. Öğretim ve eğitimi kurallara bağlayan bilim kolu, eğitim, pedagoji.

Eğitim dönemi : Herhangi bir konuda bilgi ve becerileri geliştirmek için ayrılan süre.

Eğitim enstitüsü : Orta dereceli okullara öğretmen yetiştirmek için kurulmuş yüksekokul.

Eğitim fakültesi : Öğretmen yetiştirmek için kurulmuş yükseköğretim kurumu.

Eğitim kurumu : Öğrencilerin eğitim ve öğretimlerinin yapıldığı yer.

Eğitim programı : Eğitimi düzenleyen ve yönlendiren sistem.

Formel eğitim : Örgün eğitim.

Görsel işitsel eğitim : Basılı eğitim gereçlerinin yanında genellikle görme ve işitme duyularına yönelik gereçlerden yararlanılarak yapılmış olan eğitim.

Hizmet içi eğitim : Çalışanlara mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmeleri için çalıştıkları süre içinde verilen eğitim, işbaşında eğitim.

İnformel eğitim : Sargın eğitim.

İşbaşında eğitim : Hizmet içi eğitim.

Karma eğitim : Erkek ve kız öğrencilerin aynı okulda bir arada okumalarını sağlayan eğitim.

Lisansüstü eğitim : Lisans eğitimi bittikten sonra yapılmış olan yükseköğretim.

Meslek içi eğitim : Görevliye mesleğiyle ilgili olarak verilen kurs.

Milli eğitim : Ulusal olan eğitim.

Moral eğitim merkezi : Kurum ve kuruluşlarda moral eğitiminin verildiği yer.

Örgün eğitim : Düzenli, planlı, yöntemli biçimde verilen herhangi bir eğitim. Kişilerin hayata atılmadan, iş ve meslek kollarında çalışmaya başlamadan önce okul veya okul niteliği taşıyan yerlerde, genel ve özel bilgiler bakımından yetişmelerini sağlamak amacıyla belli kanunlara göre düzenlenen eğitim, formel eğitim.

Sargın eğitim : Örgün ve yaygın eğitim dışında, bireyin hayat boyu süren bilgi, beceri ve yetkinlik kazanımı, informel eğitim.

Taşımalı eğitim : İlköğretim öğrencilerinin köy vb. yerleşim yerlerinden okulun bulunduğu daha büyük merkezlere araçlarla taşınması yoluyla yapılmış olan eğitim.

Teknik eğitim : Mekanik alandaki uğraşlara, sanayi ile ilgili işlere veya uygulamalı bilim alanlarına ilişkin eğitim.

Temel eğitim : İlköğretimi kapsayan eğitim sistemi.

Uzaktan eğitim : Öğrenci ile öğretmenin yüz yüze olmadan çeşitli iletişim araçları kullanılarak belli bir merkezden yapılmış olan eğitim biçimi.

Yaygın eğitim : Örgün eğitim imkânlarından yararlanmamış olanlara, gittikleri okuldan erken ayrılanlara veya meslek dallarında daha yeterli duruma gelmek isteyenlere uygulanan eğitim.

Beden eğitimi : Vücudu güçlendirmek ve sağlığı korumak amacıyla araçlı veya araçsız hareketler yapma, beden terbiyesi.

Beslenme eğitimi : Besin maddelerinin özellikleri, insan vücudunun gelişmesinde yiyeceklerin etkisi ve görevi, yiyecek seçiminde dikkat edilmesi gereken noktalar, iyi beslenmenin sağlık yönünden önemi, ucuz ve dengeli beslenmenin yolları gibi konuları işleyen bilim dalı.

Moral eğitimi : Ruhsal gücü, maneviyatı güçlendirme işi.

Yeterlik eğitimi : Bir görev dalında veya belli bir konuda ön bilgili ve yetenekli kişilerin, bu bilgi ve yeteneklerini güçlendirmeye yarayan eğitim.

Yetişkin eğitimi : Yetişkin kimselere yönelik eğitim ve öğretim programı.

Eğitim bilimci : Eğitim bilimi ile uğraşan kimse, pedagog.

Eğitim bilimsel : Eğitim bilimi ile ilgili, pedagojik.

Eğitimci : Eğitim işiyle uğraşan kimse, terbiyeci.

Eğitimcilik : Eğitimci olma durumu, terbiyecilik. Eğitimcinin yaptığı iş, terbiyecilik.

Eğitimli : Eğitim görmüş, eğitilmiş.

Eğitimsel : Eğitimle ilgili, eğitsel, terbiyevi, pedagojik.

Eğitimsiz : Eğitim görmemiş, eğitilmemiş.

Eğitimsizlik : Eğitimsiz olma durumu.

Beslenme eğitimcisi : Beslenme eğitimi ile uğraşan uzman.

Çocuklar : "arkadaşlar!" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

Genç : Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan. Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy. Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç. Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan). Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı.

Yaşayış : Yaşama işi.

Beceri : Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet.

Anlayış : Hoş görme, hâlden anlama. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Anlama işi, telakki.

Kişilik : Herhangi bir kişi için, herhangi bir kişiye yetecek miktarda olan. Bireyin toplumsal hayatı içinde edindiği alışkanlıkların ve davranışların bütünü. Bir kimseye özgü belirgin özellik, manevi ve ruhsal niteliklerinin bütünü, şahsiyet. İnsanlara yakışacak durum ve davranış. Yabanlık. Herhangi bir sayıda kişiden oluşan.

Geliştirme : Geliştirmek işi.

Kurs : Bir gök cisminin teker biçimde görülen yüzü, çörek. Ağırşak. Resmî ve özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda bilgi, beceri ve davranış kazandırmak amacıyla düzenlenen derslere dayanan ve belli bir süresi olan eğitim etkinliği.

Eğitim : Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye. Eğitim bilimi.

Eğitim araştırması : Eğitim alanında ya da eğitim sorunlarıyle ilişkili olarak ve bilimsel yöntemlere baş vurularak yapılan araştırma, a. bk. belgesel araştırma, alan incelemesi.

Eğitim biyolojisi : İnsanın özellikle çocukluk ve gençlik çağlarındaki gelişmesini yalnızca eğitim yönünden inceleyen biyoloji dalı.

Eğitim bölümü : Eğitim yaşının takvim yaşına olan oranı; E.Y. ÷ T.Y.; bir öğrencinin, yaşıtlarına oranla başarı göstergesi. (E.B.)

Eğitim dizgesi : Her türlü örgün ve yaygın eğitim kurumları ile bu kurumların uygulamalarından oluşan dizge. Eğitim örgütü. Eğitim düzeni.

Eğitim felsefesi : Eğitimi bir bütün olarak ele alan ve kültürün vazgeçilmez öğesi biçiminde düşünen özenli, eleştirici ve yöntemli çalışmaların tümü. Örgün ve yaygın eğitimle ilgili sorunların incelenmesi, yorumlanması ve değerlendirilmesine temel olacak amaç, ilke ve öğretiler üzerinde duran felsefe dalı.

Eğitim filmi : Belli eğitim ilke ve amaçları göz önünde tutularak tasarlanan ve yapılan film.

Eğitim izlencesi : Eğitim amacı güdülerek hazırlanmış izlence.

Eğitim maliyesi : Eğitim gelir ve giderlerine ilişkin sorun ve uygulamalarla uğraşan bilgi kolu. Okulların para işlerinin yönetimi.

Eğitim ölçütü : Başlangıçta yetişkinler arasındaki okuma yazma oranı ve ortalama eğitim süresi olmak üzere iki değişkenle, daha sonra yalnızca okuma yazma oranıyla hesaplanan ve insani gelişim dizininde kullanılan ölçütlerden biri. krş. gönenç ölçütü, sağlık ölçütü

Eğitim planlaması : Ekonomik ve siyasal koşullar ile ülkenin ve öğrencilerin gereksinmeleri göz önünde tutularak bir eğitim dizgesinin siyasasını, öncelik verilmesi gereken işleri ve harcanacak parayı belirleme konularında ileriye dönük programlar geliştirilmesi, hazırlıklar yapılması.

Diğer dillerde Eğitim anlamı nedir?

İngilizce'de Eğitim ne demek? : adj. instructional

n. education, training, instruction, schooling, practice

Fransızca'da Eğitim : éducation [la], formation [la], instruction [la], scolarisation [la]

Almanca'da Eğitim : n. Erziehung, Ausbildung, Lehre, Universität, Instruktion, Schliff

adj. Bildungs-, pädagogisch

Rusça'da Eğitim : n. воспитание (N), обучение (N), подготовка (F), просвещение (N), дрессировка (F)

adj. воспитательный, просветительный