Eğlendirmek nedir, Eğlendirmek ne demek

  • Eğlenmesini sağlamak, eğlenmesine yol açmak

"Eğlendirmek" ile ilgili cümleler

  • "Ne şımarıklıklar, ne hoppalıklar yapacak, beni nasıl kızdıracak ve eğlendirecekti." - R. H. Karay

Eğlendirmek anlamı, tanımı:

Eğlendirme : Eğlendirmek işi.

Gönül eğlendirmek : Geçici bir ilgi ve sevgi göstererek hoşça vakit geçirmek.

Lala paşa eğlendirmek : İşini gücünü bırakıp karşısındakinin hoş vakit geçirmesini sağlamak.

Eğlenme : Neşeli, hoşça vakit geçirme. Alay etme. Oyalanma. Eğlenmek işi.

Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Elde etmek, sahip olmak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak.

Açmak : Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Birbirinden uzaklaştırmak. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Engeli kaldırmak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Yakışmak, güzel göstermek. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Beğenmek. Ayırmak, tahsis etmek. Görünür duruma getirmek. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Bir konu ile ilgili konuşmak. Alanını genişletmek. Yapmak, düzenlemek. Yarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Ferahlık vermek. Savaşla almak, fethetmek. Geçit sağlamak.

 

Yol : Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Hile, tuzak. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Gidiş çabukluğu, hız. Gaye, uğur, maksat. Yolculuk. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Kez, defa. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Kumaşta bulunan çizgi. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik.

Eğlendirmek ile ilgili Cümleler

  • Onlar öğretmenlerini eğlendirmek için bir gösteri koydular.
  • O, yabancı misafirleri eğlendirmekten sorumludur.
  • Öğrenciler sıkılırlarsa kendilerini eğlendirmek için yollar bulurlar.
  • İşi insanları eğlendirmek olan ve şovlara katılan kişi bir eğlendiren kimsedir.
  • Bu öğrenciler öğrenmek istemiyorlar. Sadece kendilerini eğlendirmek istiyorlar.

Diğer dillerde Eğlendirmek anlamı nedir?

İngilizce'de Eğlendirmek ne demek? : v. amuse, beguile, break up, divert, entertain, feast, recreate, regale, tickle

 

Fransızca'da Eğlendirmek : amuser, distraire, divertir, recréer, réjouir

Almanca'da Eğlendirmek : v. amüsieren, belustigen, vergnügen

Rusça'da Eğlendirmek : v. задерживать, отвлекать, развлекать, забавлять, веселить, увеселять, тешить, потешать, задержать, отвлечь, развлечь, потешить