Early childhood türkçesi Early childhood nedir

  • Eğitim alanında kullanılır.
  • İlk çocukluk.
  • İki yaşından başlayarak yedi sekiz yaşlarına dek süren gelişme dönemi.

Early childhood ile ilgili cümleler

English: I wasn't born here, but I spent all of my early childhood here.
Turkish: Burada doğmadım ama bütün çocukluğumu burada geçirdim.

English: Since early childhood, he dreamed of writing stories.
Turkish: İlk çocukluğumuzdan beri o hikayeler yazmayı hayal etti.

Early childhood ingilizcede ne demek, Early childhood nerede nasıl kullanılır?

Early : -in başlarında. Erken. Önceki. Erkenden. İlk. İlk zamanlarında. Eski.

Childhood : Çocukluk dönemi. Çocukluk çağı. Süt çağı bitiminden erginlik başlangıcına değin süren yaşam dönemi. Küçüklük. Çocukluk.

Early abortion : Erken düşük.

Early bird : Erkenci. Sabahçı.

Early blastocyt : Erken blastosit. Embriyonik gelişmenin morula evresinden sonra blastosit oluşumundan başlayıp sarkma (hatching) evresinde bulunan embriyo.

Early church : Eski kilise. Hristiyan kilisesi'nin batı'da roma katolik kilisesi'nin merkezi yetkilisi ortaya çıkmadan önceki oluşma dönemi.

İngilizce Early childhood Türkçe anlamı, Early childhood eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Early childhood ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

Accustoming : Yetiştirim. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Ünsiyet. Alıştırmak. Ülfet.

Academic preparation : Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık. Akademik hazırlık.

Achromatopsia : Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Akromatopsi. Renk körlüğü.

Abulia : İrade yitimi. İstem yitimi. İstenç yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İrade kaybı. Abuli. Abulya. Kayıtsızlık. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum.

Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

 

Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

Achievement tests : Başarı testleri. Başarı testi. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler.

Early childhood synonyms : abstract reasoning, academy, academic year, abstract intelligence, academic intelligence, a priori knowledge.