Economics of environment türkçesi Economics of environment nedir

  • Çevre sorunlarının iktisadi açıdan ele alındığı, çevreyi ve doğal kaynakları korumanın ekonomiye katkısının ve çevre kirliliğinin enaza indirgenmesi yollarının incelendiği bir iktisat alt bilim dalı.
  • Çevre iktisadı.
  • İktisat alanında kullanılır.

Economics of environment ingilizcede ne demek, Economics of environment nerede nasıl kullanılır?

Economics : Ülke ekonomisi. Toplumların üretim, değişim, bölüşüm, tüketim yapısını ve işleyişini inceleyen bilim dalı. İktisat. Tutumbilim. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ekonomi bilimi. İktisat bilimi. Mal ve hizmetlerin üretimi, dağıtımı, tüketimi ve bölüşümüyle ilgili sosyal bir bilim dalı. sınırsız insan gereksinmelerinin karşılanmasında kıt kaynakların alternatif kullanımlar karşısında karar verme ve seçim yapma yollarını inceleyen sosyal bir bilim dalı. Ekonomi (bilimi). Ekonomi.

Of : Yüzünden. İle ilgili. Li. -den. -li. -nın. In. Karşı. Nin. Hakkında.

Environment : Canlıların içinde yaşadıkları ortam ve bu ortamlardaki çeşitli faktörlerin bütünü, ambiyens. herhangi bir yapının merkezinden uzakta olan, kenarda olan. Bir organizmanın ya da bir parçasının üzerinde etki yapan dış etkenler topluluğu. Mekan. Civar. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Muhit. Kişiyi etkileyen, özdeksel ve tinsel gelişmesini, biçimlenmesini ve yaşamını belirleyen, dirimbilimsel, iklimle ilgili ve toplumsal etkenlerin tümü. Bireyi etkileyen canlı ve cansız varlıklar ile bütün güç ve koşulların toplamı. organizmayı içten ya da dıştan uyaran şeylerin toplu adı. varlığın, içinde oluştuğu ve yaşamını sürdürdüğü ortam. Bir organizmanın veya bir parçasının üzerinde etki yapan dış etkenler topluluğu. Ortam.

 

Economics of natural resources : Doğal kaynaklar ekonomisi. İktisadi açıdan önem taşıyan doğal kaynaklardan yararlanma yollarını ve doğal iktisadi bölgelerin başlıca özelliklerini inceleyen iktisatın bir alt dalı.

Economics of scale : Ölçek ekonomileri.

Preservation of environment : Doğa değerlerinin, çağbilim ve yapıtasarcılık yapıtlarının ekinsel ve ekonomik değerini artırdığı yerlerin, kamu kuruluşlarının koruyucu ve geliştirici yönelti ve izlencelerine konu yapılması. bk. çevrel denetim. Çevre korunması.

Economics of taxation : Vergileme ekonomisi.

İngilizce Economics of environment Türkçe anlamı, Economics of environment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Economics of environment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

 

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Economics of environment synonyms : a group shares, a change in demand, abnormal budget expenditures, a change in individual demand, a change in supply, abnormal budget.