Ecza nedir, Ecza ne demek

Ecza; bir kimya terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Ecza" ile ilgili cümle

  • "Burada musluklar, mermer teşrih masaları, antiseptik eczalar yok!" - F. R. Atay

Yerel Türkçe anlamı:

Kibrit.

Kibrit ve benzeri ateşlemekte kullanılan yanıcı nesneler.

Ecza hakkında bilgiler

Eczacılık fakültelerinde, 5 yıllık lisans eğitimini başarı ile tamamlayan; ilacın üretiminden hastaya ulaştırılmasına kadar her aşamada yetkinlik sahibi olan kişilere eczacı (ecza: ilaç, eczacı: ilaç ile uğraşan) denir. Eczacılık fakülteleri Farmakognozi (bitkisel-hayvansal ilaç hammaddeleriyle ilgilidir), Farmakoloji (ilaçların vücut üzerindeki etkilerini inceler), Farmasotik Teknoloji (ilaçların üretim teknikleriyle ilgilidir), Farmasötik Kimya (ilaç hammadddelerinin sentezlenmesiyle ilgilidir), Farmasötik Toksikoloji gibi anabilim dallarında ve meslekle ilgili diğer bilimlerde eğitim verir. Bu mesleğe mensup kişiler serbest eczacılık (eczane eczacılığı) yapabilir; ilaç endüstrisinde AR-GE, üretim, kalite kontrol, ruhsatlandırma, pazarlama gibi birimlerinde görev alabilir, hastane eczanelerinde mesul müdürlük yapabilir ve ayrıca kamu kuruluşlarında ya da ecza depolarında mesleğini icra edebilir.

 

Son yıllarda önem kazanan "klinik eczacılık"ın ülkemizdeki eczacılık fakültelerinde ders olarak okutulması 2000'li yıllarda başlamıştır.

İlaçların üretimini, dağıtımını, geliştirilmesini ve insan vücudundaki etkileşmelerini inceleyen bilim dalıdır.

Eczacılık öğretisi, Türkiye'de 1938 yılına kadar 3 yıl, 1938-2005 yılları arasında 4 yıl, 2005 yılından itibaren ise 5 yıl olarak sürdürülmektedir.

Ecza ile ilgili Cümleler

  • Affedersiniz. Bu eczane mi?
  • Ecza dolabında büyük bir şişe aspirin var.
  • Eczane, Fresno Caddesi'nde.
  • Tom'a bazı ilaçlar satın almak için eczaneye gitmem gerekiyor.
  • Eczaneden ilaç gönderdin.
  • Eczane nerede?
  • Eczane, hastanenin yakınında.
  • Biz bu eczanede jenerik ilaçlar satmıyoruz.
  • Ali bir eczacıydı.
  • Eczane yolun sonunda.
  • Ali eczaneye girdi.
  • Genç eczacı bir eczane açmaya karar verdi.
  • Eczane, Fresno Sokağı'nda.
  • Biz bu eczanede eşdeğer ilaçlar satmıyoruz.

Ecza anlamı, tanımı:

Sentez : Yalından karmaşık olana, külliden cüziye, zorunludan olasıya, ilkeden onun uygulanmasına, genel yasadan bireysel duruma, nedenden etkiye, öncülden varılan sonuca giden düşünme biçimi, bireşim. Element veya başka maddeleri bir araya getirerek yapay olarak bileşik cisimler oluşturma, bireşim.

Ecza çantası : İçerisinde ilk yardım için gerekli ilaç ve sağlık malzemesi bulunan çanta, ilk yardım çantası.

Ecza dolabı : Eczanelerin bulunmadığı yerleşim birimlerinde ilgili yasalar doğrultusunda hekimlerin kontrolünde ilaçların sağlanabilmesi için oluşturulan ve içerisinde sık kullanılan ilaçların bulunduğu dolap. Evde veya iş yerlerinde, içerisinde ilk yardım için gerekli ilaç ve sağlık malzemelerinin bulundurulduğu dolap.

 

Ecza kutusu : Evlerde, otomobillerde ilaçların konulduğu kutu.

Eczane : İlaçların hazırlandığı veya hazır ilaçların satıldığı yer.

Eczacı : Eczacılık fakültesinden mezun olarak eczacılık mesleğini yapmaya hak kazanmış kimse.

Eczacı kalfası : Serbest eczane veya kurum eczanelerinde eczacının gözetiminde işlere yardımcı olan kimse, eczacı teknisyeni.

Eczacı mesul müdürü : Geçici süre için yasal olarak bir serbest eczacının sorumluluğunu üstlenen kimse.

Eczacı teknisyeni : Eczacı kalfası.

Eczacılık : İlaçların ve kozmetik ürünlerin üretimi, çözümlenmesi, etkinlik ve güvenilirliği ile ilgili çalışmaları yürüten, bu ürünlerin kullanıcılara iletilmesini sağlayan, ilaç ve sağlıkla ilgili konularda danışmanlık hizmeti veren sağlık mesleği. Eczacının yaptığı iş.

Eczalı : İçi kimyasal madde ile doldurulmuş mermi atan ateşli silah. Kimyasal madde ile kaplanmış, karıştırılmış, işlem görmüş.

Eczalı pamuk : Steril duruma getirilmiş pamuk.

Adli eczacılık : Eczacılık mesleği ve ilaçla tedavide karşılaşılan adli sorunlarla ilgili bilim dalı.

Kamu eczacısı : Resmî bir kurum veya kuruluşta eczacılık görevini yapan kimse.

Serbest eczacı : Eczacılık mesleğini sahibi olduğu eczanede yürüten kimse.

Canlı : Canı olan, diri, yaşayan. Güçlü, etkili. Canlı yayın. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde.

Rahatsızlık : Hastalık. Rahatsız olma durumu, tedirginlik.

Bozukluk : Bozuk olma durumu. Bozuk para.

Hastalık : Aşırı düşkünlük, tutku. Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Önlenme : Önlenmek işi.

Tedavi : Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme. Çeşitli yöntemlerle hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma, terapi.

Yarar : Çıkar. Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Yarayan, elverişli, uygun.

Fakülte : Bir üniversitenin, öğrenim alanı veya uzmanlık konusu bakımından ayrılmış kollarından her biri.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Madde : Para, mal vb. ile ilgili şey. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Duyularla algılanabilen nesne. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Molekül. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek.

Eczacılık bilimi : (Yun. pharmakon: ilâç; logos: bilim) Tıbbî ilâçların ve diğer biyolojik olarak aktif kimyasal maddelerin faaliyetlerini inceleyen bilim kolu. Farmakoloji. İlaç bilimi.

Diğer dillerde Ecza anlamı nedir?

İngilizce'de Ecza ne demek? : n. medicine, art and science of disease treatment and health maintenance; drug; substance used for medical treatment

Fransızca'da Ecza : drogue [la]

Almanca'da Ecza : Arzneimittel

Rusça'da Ecza : n. товар: аптекарские товары (PL)