Edibles türkçesi Edibles nedir

  • Yenilebilir şeyler.

Edibles ingilizcede ne demek, Edibles nerede nasıl kullanılır?

Edible food : Tüketilebilir gıda. Yenilebilir gıda. Yenilebilir yemek.

Edible offal : Kasaplık hayvanlardan elde edilen karaciğer, böbrek, beyin, dalak, testis, yürek, dil, yemek borusu dış kırmızı kası eti, diyafram kası, işkembe, bağırsak, paça, dil ve kelle gibi organ ve organ parçaları. Sakatat. Yenilebilir sakatat.

Edible oil : Tüketilebilir yağ. Herhangi zararlı bir etkisi olmadan yenilebilir yağ. Yemeklik sıvı yağ. Sofra yağı. Yenilebilir yağ.

Edible rennet casein : Süt teknolojisinde kimozin enzimi veya sütü pıhtılaştırarak veya insan tüketimine uygun diğer enzimler kullanılarak üretilen kazein. Yenilebilir rennet kazeini.

Acidity of edible oils : Yüz gram yağda serbest durumda bulunan yağ asitlerini nötrleştirmek için gereken n alkali çözeltisinin ml sayısı, asitlik indeksi. Yağlarda asitlik derecesi.

Edibleness : Yenebilir olma (yiyecek). Yenilebilir olma durumu. Yenilebilir (yiyecek). Yenilebilirlik.

Incredibleness : İnanılamama durumu. İnanılmazlık. İnanılırlığın ötesinde olma durumu.

Unedible : Yemek için uygun olmayan. Tüketime uygun olmayan. Yenilemez.

Incredibly : Ekstrem bir şekilde. Akıl almaz derecede. Aşırı bir şekilde. İnanılmaz bir şekilde. Sıra dışı bir şekilde. İnanması güç bir şekilde. İnanılmaz şekilde.

 

Edible : Yemeklik. Yenilen. Yenir. Yenilebilen. Yenebilir. İnsan gıdası olarak kullanabilen. Yenmesinde sakınca olmayan. Yiyecek. Yenilebilir.

İngilizce Edibles Türkçe anlamı, Edibles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Edibles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Palatable : Tadı güzel. Lezzetli. Hoş. Makul. Hoşa giden. İçilebilir. Makbul. (yenir) yutulur. Lezettli. Yenebilir.

Killable : Öldürülebilir.

Toothsome : Çekici. Lezzetli. Tatlı. Tadı güzel.

Nontoxic : Zehirli olmayan. Nontoksik. Toksik olmayan.

Tender : Tediye mektubu. Körpe. İş, mal ve hizmetlerin, açık ve rekabetçi bir ortamda eksiltme veya artırma yöntemleriyle en uygun teklifte bulunana verilmesi. krş. açık artırma, açık eksiltme, kapalı artırma, kapalı eksiltme. Şefkatli. Deneyimsiz. Hassas. Ödemek üzere para vermek. Kolaylıkla incinen. Bakıcı. Sevecen.

Tuck : Kıvırmak. Kıvrılmak. Sokmak. Kıstırmak. Sıkıştırmak. Tıkıştırmak. Tepmek. (içine) sokmak. Tıkmak. Katlamak.

Food : Aş. Yiyecekler. Halkın geleneksel yollardan elde ettiği, koruduğu ve yaşaması için tükettiği her türlü bitkisel, hayvansal ve madensel ürün, özdek, yiyecek, içecek. Taam. Azık. Gıda. Genellikle insan yiyeceği için kullanılan, hayvanlarla ilgili olarak kullanıldığında yem ve besin anlamına gelen kelime. Nevale. Yem.

Digestible : Sindirimi kolay. Hazmı mümkün. Sindirilebilir. Hafif. Dijestibl.

Nonpoisonous : Toksik olmayan. Zehirsiz. Ağısız. Zehirli olmayan.

Comestible : Yiyecek. Yenilebilir. Yemeye elverişli. Yiyecek şey.

 

Edibles synonyms : non poisonous, pareve, victuals, parve, victual, eatable, pabulum, nutrient.

Edibles zıt anlamlı kelimeler, Edibles kelime anlamı

Unpalatable : Yenilmez (gıda vb). Hoş olmayan. İçilmesi zor. Hoşa gitmez. Tatsız. Nahoş. Yavan.

Tough : Zorlu. Abanoz gibi. Sağlam. Külhanbeyi. Sert (kösele vb). Dayanıklı. Baş belası. Kabadayı. Sert. Güçlü.

Indigestible : Hazmı güç. İndijestibl. Hazmı zor. Sindirilemez. Zor hazmedilen. Sindirimi güç. Sindirilemeyen. Hazmedilemez. Ağır.

Edibles antonyms : inedible.