Efendi efendi nedir, Efendi efendi ne demek

Efendi efendi; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır.

  • Uslu uslu
  • (efe'ndi efe'ndi) Dikkat çekmek veya paylamak amacıyla kullanılan bir seslenme sözü.

"Efendi efendi" ile ilgili cümle

  • "Oh! Keka! Efendi efendi, insan gibi yürüyoruz." - N. Hikmet

Efendi efendi kısaca anlamı, tanımı:

Efendi : Eğitim görmüş kişiler için özel adlardan sonra kullanılan unvan. Koca. (efe'ndi) Erkekler için kullanılan bir seslenme sözü. Günümüzde bey unvanından farklı olarak özel adlardan sonra kullanılan ikinci derecede bir unvan. Görgülü, nazik, kibar. (efe'ndi) Hizmetlilere seslenilirken kullanılan bir söz. Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse.

Dikkat : Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık. İlgi, özen. "Dikkat ediniz!" anlamında kullanılan bir uyarma sözü.

Çekmek : Çizgi durumunda uzatmak. Döşemek. İçki içmek. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. Örtmek, giymek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Taşıma gücü olmak. Boya, badana vb. sürmek. Herhangi bir anlama almak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Atmak, vurmak. İmbik yardımı ile elde etmek. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Yürütmek, sürmek. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Asmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Herhangi bir engel kurmak. Yol, ay sürmek. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Daralıp kısalmak. Hoşa gitmek, sarmak. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Öğütmek. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Kaçan ilmeği örmek. Yollamak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. Germek.

 

Paylamak : Birine kusurundan ötürü sert sözler söylemek, azarlamak.

Seslenme : Sözü birine veya birilerine yöneltme, hitap. Seslenmek işi.

Uslu : Toplumu, çevresini rahatsız etmeyen, edepli, müeddep, yaramaz karşıtı. Uysal bir biçimde. Akıllı, zeki.

Diğer dillerde Efendi efendi anlamı nedir?

İngilizce'de Efendi efendi ne demek? : zarf