Efir küfür etmek nedir, Efir küfür etmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kızgınlıkla ağzına geleni söylemek, küfretmek.

Efir küfür etmek anlamı, kısaca tanımı

Efir : Nefes, soluk. Kütahya şehri, Simav ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi

Etme : Etmek işi.

Küfü : Korkunç, kocamış.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Küfür : Sövme, sövmek için söylenen söz, sövgü. Tanrı'nın varlığı ve birliği gibi dinin temellerinden sayılan inançları inkâr etme.

Kızgınlık : Kızgın, ısınmış olma durumu. Öfkeli olma durumu. Hayvanların çiftleşme isteği.

Küfretmek : Sövmek.

Söylemek : Düşündüğünü ya da bildiğini sözle anlatmak. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Türkü, şarkı vb. okumak. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Yapılmasını istemek. Yazmak, düzmek. Haber vermek. Sipariş etmek. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak.

Küfretme : Küfretmek işi, sövme.

Söyleme : Söylemek işi.

Kızgın : Çok ısınmış, ısıtılmış ya da kızdırılmış. Eş arayan (hayvan). Kızmış olan, öfkeli, mütehevvir. Kızışık, zorlu, sert, şiddetli.

 

Söylem : Söyleyiş, söyleniş, sesletim, telaffuz. Bir veya birçok cümleden oluşan, başı ve sonu olan bildiri, tez. Kalıplaşmış, klişeleşmiş söz, ifade.

Geleni : Tarla faresi, büyük fare.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Kızgı : Güneş sıcaklığı, ısı : Ekinler kızgıya muhtaç. Ucu ateşte kızdırılarak ağaç delmekte kullanılan biz. Can sıkıntısı. Öfke.

Gele : Tavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, uygun olmayan zar.

Diğer dillerde Efferent sinir anlamı nedir?

İngilizce'de Efferent sinir ne demek ? : efferent nerve