Eksen nedir, Eksen ne demek

"Eksen" ile ilgili cümle

  • "Politikacıların kendilerini evrenin ekseni saymamaları gereğini anlamaları için..." - H. Taner
  • "Metnin müziğini, büyüsünü böyle bir eksen çevresinde aradım." - A. Ağaoğlu

Yerel Türkçe anlamı:

Araba dingili.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Bir cismin parçalarının çevresinde, bakışımlı olarak düzenlediği sanal bir doğru.

Üzerinde bir yön belirlenmiş doğru.

Bir cismin, çevresinde döndüğü doğru.

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Çevresinde bir cismin ya da bir geometrik biçimin döndüğü ya da döner sanıldığı doğru; "dönme ekseni" deyiminin kısaltılmışı.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Uzayda ya da bir uzambiçimde yön, uzaklık, açı, bakışım, konum ya da devinimleri ölçmek için kullanılan durgan bir doğru, yarıdoğru ya da doğru parçası.

Bilimsel terim anlamı:

Çiftekerin iki tekeriyle, ayna denilen büyük dişlinin ve arka göbeklerin takıldığı mil.

Bir serpiştirme ya da çizge alanında değişik boyutları ya da değişkenleri simgeleyen doğrultu.

İngilizce'de Eksen ne demek? Eksen ingilizcesi nedir?:

axis, a^fs (pi. axes)

Fransızca'da Eksen ne demek?:

 

axe, axis

Osmanlıca Eksen ne demek? Eksen Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

mihver

Eksen anlamı, tanımı:

Eksen oyuncu : Oyun kurucu.

Eksen ülke : Bir topluluğu, bir paktı kurucu veya yönlendirici ülke.

Dönme ekseni : Dönen bir cismin her noktasının çizdiği çemberlerin merkezlerinden geçen doğru.

Gök ekseni : İki ucu sonsuza uzatılmış olarak düşünülen Dünya'nın dönme ekseni. Yıldızların günlük harekette çevresinde dolanıyor gözüktükleri eksen.

Eş eksenli : Eksen ölçüleri eşit olan (motor).

Eşit : Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi. Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse).

Parça : Pasaj. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Müzik eseri. Güzel, alımlı kız veya kadın. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Nesne. Tane. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime.

Bölen : Bir bölme işleminde bölünen sayının kaç eşit parçaya ayrıldığını gösteren sayı.

Çizgi : Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim. Temel. Yüz ve vücut hatlarının her biri. Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır.

 

Mihver : Önemli. Eksen.

Pozitif : Artı. Olumlu, negatif karşıtı.

Sonsuz : Çok. Sonu olmayan, bitmeyen, ebedî. Birçok. Sonu olmayan, her niceliği aşabilen değişken (nicelik). Sonu ve sınırı olmayan şey. Ölçülemeyecek kadar çok veya büyük olan.

Dingil : Tekerleklerin merkezinden geçen ve taşıtın altına enlemesine yerleştirilmiş mil, eksen, aks. Kaba saba. Aptal, salak.

Eksen alçalması : Bir kemer ekseninin alçalmış olan kesimleri.

Eksen dalımı : Eğik bir kıvrım ekseninin yatay düzlemle yaptığı açı.

Eksen devletleri : II. dünya savaşından önce aralarında bir bağlaşma yapan Almanya, Japonya ve İtalya devletleri.

Eksen dönüşü : Dansçının ekseni çevresinde dönme hareketi.

Eksen düzlemi : Bir kıvrımın yanları arasındaki açıyı ikiye bölen düzlem.

Eksen iskeleti : Baş ve gövde iskeleti. Baş ve gövde iskeleti.

Eksen kemiği : Amniyonlu hayvanlarda (Amniota) boyun omurlarının ikincisi. (Lat. axis=eksen) Amniyotlu hayvanlarda boyun omurlarının ikincisi. Bunun bir uzantısı çevresinde çember biçimindeki birinci boyun omuru (Atlas kemiği) döner.

Eksen silindir : Miyelinli sinir aksonu.

Eksen sinüsü : Derisi dikenlilerde (Echinodermata), taş kanalı ile iştirakte olan ve oral halka sinüsünün iç bölümüne açılan su kanal sisteminin dik olan kanalı. Derisi dikenlilerde (Echinodermata), taş kanalıyla ilişkili olan ve oral halka sinüsünün iç bölümüne açılan, su kanal sisteminin dik olanı.

Eksen yükselmesi : Bir kemer ekseninin yükselmiş olan kesimleri.

Eksen ile ilgili Cümleler

  • Dünya kendi ekseninde döndüğü için Güneş gökyüzü boyunca hareket ediyor gibi görünüyor.
  • Satürn kendi ekseni üzerinde çok hızlı dönen çok büyük bir gaz gezegendir.
  • Bir çocukla mantık ekseninde konuşmaya çalışmak zaman kaybı.
  • İlk uzay istasyonu yapay bir yer çekimi oluşturmak için yatay eksende dönüyordu.
  • Dünya, kendi ekseni etrafında 24 saatte bir döner.
  • Dünya, günde bir defa kendi ekseni etrafında döner.
  • Dünya, kendi ekseni etrafında döner.

Diğer dillerde Eksen anlamı nedir?

İngilizce'de Eksen ne demek? : adj. axial, pivotal

n. axis, pivot, axle, pintle, rachis, spindle

Fransızca'da Eksen : axe [le], indice [le], pivot [le], arbre [le]

Almanca'da Eksen : n. Achse

Rusça'da Eksen : n. ось (F), вал (M), шпиндель (M)