Eksik nedir, Eksik ne demek

Eksik; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Eksik" ile ilgili cümle

  • "Aynı zamanda, eski dönem edebiyatımızın sohbet ve mülakat türlerinde boşluk olan eksiğini tamamlıyordu." - A. Kabaklı
  • "Bu kitap eksik, baş tarafı yok."

Yerel Türkçe anlamı:

Suç, günah.

Kız.

Kadın.

Zamanı gelmeden doğan insan ya da hayvan yavrusu.

Hukuki terim anlamı:

noksan.

Bilimsel terim anlamı:

Bir mal ya da özdeğin sayımında yazılımına göre bulunan olumsuz ayrım.

İngilizce'de Eksik ne demek? Eksik ingilizcesi nedir?:

short weight

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Çankırı kenti, Eldivan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Eksik anlamı, kısaca tanımı:

Eksik çıkmak : Tartı veya ölçü tam olmamak.

Eksik doğmak : Vaktinden önce veya organları gelişmeden doğmak.

Eksik etmemek : Her zaman bulundurmak.

Eksik gelmek : Yetişmemek, yetmemek.

Eksik olma : "var ol, sağ ol!" anlamında kullanılan bir söz.

Eksik olmamak : Her vakit ve her fırsatta bulunmak.

Eksik olmasın : "sağ olsun, var olsun" anlamında kullanılan bir söz.

Eksik olsun : "gereği yok" anlamında kullanılan bir söz. "ölsün!" anlamında kullanılan bir ilenme sözü.

 

Eksik artık : Elde ne varsa.

Eksik etek : Kadın.

Eksik gedik : Gereksinim duyulan ufak tefek şeyler.

Tahtası eksik : Aklı tam olmayan, şaşkın, alık, budala.

Yuları eksik : Kaba, anlayışsız (kimse).

Eksik gedik kapamak : Ufak tefek gereksinimleri karşılamak.

Eksiklenmek : Eksiklik duymak.

Eksikli : Kadın. Kendisine bir şey gerekli olan, muhtaç.

Eksiklik : Eksik olma durumu, eksik olan miktar, noksan, nakisa, fıkdan.

Eksiksiz : Eksiği olmayan, tam, tamam. İyi, namuslu, temiz. Tam olarak.

Eksiksizlik : Eksiksiz olma durumu.

Ağzından söz eksik etmemek : O sözü sürekli söylemek.

Bir bu eksikti : Sıkıntılı bir durum varken bir yenisinin çıkması üzerine söylenen bir söz.

Dağ başından duman eksik olmaz : "büyük adamların, büyük iş yapanların her zaman üzüntüleri, sıkıntıları vardır" anlamında kullanılan bir söz.

Deniz kenarında dalga eksik olmaz : "içinde çeşitli olayların geçmesi doğal olan bir ortamda zaman zaman sert çatışmaların, fırtınaların çıkması da olasıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Kafasının bir tahtası eksik : Akıl dışı davranışlarda bulunan.

Bölüm : Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Çağ, devir.

 

Noksan : Eksiklik, kusur. Eksik.

Natamam : Eksik, tamamlanmamış, bitmemiş.

Mükemmel : Kusursuz. Eksiksiz, kusursuz, tam, yetkin, şahane bir biçimde. Çok güzel, harikulade, şahane. Tam, tamamlanmış. Olgunlaşmış. Eksiksiz.

Kusurlu : Kusuru olan.

Muallel : Sakat, eksik.

Sakat : Bozuk veya eksik. Vücudunda hasta veya eksik bir yanı olan, engelli, özürlü.

Bir : Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Beraber. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Eş, aynı, bir boyda. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Aynı, benzer. Sadece. Tek. Sayıların ilki.

Az : Azot elementinin simgesi. Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak.

İhtiyaç : Yoksulluk, yokluk. Güçlü istek. Gereksinim.

Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.

Eksik akçe : Aşınmak ya da basılırken gereğinden az değerli maden katılmak nedeniyle, değerinden düşmüş para.

Eksik baskınlık : Alel genlerden birinin etkisi, diğerini tam olarak önleyemediği zaman ortaya çıkan baskınlık durumu. Sığırlarda siyah renk beyaza eksik başları olduğu için siyah x beyaz melezlerinde vücut siyah, fakat kuyruk ucu, karın ve alında beyaz lekeler bulunur.

Eksik beklem : (Kuramsal istatistik) (…) tanım bölgesinin bir alt bölgesi için bulunan beklem.

Eksik belgelerle beyan : Gerekli diğer belgeler olmaksızın yalnızca Gümrük Müsteşarlığınca belirlenen belgelerin eklenmesiyle basitleştirilmiş usûlde yapılan bir beyan biçimi.

Eksik bilgi : İktisadi karar birimlerinin karar alırken bazı özel bilgilere ulaşamamaları durumu. krş. tam bilgi, bakışımsız bilgi

Eksik bölük tasarımı : (Deneysel tasarım) Bir bölükte tüm işlemlerin uygulanamadığı rasgele bölük tasarımı.

Eksik çiçek : (botanik)

Eksik değer yöntemi : (Deneysel tasarım) Bazı değerlerin eksik olduğu durumlarda deneysel örüntüyü uygulamak için kullanılan bir yöntem.

Eksik değerleme : İşletmenin gizli ihtiyat oluşturmak ve özkaynak kazançlarını gizlemek amacıyla varlıklarının değerini, bilinçli olarak, gerçek değerinin altında göstermesi.

Eksik değerlendirilmiş kur : Sabit kur sisteminde ulusal paranın yabancı paralar karşısındaki değerinin düşük tutulması. krş. aşırı değerlendirilmiş kur

Eksik ile ilgili Cümleler

  • Eksik bir sayfa var.
  • Bu raporun bir sayfası eksik.
  • Hatalarımızın birçoğunun kaynağı sabır eksikliğidir.
  • Eksik bir şey var.
  • Eksik bir şey var gibi görünüyor.
  • Benim çekmecenin kilidi kurcalanmış ve benim evraklardan bazıları eksik.
  • Eksik sadece bir şey var.
  • Bu rapor eksik.
  • Hatalarımızın çoğu sabır eksikliğinden geliyor.
  • Öğrencilerin eksikliği nedeniyle okul, yıl sonunda kapatılacaktır.
  • Eksik bir kız var.
  • Eksik bir peçete var.
  • Eksik yönlerimin ne olduğunu biliyorum.
  • Tom'un ofis kapısı açıktı ama hiçbir şey eksik bulunmadı.

Diğer dillerde Eksik anlamı nedir?

İngilizce'de Eksik ne demek? : adj. deficient, lacking, defective, incomplete, insufficient, short, missing, wanting, less, minus, imperfect, inadequate, incommensurate, incompetent, lame, ragged, scrimp, scrimpy, shy, sketchy, skimp, skimpy

adv. short, out

n. deficiency, shortfall, gappy, missing part

Fransızca'da Eksik : absent/e, défectueux/euse, déficient/e, désassorti/e, imparfait/e, incomplet/ète, incorrect/e, manquant/e, tronqué/e

Almanca'da Eksik : n. Fehl, Halbheit

adj. defekt, imperfekt, lückenhaft, unfertig

Rusça'da Eksik : n. недостаток (M), нехватка (F), недочет (M), изъян (M), дефект (M), имперфект (M)

adj. недостающий, неполный, недостаточный, дефектный