Ekvator nedir, Ekvator ne demek

Ekvator; bir coğrafya terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Fındık, ceviz vb. meyvelerin ölçümünde kullanılan bir birim
  • Yer yuvarlağının eksenine dik olarak geçtiği ve yer yuvarını iki eşit parçaya böldüğü varsayılan en büyük çember, eşlek, istiva hattı.

"Ekvator" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ekvator'un çevresi kırk milyon metredir."

Osmanlıca Ekvator ne demek? Ekvator Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

hatt-ı istiva

Ekvator hakkında bilgiler

Ekvator, kuzey ve güney yarımküreleri birbirinden ayıran hayalî dairesel hattır. Kuzey ve Güney kutup noktalarına eşit uzaklıkta olan noktaların birleştirilmesiyle elde edilen çizgidir. Ekvator'un enlemi tanım gereği 0° dir. Yerküre'nin ekvatorunun uzunluğu 40.076,4 km'dir.

Ekvator ile ilgili Cümleler

  • Ekvatorda, Dünya yaklaşık saatte 2200 kilometre hızla dönüyor.
  • Ekvatora yakın dar bir bölgede bulunan,tropik yağmur ormanları o kadar hızlı yok oluyorlar ki 2000 yılına kadar onların yüzde sekseni gitmiş olabilir.
  • Australya yolculuğumda ilk kez ekvatoru geçtim.
  • Ekvatora yakın dar bir bölgede bulunan, tropik yağmur ormanları o kadar hızlı yok oluyorlar ki 2000 yılına kadar onların % 80 yok olabilir.
  • Ekvator dünyayı iki yarımküreye böler.
  • Gemi yarın ekvator'u geçecek.
  • Gemi bu gece Ekvator'u geçecek.
  • Ekvator dünyayı iki yarım küreye ayırır.
  • Ekvatorda her boylam derecesi için mesafe.
  • Ekvatorluyum.
 

Ekvator kısaca anlamı, tanımı:

Eşit : Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse). Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi.

Ekvatoral : Gök cisimlerinin sağ açıklık ve dik açıklıklarını temel alan kurgu. Ekvator'la ilgili, eşleksel.

Ekvatoral iklim : Yıl boyunca yaz koşullarının yaşandığı, yıllık sıcaklık farkının az olduğu bir iklim türü.

Fındık : Bu ağaççığın sert bir kabuk içinde bulunan yağlı, nişastalı ürünü. Hileli zar. Kayıngillerden, kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve yurdumuzun genellikle Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen, boyu 6-7 metre, yaygın tepeli bir ağaççık (Corylus avellana).

Ceviz : Bu ağacın dışı kabuklu, içi yağlı ve nişastalı yemişi, koz. Bu ağacın kerestesinden yapılmış. Cevizgillerin örnek bitkisi olan, uzun ömürlü, gövdesi kalın, kerestesi değerli, yurdumuzda çok yetişen ağaç (Juglans regia).

Meyve : Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş. Ürün, sonuç, kâr.

 

Ölçü : Belirlenmiş boyut. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Değer, itibar. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Ölçme sonucu bulunan rakam. Ölçüt. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi.

Birim : Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Bir kümenin her elemanı. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri.

Yuvar : Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim. Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genellikle yuvarlak veya oval küçük cisim.

Eksen : Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver. Çizgi. Dingil.

Kuzey : Yıldız. Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer. Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı.

Ekvator bölgesi : (coğrafya)

Ekvator çevresi : (astronomi)

Ekvator durgunları : (coğrafya)

Ekvator düzlemi : Yuvarlak ya da yuvarlağa yakın yapıların ortasındaki bölgeye verilen ad. Mitoz ve mayoz bölünmelerinin metafaz evresinde kromozomların iğin ortasında dizildikleri düzlem. (Lat. aequator=dengeleyen) Mitoz ve mayoz bölünmelerinin metafaz evresinde kromozomların iğ'in ortasında dizildikleri düzlem.

Ekvator iklimi : (coğrafya)

Ekvator yarıçapı : (astronomi)

Ekvatoryal bağ : Özellikle üçgen bipiramit ve oktahedral moleküllerde gözlenen molekül eksenine dik olan bağ

Ekvatoryal düzlem : Hücre bölünmesinde bütün kromozomların mekiğin orta kısmında toplandığı alan.

Ekvatoryal elektron çifti : Molekül eksenine dik olan düzlemde bulunan bağ yapmamış elektron çifti.

Diğer dillerde Ekvator anlamı nedir?

İngilizce'de Ekvator ne demek? : n. equator, the line

Fransızca'da Ekvator : équateur [le]

Almanca'da Ekvator : n. Äquator