Electrophoresis türkçesi Electrophoresis nedir

  • Elektrikli asıltı devinimi.
  • Elektrikli asıltıdan kaplama.
  • Elektrik akımı etkisiyle, eriyik içinde dağılmış moleküllerin pozitif veya negatif kutba doğru ayrılması tekniği.
  • Sıvı bir maddede bir elektrik alanının etkisiyle oluşan koloidal partiküller hareketi.
  • Kıvılyürüm.
  • Bir çözelti içinde dağılmış iyonların elektrik akımı etkisiyle elektriksel yüklerine ve molekül ağırlıklarına göre negatif veya pozitif kutuba doğru hareketi.
  • Elektroforez.
  • Elektriksel asıltı hareketi.
  • Moleküllerin elektrik yüklerine göre ayrılması tekniği.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Electrophoresis ingilizcede ne demek, Electrophoresis nerede nasıl kullanılır?

Gel electrophoresis technique : Aynı elektrik yüklü moleküllerin jel matriks içerisinde büyüklüklerine göre ayrılması tekniği. Jel elektroforez tekniği.

Agarose gel electrophoresis : Agaroz jel içerisinde elektriksel alana maruz bırakılan, dna ve rna parçalarının büyüklüklerine göre ayrıştırılması için kullanılan bir yöntem. Saf agar üzerine uygulanan elektriksel ortamda dna ve rna moleküllerinin büyüklüklerine göre göç etmesi sonucu, bu moleküllerin ayırt edilmesi işlemi. Agaroz jel elektroforez.

Gel electrophoresis : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Jel elektroforez tekniği. Jel elektroforez. Jel elektroforezi. Aynı elektrik yüklü moleküllerin jel matriks içinde büyüklüklerine göre ayrılması tekniği. Farklı elektrik yüklü maddelerin jel matriks içinde büyüklüklerine göre ayrılması tekniği.

 

Polyacrylamide gel electrophoresis : Poliakrilamid jel elektroforezi. Poliakrilamid jel elektroforez. Proteinlerin ve nükleik asitlerin, poliakrilamid destek tabakası üzerinde elektriksel bir akım etkisiyle moleküler ağırlıklarına göre göç ettirilmeleri ve görüntülenmeleri temeline dayalı biyokimyasal bir yöntem.

Pulsed field gradient gel electrophoresis : Kademeli jel elektroforezi. Kromozomları büyüklüklerine göre sıralamak için geliştirilmiş bir elektroforez tekniği. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Two dimensional gel electrophoresis : Özellikle yüksek molekül ağırlığına sahip proteinlerin jelde belirlenmesinde kullanılan iki aşamalı elektroforez işlemi. İki boyutlu jel elektroforezi.

Microelectrophoresis : Mikroelektroforez.

Electrophoresed : Elektroforez uygulanmış.

Electrophoretic plating : Asıltıl kaplama. Elektroforetik kaplama. Bir çözeltideki asıltıl taneciklerin elektrik yüklerini vererek elektrot yüzeyinde bir katman ya da birikinti oluşturmaları işlemi.

Electrophoretic : Elekrikle devinen. Elektroforetik. Elektroforez ile ilgili. Sıvı bir maddede bir elektrik alanının etkisiyle oluşan koloidal partiküller hareketi ile ilgili.

İngilizce Electrophoresis Türkçe anlamı, Electrophoresis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electrophoresis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Immunoelectrophoresis : İmmünoelektroforez. İmmunoelektroforez.

Action : Telli çalgılarda, normalden yüksekliği çalım zorluğuna, normalden alçaklığı ise ses kalitesinde azalmaya neden olan, tel ve klavye arası mesafe. Çalışma şekli. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. atın bacaklarının hareketi. Yükselti. Faaliyet. Eylem: bir iş, hareket yapmak, bir davranışta bulunmak. davranış: bir değişiklik getirebilecek etki uyandırabilecek düşünce ya da hareket. bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi; bu hareketten ortaya çıkan gelişim. baş olgu: oyunun temasını geliştiren başlıca olay, öykü, gelişim. sıra olaylar: bir oyunun metninde yer alan arka arkaya sıralanmış durumlar ve olaylar. iç aksiyon: oyunun havasını kuran gelişim. dış aksiyon: oyunun olaylarında var olan hareket ve durumların gelişimi. konuşma aksiyonu: oyunun konuşmalarında var olan devingenlik. oyunu ileriye götüren anlatımdaki itici güç. Başla. Yapılan şey. Olgu. Hareket.

Activity : İnsanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri kuran, düzenleyen ve denetleyen eylemleri. Eyleyim. Etki. Etkiniik. Bir bilgi işlem dizgesinde ana kütük tutanaklarının, öngörülen belirli bir dönem içinde, gördükleri işlem sayısıyla gösterilir nitelikleri. Hareket. İşlem. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu. Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi. bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı. Etkinlik.

Cataphoresis : Elektriksel ilaç devinimi. Pozitif elektrik akımı kullanarak bir ilacın doku boyunca gönderilmesi. Kataforez.

Electrophoresis synonyms : paper electrophoresis, ionophoresis, dielectrolysis, natural process, natural action, carrier electrophoresis, electrophoreses.