Elektron nedir, Elektron ne demek

Elektron; bir fizik terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

Kimya'daki anlamı:

Hareketsiz kütlesi=9,11.10-31 kg, yükü=1,602.10-19 C, negatif elektrik yüklü atom altı tanecik. İzole cisimlerde toplanırsa statik elektrik, iletken tellerde akınca elektrik akımı oluşturur.

Nükleer Enerji alanındaki anlamı:

Elektrik yükü ± 1,60219 x 10¯19 C; durgun kütlesi 9,1095 x 10¯31 kg olan kararlı elemanter parçacık. Elektron negatif yüklü olup, “negatron”la eş anlamlıdır.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bütün atomların yapısında bulunan elemansel tanecik. (Elektron, atom çekirdeğine bağlıdır ve ortadaki çekirdeğin çevresinde yer alan basamaklarda, değişik sayılarda elektronun döndüğü varsayılır. Her atomdaki basamağın sayısına ve her basamaktaki eksi yüklü elektron sayısına göre değişik kimyasal öğeler ortaya çıkar. Belirli nicelikte elektrik taşıyan elektron, bu özelliğinden dolayı elektrik akımının temel öğesidir. Elektronun çeşitli görünüşlerini elektriksel olaylarla izleriz).

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Negatif yüklü çekirdek parçacığı.

Bilimsel terim anlamı:

Yükü 1,6022.10-19 Coulomb, kütlesi 9 .1096.10-28 g. olan ve atom çekirdeğinin çevresindeki erke düzeylerinde yer alan kalımlı temel parçacık.

 

İngilizce'de Elektron ne demek? Elektron ingilizcesi nedir?:

electron

Fransızca'da Elektron ne demek?:

électron

Elektron hakkında bilgiler

Elektron/Elektra veya eksicik, en küçük eksi (-) yüküne sahip temel parçacıktır.

Elektron/Elektra kelimesi kehribarın Antik Yunancadaki ismi ήλεκτρον'dan (elektron/elektra) gelmektedir. Eski Yunanda, kehribarı ovuşturunca statik elektrikle yüklendiği biliniyordu.

Atomun üç bileşeninden biri (diğer ikisi proton ve nötrondur). Atomu maddenin en küçük birimi kabul eden kuram yoluyla, elektriğin taneciksel bir yapı içinde bulunduğu sonucuna varılır. En küçük elektrik yükü taşıyan bu taneciğin adı elektrondur. Elektronlar gözlemlendiğinde tanecik değil dalga özelliği gösterirler. Bütün atomların dış bölümü elektron tabakalarından oluşur ve her tabaka çekirdekten uzaklığına göre K,L,M... gibi harflerle adlandırılır.

Atomun etrafında katman katman yörüngeler bulunur. Bu yörüngelerde elektronlar bulunur. Yörünge "n" harfi ile gösterilir. Bunlar K, L, M, N,... gibi harflerle gösterilirken aynı zamanda 1, 2, 3, 4,... gibi numaralarla da gösterilir. Bu numaralara Baş kuantum sayısı denir. Yörüngelerinde kendi içlerinde alt birimleri vardır. Bunlara Orbital adı verilir.

 

Elektron ile ilgili Cümleler

  • Elektronik haber medya temel bilgi kaynağımızdır.
  • Herkes kısa mesaj atıyor ya da bilgisayardan elektronik posta gönderiyor.
  • Elektronik posta adresin nedir?
  • Kim posta yoluyla mektup gönderir ki? Bu günlerde elektronik postamız var.
  • Elektronik terazideki bir arıza nedeniyle yetkililer işyerine para cezası verdi.
  • Bu elektronik sözlüğün işe yarar şeylerinden biri herhangi bir yere kolaylıkla taşınabilmesidir.
  • İlk tam elektronik bilgisayar geçen yüzyılın ortasına yakın geliştirilmiştir.
  • Elektronik hakkında bir şey bilmez.
  • Elektronik sözlüğümü kaybettim. Böyle olduğunu gören oldu mu?
  • Elektronik bileşenler saf izopropil alkol kullanarak temizlenebilir.
  • Elektronik ticaret hızla yayılmaya başladı.
  • Bir hidrojen atomunda bir elektron vardır.
  • Son yıllarda elektronik bilgisayarlar giderek önemli olmuştur.
  • Onlar ortamı elektronik müzikle yorumluyor.

Elektron anlamı, kısaca tanımı:

Atom : Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

Sahip : Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse. Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil.

Temel : En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz. Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler.

Parçacık : Küçük parça, kırıntı. Elektron, proton, nötron gibi atomu oluşturan parçaların her biri, partikül.

Elektron akışı : Serbest elektronların yer değiştirmesi.

Elektron demeti : Aynı enerji kaynağından çıkan ve birbirine yakın yörüngede yayılan elektronlar.

Elektron gazı : Boş veya gaz dolu bir ortamda, bir iletkenin içinde dolaşan serbest elektronların tümü.

Elektron lambası : Gaz geçirmeyen bir tüp içindeki boşlukta veya bir gazlı ortamda elektron akımı oluşturan elektronik araç.

Elektron mikroskobu : Normal ışık yerine bir elektron demeti ile çalışan ve bir milyon kez net büyütebilen özel mikroskop.

Serbest elektron : Doğal elektrik yükünün oluşturduğu demetler.

Elektronegatif : Elektrolizde artı kutupta toplanma niteliği olan (cisimler).

Elektronik : Serbest elektronların etkisiyle oluşan olayları inceleyen bilim dalı. Elektron temeline dayanan, elektronla ilgili.

Elektronik beyin : Bilgisayar.

Elektronik çalgılar : Elektrikten yararlanarak ses gücü yükseltilen çalgılar.

Elektronik imza : Sadece imza sahibinin tasarrufunda bulunan, özel bir araçla oluşturulan, nitelikli elektronik sertifikaya dayanarak imza sahibinin kimliğinin tespitini ve imzalanmış elektronik veride sonradan herhangi bir değişiklik yapılıp yapılmadığının tespitini sağlayan imza.

Elektronik müzik : Elektronik çalgı ve cihazlarla yaratılan müzik.

Elektronik posta : Bilgisayarlar veya bir ağ içindeki belli gönderim merkezleri arasında elektronik bilgi iletişimi, elmek, e-posta.

Elektronik saat : Elektrik enerjisi ile çalışan saat.

Elektronik sazlar : Elektrikten yararlanarak kullanılan çalgılar.

Elektronikçi : Elektronik işi ile uğraşan kimse.

Negatif : Olumsuz. Gerçekteki aydınlık ve karanlık bölümleri tersine gösteren fotoğraf camı veya filmi. Eksi, pozitif karşıtı.

Pozitron : Bütün atomlarda bulunan pozitif yüke sahip temel parçacık, elektron karşıtı.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Küçük : Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Değersiz, önemsiz. Kısık, parlak olmayan (ses). Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Niceliği az olan. Yaşı daha az olan. Geri aşamada. Niteliği aşağı olan, bayağı. Küçük abdest.

Yükün : İyon.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Kehribar : Süs eşyası yapımında kullanılan, açık sarıdan kızıla kadar türlü renklerde, yarı saydam, kolay kırılır ve bir yere hızlıca sürtüldüğünde hafif cisimleri kendine çeken, fosilleşmiş reçine, samankapan, kılkapan. Bu reçineden yapılmış.

Elektron akımı : Elektron mikroskobunda, akım geçirilen tungsten gibi bir metal parçasından çıkan ve vakumlu bir kolonda paralel giden elektron demeti. Bim

Elektron akımları : (astronomi)

Elektron alıcı : Bir oksidasyon-redüksiyon reaksiyonunda elektronları alan madde.

Elektron bombardımanı : Elektronların belirli bir ereğin üzerine düşürülmesi durumu.

Elektron çeliği : (kimya)

Elektron çoğaltıcı : Birbiri ardına dizilmiş elektrikuçlarının elektronlarla bombardımanı, dolayısıyla her aşamada elektron sayısının gittikçe artmasıyla, ufak bir akımı güçlendiren aygıt.

Elektron dağılımı : Atomda elektronların yörüngemsilere (orbitallere) dağılışı.

Elektron dönü yankılaşım : Özgür köklerdeki ortaklanmamış elektronların bir mıknatıs alanında üzerilerine düşen kimi ışınımlardan erke soğurmaları.

Elektron halkaları : (kimya)

Elektron ışınlaması : Gıda yüzeylerinin pastörizasyonu amacıyla, birbirine paralel elektromanyetik radyasyonların kullanılması.

Diğer dillerde Elektron anlamı nedir?

İngilizce'de Elektron ne demek? : [Elektron] n. electron, negatively charged particle which is a fundamental component of matter and exists independently or outside the nucleus of an atom (Physics, Chemistry)

n. (old spell.>electron) electron, negatively charged particle which is a fundamental component of matter and exists independently or outside the nucleus of an atom (Physics, Chemistry)

n. electron

Fransızca'da Elektron : électron [le]

Almanca'da Elektron : n. Elektron

Rusça'da Elektron : n. электрон (M)