Elektronik nedir, Elektronik ne demek

Elektronik; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Serbest elektronların etkisiyle oluşan olayları inceleyen bilim dalı
  • Elektron temeline dayanan, elektronla ilgili.

"Elektronik" ile ilgili cümleler

  • "İnsanlar Ay'a gitti. Elektronik, teknik aldı yürüdü." - H. Taner

Kimya'daki anlamı:

Elektrik devrelerinde yarı iletkenlerin ve vakum tüplerinin kullanımı esasına dayanan bilim dalı.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Elektrik olaylarını, elektronların devinimlerinden oluşmuş sayarak inceleyen, özellikle bunların işleyime uygulanışıyla uğraşan fizik dalı. (Bu dalın içine özellikle radyo ışıtaçlarının ısıl-iyonsal yayını, ışıkelektrik etkisi, katılardaki iletkenlik, ışınırlık, ve benzeri olaylar girer. Uygulama alanında da radyo, televizyon, telefon, radar, bilgisayarlar, ve benzeri bulunur).

Elektronlarla ilgili, elektronik özellik taşıyan.

İngilizce'de Elektronik ne demek? Elektronik ingilizcesi nedir?:

electronics, electronic

Elektronik hakkında bilgiler

Elektronik, elektrik kullanarak bilgi işleyen, taşıyan veya depolayan elemanları ve sistemleri inceleyen bilim dalıdır. Özellikle serbest elektronların (valans elektron) denetimini konu alır. Atom çekirdeğinin en dış yörüngesindeki elektronun atom çekirdeğine daha zayıf bir kuvvetle bağlı olmasından dolayı valans elektronun enerji seviyesinin arttırılması sonucu atom çekirdeğinden koparılması prensibidir.

 

Elektronik cihazların temel yapı taşlarında silisyum, germanyum, ve galyum elementleri kullanılarak imal edilir. Bu maddeler aralarında mikro veya nano boşluklar bırakılarak elektronların bu elementler arasında kuantum sıçramaları yani elektronların orbital (yörünge) değiştirmesi sağlanarak mantıksal işlemler yaptırılır. Bilgisayarın ve elektronik cihazların temel çalışma prensibi bu ilkeye dayanır. Elektronik devre elemanları bir hastanenin ameliyathanesinden bin kat daha temiz ortamlarda imal edilir. Bunun nedeni gözle görünmeyen bir toz zerreciğinin bile mikroçip içindeki elektron etkileşimine olumsuz etkisidir.

Elektronik, kablo, motor, jeneratör, batarya, anahtar, röle, transformatör, direnç ve pasif elemanlar kullanarak enerji üretimi, dağıtımı, anahtarlaması, saklaması ve dönüşümü ile uğraşan elektrik ve elektromekanik bilim ve teknolojilerinden farklıdır. Bu farklılık 1906 yılı civarında Lee De Forest'in zayıf radyo ve ses sinyallerinin kuvvetlendirilmesine yarayan ve mekanik bileşeni olmayan triyod'u bulması ile başlamıştır. 1950 yılına kadar bu alan radyo teknolojisi olarak anılmıştır. Çünkü temel uygulaması radyo iletimi, alımı ve vakum tüplerinin tasarımı ve teorisiydi.

 

Günümüzde birçok elektronik alet elektron kontrolü için yarı iletken elemanlar kullanmaktadır. Yarı iletken konusu katı hal fiziğinin bir dalıdır. Bu başlık elektronik devre tasarımındaki pratik problemlerin çözümü ile ilgilenen elektronik mühendisliğine odaklanmaktadır.

Elektronik ile ilgili Cümleler

  • Elektronik hakkında bir şey bilmez.
  • Elektronik ticaret hızla yayılmaya başladı.
  • Elektronik haber medya temel bilgi kaynağımızdır.
  • Elektronik terazideki bir arıza nedeniyle yetkililer işyerine para cezası verdi.
  • Ali elektronik alanında ihtisas yaptı.
  • Herkes kısa mesaj atıyor ya da bilgisayardan elektronik posta gönderiyor.
  • İlk tam elektronik bilgisayar geçen yüzyılın ortasına yakın geliştirilmiştir.
  • Bu elektronik sözlüğün işe yarar şeylerinden biri herhangi bir yere kolaylıkla taşınabilmesidir.
  • Son yıllarda elektronik bilgisayarlar giderek önemli olmuştur.
  • Onlar ortamı elektronik müzikle yorumluyor.
  • Elektronik posta adresin nedir?
  • Elektronik bileşenler saf izopropil alkol kullanarak temizlenebilir.
  • Elektronik sözlüğümü kaybettim. Böyle olduğunu gören oldu mu?
  • Kim posta yoluyla mektup gönderir ki? Bu günlerde elektronik postamız var.

Elektronik kısaca anlamı, tanımı:

Elektron : Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.

Etki : Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir.

İnce : Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Hafif, gücü az. Tiz (ses), pes karşıtı. Zayıf. Ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı.

Bilim : Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.

Temel : Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.

Elektronik beyin : Bilgisayar.

Elektronik çalgılar : Elektrikten yararlanarak ses gücü yükseltilen çalgılar.

Elektronik imza : Sadece imza sahibinin tasarrufunda bulunan, özel bir araçla oluşturulan, nitelikli elektronik sertifikaya dayanarak imza sahibinin kimliğinin tespitini ve imzalanmış elektronik veride sonradan herhangi bir değişiklik yapılıp yapılmadığının tespitini sağlayan imza.

Elektronik müzik : Elektronik çalgı ve cihazlarla yaratılan müzik.

Elektronik posta : Bilgisayarlar veya bir ağ içindeki belli gönderim merkezleri arasında elektronik bilgi iletişimi, elmek, e-posta.

Elektronik saat : Elektrik enerjisi ile çalışan saat.

Elektronik sazlar : Elektrikten yararlanarak kullanılan çalgılar.

Elektronikçi : Elektronik işi ile uğraşan kimse.

Olay : Önemli tarihsel olgu, fenomen. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka.

Elektrik : Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü.

Bilgi : Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. Bilim. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.

Depo : Bir malın toptan satıldığı ve çokça bulunduğu yer. Korunmak, saklanmak veya gerektiğinde kullanılmak için bir şeyin konulduğu yer, ardiye. Ordu mallarının saklandığı, bakımlarının yapıldığı yer, debboy.

Eleman : Öge. Kümeye ait varlıklardan her biri. Bir toplulukta çalışan insanların her biri.

Sistem : Dizge. Düzen. Model, tip. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni.

Denetim : Denetleme.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Elektronik alışveriş : Her türlü mal, hizmet ve taşınır değerin elektronik ağ üzerinden alınıp satılması.

Elektronik ayar : Alıcının çeşitli bölümlerinin alıcı denet odasında elektronik yolla düzenlenmesi.

Elektronik bilgi işlem : Önemli bir kesimi elektronik aygıtlarca yürütülen bilgi işlem. Kısaca bilgi işlem deyimi kullanılır.

Elektronik çakar lamba : Fotoğrafı çekilecek nesnelerin aydınlatılması ya da stoboskopi olayıyle ilgili gözlemler için kullanılan ve çok kısa süre (bir anlık) yeğin bir ışık yayımı yapan boşalmalı lamba.

Elektronik çevirgeç : Satır ya da alan ölçününü ya da her ikisini, başka bir ölçüne elektronik yoldan çevirebilen aygıt.

Elektronik denetim : Isıtma ve havalandırma döşemlerinin elektronik aygıtlarla denetilmesi.

Elektronik denetimli : Işıkları toplu olarak tek yerden elektronik güç yoluyla denetleme işlemi.

Elektronik denetleme : Işıkları toplu olarak bir merkezden kablosuz elektronik enerji ile denetleme,

Elektronik film : Elektronik film saptamada kullanılan film. Bu saptama sonunda elde edilen film.

Elektronik film saptama : Televizyon imine uygun değişimlere uğrayan bir elektron demetinin yardımıyla film üzerine görüntü saptama.

Diğer dillerde Elektronik anlamı nedir?

İngilizce'de Elektronik ne demek? : [Elektronik (die) ] n. electronics, science dealing with the movement of electrons through gases or a vacuum or semiconductors; appliances which are activated by electricity

adj. electronic

n. electronics

Fransızca'da Elektronik : électronique

Almanca'da Elektronik : n. Elektronik

adj. elektronisch

Rusça'da Elektronik : n. электроника (F)

adj. электронный