Elektronik film saptayıcı nedir, Elektronik film saptayıcı ne demek

Elektronik film saptayıcı; Sinema alanında kullanılan bir sözcüktür.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Optik ya da mıknatıslı, çeşitli kaynaklardan gelen görüntünün verdiği bilgiyle değişime uğrayan elektron demetinin, havası boşaltılmış bir bölümde, elektronik filmi bombardıman etmesiyle görüntüleri film üzerine aktaran aygıt (örneğin Electronic Video Recording işlemi bu ilkeye dayanır).

Elektronik film saptayıcı tanımı, anlamı

Elektro : Elektrokardiyografi. Elektrikle ilgili

Elektronik film : Elektronik film saptamada kullanılan film. Bu saptama sonunda elde edilen film.

Elek : Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç.

Elektron : Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.

Elektronik : Serbest elektronların etkisiyle oluşan olayları inceleyen bilim dalı. Elektron temeline dayanan, elektronla ilgili.

Film : Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Sinemalarda gösterilen eser.

 

Saptayıcı : Saptayan, sabit kılan, sürekli kılan. Tebeşir, boya, sulu boya, kurşun kalem çizim ve resimlerin bozulmalarını önlemek için bütün kâğıt yüzeyine püskürtücü ile sıkılan sakız ve alkol karışımı resim verniği.

Electronic video recording : ABD'de Dr. Peter Goldmark'ın CBS deneyliklerinde geliştirdiği bir elektronik film saptama işlemi.

Elektron demeti : Aynı enerji kaynağından çıkan ve birbirine yakın yörüngede yayılan elektronlar.

Bombardıman : Topa tutma. Etkili bir biçimde ve sık olarak gündeme getirme, duyurma. Bombalama.

Mıknatıslı : Mıknatısı olan. Mıknatıslanmış olan.

Kaynaklar : Ortaklığın anamalı dışında kalan ve anamal gibi işlem gören varlıklarının (yedek akçe ve yabancı kaynaklar gibi) tümü. İzmir kenti, Buca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Mıknatıs : Demiri ve daha başka bazı metalleri çeken demir oksit. Çekiciliği, albenisi olan kimse. Demiri çekme özelliği taşıyan veya sonradan bu özelliği kazanan her türlü madde.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Örneğin : Söz gelişi.

Değişim : Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.

Aktaran : Tecimsel belgitleri imzalayan, aktarımı yapan kişi.

Diğer dillerde Elektronik film saptayıcı anlamı nedir?

İngilizce'de Elektronik film saptayıcı ne demek ? : electronbeam recorder, ebr