Elem nedir, Elem ne demek

Elem; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Elem" ile ilgili cümle

  • "Bu derdi huy edinenler elem çekmez." - N. F. Kısakürek

Yerel Türkçe anlamı:

O derece, öyle.

Sığırlara verilen yem.

Âlem

Elem kısaca anlamı, tanımı:

Eleman : Kümeye ait varlıklardan her biri. Bir toplulukta çalışan insanların her biri. Öge.

Eleman sayısı : Bir kümedeki varlıkların sayısı.

Eleme : Elemek işi, eliminasyon. Çeyrek sona katılacak sporcu ve takımları ayırmak için düzenlenen seçme yarışı.

Eleme sınavı : Herhangi bir eğitim kurumuna başvuran istekliler arasından belli düzeyde başarı gösterenleri seçmek için düzenlenen sınav.

Elemek : Gözden geçirmek, ayıklamak, iyisini kötüsünden ayırmak. Sınav veya yarışma yoluyla en iyileri seçmek. Elek yardımıyla ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak, elekten geçirmek. İpliği elemgeden geçirip yumak yapmak. Bir yarışmacıyı yarışma dışı bırakmak, elimine etmek.

Element : Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde.

Elemge : Çile durumundaki ipliği yumak yapmak veya masuraya sarmak için kullanılan ve bir eksen üzerinde dönen araç.

Elemli : Üzüntülü, kederli.

Elemsiz : Elemi, üzüntüsü, kederi olmayan.

 

Ara eleman : Meslek liselerinin, meslek yüksekokullarının veya halk eğitim merkezlerinin yetiştirdiği işçi.

Öğretim elemanı : Üniversitelerde eğitim, öğretim faaliyetlerini yürüten kimse, akademisyen.

Ön eleme : Yarışmalara veya sınavlara katılacak esas kişileri belirlemek için yapılmış olan eleme.

Ununu elemek eleğini asmak : "geri kalan ömrü süresince yapacak önemli bir işi kalmamak" anlamında kullanılan bir söz.

Yapı elemanı : Bir yapının bütünü içinde yer alan duvar, çatı, doğrama vb. ögelerden her biri.

Üzüntü : Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği, teessür.

Dert : Ağrı. Hastalık. Sorun, kaygı. Ur. Üzüntü.

Keder : Acı, üzüntü, dert, sıkıntı, ızdırap, tasa.

Acı : Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Keskin, şiddetli. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

Elem etmek : Utanmak.

Elem telem etmek : Boş yere dağıtmak, harcamak.

Elem terem olmak : Darmadağın olmak.

Eleman analizi, elemansal analiz : (kimya)

Elemansal iş : (fizik)

Elemanter geometri : (matematik)

 

Elemanter işlem : Bir vektör uzayının sonlu ve sıralı alt kümelerinde yapılan aşağıdaki işlemlerden biri. 1-Vektörlerden birini sıfırdan farklı bir sayı ile çarpma. 2-Vektörlerden birinin bir sayı ile çarpımını başka bir satıra ekleme.3-İki satırın yerini değiştirme. Bu işlemler mxn biçimindeki bir matrisin satırlarının kümesinde yapıldığında, elemanter satır işlemi adını alır. Matrisin sütunlarının kümesinde yapıldığında elemanter sütun işlemi denir.

Elemanter matris : (…)

Elemanter sayı teorisi : Sayıların özelliklerini basit bir düzeyde inceleyen matematik dalı.

Elemanter yük : Elektron, proton ya da pozitronun taşıdığı yük birimi (e). 1e = 1,6x10¯19C

Elem ile ilgili Cümleler

  • Mutfakta çalışması için yeni elemanlara ihtiyacımız var.
  • Çok yoğunuz ve elemanımız az.
  • Eleman aranıyor.
  • Onların elemanı azdı.
  • Sodyum yer kabuğundaki en bol elementlerden biridir.
  • Biz HTML'nin, temel bir kural olarak, açık ve kapalı etiketlerle işaretlenmiş elementler olduğunu açıkladık.
  • Bugüne kadar Periyodik elementler tablosunda kaç element vardır?
  • Kurşun, sembolü Pb olan kimyasal bir elementtir.

Diğer dillerde Elem anlamı nedir?

İngilizce'de Elem ne demek? : [elem (elementary) ] v. link

n. pain, suffering, dolor, dolour [Brit.]

Almanca'da Elem : n. Harm, Wehmut

Rusça'da Elem : n. горечь (F), печаль (F), горе (N)