Empty türkçesi Empty nedir

  • Boşuna.
  • Dökülmek.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Akıtmak.
  • Önemsiz.
  • Boşalmak.
  • Boş.
  • Abuk sabuk.
  • İçini boşaltmak.
  • Dökmek.
  • İçini çıkarmak.
  • Saçma.
  • Yoksun.
  • Boşaltmak.
  • Aç.
  • İçeriksiz.
  • Anlamsız.
  • Tahliye etmek.

Empty ile ilgili cümleler

English: Ali filled the empty glass with ice.
Turkish: Ali boş bardağı buzla doldurdu.

English: Ali couldn't find an empty parking space.
Turkish: Ali bir boş park yeri bulamadı.

English: Ali and Mary couldn't find an empty picnic table.
Turkish: Ali ve Mary boş bir piknik masası bulamadı.

English: Alcohol affects you more quickly on an empty stomach.
Turkish: Alkol sizi aç karnına daha çabuk etkiler.

English: Ali doesn't like working on an empty stomach.
Turkish: Ali boş bir mide ile çalışmayı sevmez.

Empty ingilizcede ne demek, Empty nerede nasıl kullanılır?

Empty band : Boş bant.

Empty belly : Boş göbek. Boş mide. Boş karın.

Empty cartridge : Askeri eğitimde kullanılan boş kovan veya içinde barut bulunmayan kovan. Boş kovan. Boş mermi.

Empty cells plotted as : Boş hücrelerin çizim şekli.

Empty chair crisis : Boş sandalye krizi.

Empty feeling : Boş duygu. Anlamsızlık hissi. Boş his.

Empty gesture : Boş bakış. Anlamsız mimik. Anlamsız hareket.

Empty cluster : Boş küme.

Empty matrix : Boş matris. Boş dizey.

 

Empty handed : Eli boş.

İngilizce Empty Türkçe anlamı, Empty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Empty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Devoid of meaning : Anlamı olmayan. Önemi olmayan.

Drip : Damlamak. Damla. Damlatmak. Damlama sesi. İtici kimse. Sevimsiz. Renksiz. Damla damla akmak. Sızdırmak.

Close out : Hepsini satmak. İndirim yapmak. Fiyat düşürmek. İndirimli satmak. Elden çıkarmak. Tasfiye etmek. Ucuzlatmak.

Shorn : Kesilmiş. Kesmek. Biçilmiş. Kırpılmış. Mahrum. Kırpık.

Futile : Nafile. Abes. Akim. Beyhude. Yararsız. Sonuçsuz. Faydasız.

Drains : Süzülmek. Suyunu çekmek. Yarayı temizlemek. Akmak. Pansuman yapmak. Kanalizasyon şebekesi. Süzmek. Tüketmek. Kurutmak.

Debarks : Karaya çıkarmak. Karaya ayak basmak. Gemiden inip karaya çıkmak. İnmek. Karaya çıkmak. İndirmek.

Incoherently : Belirgin olmayan bir şekilde. Açık olmayan bir şekilde. Berrak olmayan bir şekilde. Kopuk bir şekilde. Belirli olmayan bir şekilde. Bağlantısız bir şekilde. Düzensiz bir şekilde. Tutarsızca. Karışık bir şekilde.

Applesauce : Elma püresi. Boş laf. Palavra. İpe sapa gelmez. Elma sosu. Saçmalık.

Disburden : Yükünden kurtulmak. Yükünü hafifletmek. Rahatlatmak. Hafifletmek (yükünü vb).

 

Empty synonyms : nonmeaningful, airiest, cleans, backburner, drain off, for nothing, deprived, hungered, hollowest, abstract syntax tree, absurds, baubling, coring, deadpans, asinine, access key, abortively, effuse, discountable, diffusing, exudes, devoid of, no dice, blethering, abort sequence, bleed off, plundered, birches, captious, glassy, pithless, devoid of content, bootless.

Empty zıt anlamlı kelimeler, Empty kelime anlamı

Emptiness : Boşluk.

Full : Tok. Doluluk. Dolu şey. Öz. Çırpmak. Komple. Tam. Yıkayıp çektirmek. Yıkayıp büzmek.

Meaningful : Manidar. Manalı. Anlamlı.

Empty ingilizce tanımı, definition of Empty

Empty kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not holding or having anything within. Said of an inclosure, as a box, room, house, etc. Not filled. Empty shackles. To deprive of the contents. To make vacant. As, "special rates for empties.". As, a river empties into the ocean. As, to empty a vessel. To pour out. To make void or destitute. To empty a well or a cistern. Void of contents or appropriate contents. As, an empty chest, room, purse, or pitcher. To exhaust. An empty box, crate, cask, etc. An empty stomach. To discharge itself. To discharge. Containing nothing. Used in commerce, esp. in transportation of freight.