End türkçesi End nedir

  • Sona erdirmek.
  • Kafa.
  • Uç çekit.
  • Bitmek.
  • Son çekit.
  • Sonuç.
  • Bitirmek.
  • Sonuca ulaşmak.
  • Son kısım.
  • Erek.
  • İzmarit.
  • Akıbet.
  • Uç.
  • Kalkmak.
  • Bitiş çekidi.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Son bulmak.
  • Son vermek.
  • Taraf.
  • Bitim.
  • Son.
  • Sona ermek.
  • Kalıntı.
  • Ölüm.
  • Amaç.

End ile ilgili cümleler

English: "Tom! Do you realise that these sentences are very self-centred: They always either begin with or end with you! Even both!" she reproached Tom.
Turkish: "Tom! Bu cümlelerin çok bencil olduğunun farkında mısın?: Onlar her zaman ya seninle başlıyor ya da seninle bitiyor! Hatta her ikisi!" o, Tom'a serzenişte bulundu.

English: 10 minutes remained until the end of the lesson.
Turkish: Dersin bitimine 10 dakika kaldı.

English: According to the Mayan calendar, the end of the world will come soon.
Turkish: Maya takvimine göre, yakında dünyanın sonu geliyor.

English: "Have you ever thought of killing yourself?" "No, I'm not a person who would end their own life."
Turkish: "Sen hiç kendini öldürmeyi düşündün mü?" "Hayır ben kendi hayatına son verecek bir kişi değilim."

English: About three out of every four marriages end in divorce.
Turkish: Yaklaşık olarak her dört evlilikten üçü boşanmayla sonuçlanmaktadır.

End ingilizcede ne demek, End nerede nasıl kullanılır?

 

End around borrow : Döngüsel ödünç.

End around carry : Uç-yuvarlaklaştırma eldesi. Döngüsel elde.

End around shift : Dönerli kaydırma.

End artery : Diğer atardamarlarla anastomozu bulunmayan atardamar, end arter. End arter. Uç-atardamar. Uç atardamar.

End capture : Yakalamayı sonlandır. Yazıcı noktasını bırak.

End for end : Uçları ters çevrilmiş.

End diastolic volume : Diyastol sonu hacim. Kabin dolma evresinde, her bir karıncıkta bulunan kan miktarı.

End condition : Yanlış veya kuralsız veri girişi şekli olması halinde algoritmayı veya programı sınırlayan kurallar (bilgisayar).

End dumping car : Arkadan döker araba.

End drive letter : Son sürücü harfi.

İngilizce End Türkçe anlamı, End eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak End ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dooming : Zeval. Kader. Lanet. Kaderi kötü olmak. Yazgı. Mahkum etmek. Hüküm vermek.

Expiry : Vade hululü. Hitam. Vade bitimi. Sona erme. Bitiş. Sürenin dolması. Süresi dolma. Vade. Süre sonu.

Accomplish : Yerine getirmek. Üstesinden gelmek. Yapmak. Becermek. Başarıyla sonuçlandırmak. Almak (yol, zaman). Sonunu getirmek. Başarı elde etmek. Başarılı olarak tamamlamak.

Bust : Bozmak. Tartışmak. Bozulmak. Mahvetmek. İflas etmek. Patlatmak. Parçalamak. İflas ettirmek. Becerememek.

 

Pill : Hapa dönüştürmek. Pil. Hap. Doğum kontrol hapı. Gıcık kimse. İlaç. Oral kontraseptif. Sıkıntı. Top (argo sözcük).

Cease to exist : Mevcudiyetine veya yaşamına son verilme. Varlığına son vermek. Artık var olmama. Nesli tüketilme. Söndürülmüş olma.

Bits : Yuva açma aletleri. Gem. Dizgin. Parçalar. Eksik etek. Bit (bilişim veya bilgisayar terimi). Matkap. Lokma. Bit. Kırıntı.

Ends : Bitiş. Uçlar. Para. Bitişi.

Call it off : Bir ilişkiyi bitirmek.

Deceases : Vefat etmek. Hayatını teslim etmek. Cavlağı çekmek. Cartayı çekmek. Ölmek. Ölme. Vefat.

End synonyms : nerve end, bitthead, ideals, butt, death, cast of mind, absolute device, contractor, access control entry, come out, call off, vanish, telomere, come through, break off, function, crucial, blow over, closure, attempt, child, arrest, demise, windfall, call a halt, land of promise, aftermaths, get a hard on, tag end, demised, finish, curtains, pole.

End zıt anlamlı kelimeler, End kelime anlamı

Begin : Adım atmak. Girişmek. Vücut bulmak. Doğmak. Atılmak. Start vermek. Önayak olmak. Çığır açmak. Koyulmak. Başlatmak.

Continue : Devam etmek. Uzatmak. Devam ettirmek. Sürmek. Sürdürmek. İdame etmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Dayanmak. Olagelmek. Ertelemek.

Middle : Ortadaki. Ortanca. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Orta. Aradaki. Göbek adı. Vasat. Orta yer. Orta kısım.

End antonyms : beginning, birth.

End ingilizce tanımı, definition of End

End kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To come to a close. Limit. To come to the ultimate point. To terminate. As, to end a speech. The extreme or last point or part of any material thing considered lengthwise (the extremity of breadth being side). As, the end of a field, line, pole, road. Hence, extremity, in general. Put an end to pain. The concluding part. To finish. To bring to an end or conclusion. Opposed to beginning, when used of anything having a first part. Termination. To close. Winter ends. To terminate. Close. The end of a year, of a discourse. To cease. To be finished. As, a voyage ends. Life ends.